Detaylı Açıklama
Cezai şart, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182. maddeleri arasında düzenlenen ve sözleşmeye aykırılık halinde borçlunun önceden belirlenen bir miktar ödemeyi üstlendiği fer’i (bağımlı) bir borç ilişkisidir. Cezai şartın temel işlevi, borçluyu sözleşmeye uygun davranmaya teşvik etmek ve alacaklının zararını önceden belirleyerek ispat yükünü ortadan kaldırmaktır. Cezai şart sözleşmenin geçerliliğine bağlıdır; asıl borç geçersizse cezai şart da geçersiz olur.
TBK m.179’a göre cezai şart üç türde karşımıza çıkar. Seçimlik cezai şartta alacaklı, borcun ifasını veya cezai şartı talep edebilir; ikisini birden isteyemez. İfaya eklenen cezai şartta alacaklı, hem borcun ifasını hem cezai şartı birlikte talep edebilir. Dönme cezasında ise borçlu, cezai şartı ödeyerek sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Taraflar sözleşmede cezai şartın türünü açıkça belirlemezse TBK m.179/2 gereğince ifaya eklenen cezai şart olduğu kabul edilir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
TBK m.180 uyarınca cezai şart talep edebilmek için alacaklının ayrıca zarar ispatlaması gerekmez; borcun ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmesi yeterlidir. Ancak borçlu, borcun ifa edilmemesinde kusurunun bulunmadığını ispat ederse cezai şarttan kurtulabilir. TBK m.182/1 gereğince taraflar cezai şart miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim, aşırı gördüğü cezai şartı indirebilir (tenkis). Tenkis yetkisi emredici niteliktedir ve sözleşmeyle kaldırılamaz.
Yargıtay içtihatlarına göre cezai şartın indirilmesinde borçlunun ekonomik durumu, borcun kısmen ifa edilip edilmediği, alacaklının uğradığı gerçek zarar ile cezai şart arasındaki orantı ve tarafların ekonomik eşitliği dikkate alınır. İşçi aleyhine konulan cezai şartta TBK m.420 gereğince yalnızca işçinin derhal fesih hakkını kullanması halinde cezai şart istenebilir ve bu şart işverenin yükümlülükleriyle orantılı olmak zorundadır.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Uygulamada cezai şart en çok kira sözleşmelerinde erken tahliye, iş sözleşmelerinde rekabet yasağı ihlali, eser sözleşmelerinde teslim gecikmesi ve ticari sözleşmelerde münhasırlık ihlali hallerinde gündeme gelir. Tüketici sözleşmelerinde yalnızca tüketici aleyhine konulan cezai şart hükmü 6502 sayılı TKHK kapsamında haksız şart olarak değerlendirilip geçersiz sayılabilir. Cezai şart miktarının fahiş olması halinde mahkemelerin tenkis yetkisini kullanması çok sık rastlanan bir durumdur; bu nedenle sözleşme hazırlanırken cezai şart tutarının makul ve orantılı belirlenmesi tavsiye edilir. Cezai şart, muaccel olduğu tarihten itibaren on yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir.