Detaylı Açıklama
Adli yardım, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının somutlaşmış biçimidir. Mali durumu yeterli olmayan kişilerin mahkemeye erişim hakkından yoksun kalmaması için getirilmiş bir kurumdur. HMK m.334’e göre kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen ya da tamamen ödeme gücünden yoksun kişiler adli yardımdan yararlanabilir.
Adli yardım kararı, yargılama giderlerinden geçici muafiyet sağlar. Bu muafiyet; harçları, teminatları, bilirkişi ücretlerini, tanık giderlerini, vekalet ücretini ve diğer yargılama masraflarını kapsar. Adli yardım kararıyla birlikte baronun avukat görevlendirmesi talep edilebilir. Görevlendirilen avukatın ücreti, baro tarafından Avukatlık Kanunu m.176-181 çerçevesinde karşılanır.
Adli yardım, hem hukuk davalarında hem de icra takiplerinde talep edilebilir. Tüzel kişilerden kamuya yararlı dernek ve vakıflar da adli yardımdan faydalanabilir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
HMK m.336’ya göre adli yardım talebi, asıl davaya bakan veya bakacak olan mahkemeden istenir. Talep, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye yoksulluk belgesi (muhtarlıktan veya sosyal yardımlaşma vakfından alınan belge) eklenir. Mahkeme, duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebilir. Adli yardım talebinin reddine karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
HMK m.337 uyarınca adli yardımdan yararlanan tarafın mali durumunun düzelmesi halinde adli yardım kararı kaldırılır. Dava sonunda adli yardımla muaf tutulan giderler, haksız çıkan karşı taraftan tahsil edilir. Karşı taraftan tahsil edilemezse, adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumunun iyileşip iyileşmediği yeniden değerlendirilir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Boşanma davalarında ekonomik bağımsızlığı olmayan eşlerin adli yardım talebi, iş davalarında işten çıkarılan ve gelir kaynağı kalmayan işçilerin başvurusu ve kamulaştırma davalarında köylü vatandaşların hukuki temsil ihtiyacı en yaygın örneklerdir. Ceza davalarında sanığa zorunlu müdafi atanması ayrı bir kurum olup CMK m.150 kapsamında değerlendirilir; bu durumda mali durum şartı aranmaz. Uygulamada adli yardım talebinin reddi halinde süresinde istinaf başvurusu yapılmaması hak kaybına yol açar. Baro tarafından görevlendirilen avukatın istifa etmesi durumunda baro yeni bir avukat atar.