İçeriğe Atla

İflas

Borçlarını ödeyemeyen tacirin, mahkeme kararıyla tüm malvarlığının alacaklılar arasında tasfiye edilmesini öngören hukuki süreçtir. İflas kararı, borçlunun ticari faaliyetini sona erdirir ve malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırır.

Detaylı Açıklama

İflas, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 154 ila 254. maddeleri arasında düzenlenen ve yalnızca tacirler hakkında uygulanan bir cebri icra yoludur. Adi icrada belirli bir alacak için borçlunun mallarına el konulurken, iflasta borçlunun tüm malvarlığı tasfiyeye tabi tutulur ve tüm alacaklıların alacakları bu malvarlığından karşılanır. İflas, külli bir icra yoludur; yani tek bir alacaklı değil, tüm alacaklılar sürece dahil olur.

İflas üç yolla gerçekleşebilir: takipli iflas (İİK m.155-166), doğrudan iflas (İİK m.177-181) ve iflasın ertelenmesi/konkordato sonrası iflas. Takipli iflasta alacaklı önce iflas ödeme emri gönderir; borçlu yedi gün içinde ödeme yapmazsa veya itiraz etmezse alacaklı, ticaret mahkemesinden iflas kararı talep eder. Doğrudan iflasta ise borçlunun yerleşim yerinin belli olmaması, taahhütlerinden kaçması veya ödemelerini tatil etmesi gibi hallerde ödeme emri aşaması atlanarak doğrudan iflas istenebilir.

Borçlu da kendi iflasını isteyebilir; borca batık olduğunu bildiren tacir mahkemeden iflasına karar verilmesini talep edebilir.

Hukuki Dayanak ve Uygulama

İflas kararı asliye ticaret mahkemesi tarafından verilir. Karar kesinleşmeden uygulanmaya başlar. İflas kararıyla birlikte borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi iflas idaresine geçer. İflas idaresi, üç kişiden oluşur ve alacaklılar toplantısında seçilir. Geçici olarak iflas müdürü görev yapar.

İflas masasına giren mallar tespit edilerek deftere kaydedilir. Alacaklılara ilan yoluyla çağrı yapılarak alacaklarını bildirmeleri istenir. Bildirilen alacaklar, sıra cetveline konulur. İİK m.206’da alacakların sırası düzenlenmiştir: birinci sırada işçi alacakları ve nafaka alacakları, ikinci sırada devlet alacakları, üçüncü sırada ise diğer alacaklar yer alır. Mallar paraya çevrilerek alacaklılara payları oranında dağıtılır.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Ekonomik kriz dönemlerinde ticaret şirketlerinin toplu iflas başvuruları en yaygın durumdur. İflas eden şirketin ortaklarının kişisel sorumluluğu, şirket türüne göre farklılık gösterir: anonim şirket ortakları sermaye paylarıyla sınırlı sorumluyken, kolektif şirket ortakları tüm malvarlıklarıyla sorumludur. İflasta üçüncü kişilere devredilmiş malların iflas masasına geri alınması (iptal davaları) uygulamada sıkça karşılaşılır. İflas tasfiyesinin uzun sürmesi, alacaklıların alacaklarını tam olarak tahsil edememesi ve iflas sürecinde işçi haklarının korunması önemli sorunlardandır. İflasın kapanmasından sonra borçlu itibarını geri kazanabilir ve yeniden ticari faaliyete başlayabilir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp