Detaylı Açıklama
Kasko sigortası, araç sahibinin kendi aracında meydana gelen hasarları, aracın çalınmasını ve çeşitli doğal afet risklerini teminat altına alan ihtiyari bir sigorta türüdür. Zorunlu trafik sigortasından farklı olarak kasko sigortası yasal bir zorunluluk değildir; ancak özellikle yeni ve değerli araçlar için yaygın biçimde tercih edilmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1421. maddesi ve devamında düzenlenen mal sigortası hükümlerine tabidir.
Kasko sigortası genellikle üç ana teminat grubunu kapsar. Birincisi çarpma, çarpılma, devrilme, düşme gibi kazalardan kaynaklanan hasarlardır. İkincisi yangın, infilak, sel, deprem, dolu gibi doğal afet ve olağanüstü hallerden doğan zararlardır. Üçüncüsü ise aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan zarardır. Poliçeye ek teminatlar dahil edilerek ferdi kaza, hukuki koruma ve ikame araç gibi kapsamlar genişletilebilir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
TTK m.1421 uyarınca sigortacı, sigortalının malındaki zararı tazmin eder. Kasko sigortasında tazminat hesaplamasında aracın rizikonun gerçekleştiği andaki rayiç değeri esas alınır. Sigorta bedeli rayiç değerin üzerinde belirlense dahi sigortacı gerçek zarardan fazlasını ödemez; bu husus sigorta hukukunun temel ilkelerinden olan zenginleşme yasağının yansımasıdır.
Hasar ihbarının poliçede belirtilen süre içinde yapılması zorunludur. Genel uygulama olarak kaza tarihinden itibaren beş iş günü içinde sigorta şirketine bildirim yapılmalıdır. Hasar dosyasının açılmasının ardından sigorta eksperi aracı inceler ve hasar bedelini belirler. Sigortalı, eksperin belirlediği bedeli düşük bulması halinde sigorta tahkim komisyonuna veya mahkemeye başvurabilir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Kasko sigortasında en sık yaşanan uyuşmazlık, sigorta şirketinin hasar bedelini düşük tespit etmesi veya hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürmesidir. Özellikle muafiyet uygulamaları, teminat dışı haller ve hasar oranının aracın değerine oranla yüksek olduğu durumlarda pert-total işlemi tartışma konusu olmaktadır.
Alkollü araç kullanımı sırasında meydana gelen hasarlarda sigorta şirketleri ödeme yapmayı reddedebilir. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre alkolün kazaya etkisinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir; salt alkollü olma hali tek başına teminat dışı bırakma sebebi oluşturmaz. Ehliyetsiz araç kullanımı, aracın ruhsatta belirtilen kullanım amacı dışında kullanılması ve kasıtlı hasar oluşturma ise kesin teminat dışı hallerdendir. Sigortalının prim borcunu vadesinde ödememesi halinde teminat askıya alınır ve bu dönemde meydana gelen hasarlar karşılanmaz.