Detaylı Açıklama
Saklı pay, Türk Medeni Kanunu’nun 505 ila 508. maddeleri arasında düzenlenen ve belirli yasal mirasçıların miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlararası tasarruflarına karşı korunan asgari miras payını ifade eder. Bu müessese, miras bırakanın malvarlığını serbestçe tasarruf hakkını sınırlandırarak yakın aile bireylerinin miras hakkını güvence altına almayı amaçlar.
Saklı pay sahibi mirasçılar kanunda sınırlı sayıda belirlenmiştir. TMK m.506 uyarınca altsoy (çocuklar, torunlar) için saklı pay oranı yasal miras payının yarısı, ana ve babanın her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana-baba zümresi ile birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçüdür. Kardeşler saklı pay sahibi mirasçı değildir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
TMK m.505 uyarınca miras bırakan, tasarruf özgürlüğünü ancak saklı paylar dışında kalan kısımda kullanabilir. Saklı payı ihlal eden ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname, miras sözleşmesi) kendiliğinden geçersiz olmayıp, saklı pay sahibi mirasçıların tenkis davası açmasını gerektirmektedir.
TMK m.507 ve m.508’de saklı paydan yoksun bırakma (ıskat) halleri düzenlenmiştir. Miras bırakan, mirasçının kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi halinde saklı paydan yoksun bırakabilir. Ancak ıskat sebebinin vasiyetnamede açıkça belirtilmesi ve ispat yükünün ıskatı ileri sürene ait olması kanuni şarttır.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Saklı pay ihlalleri uygulamada çoğunlukla miras bırakanın sağlığında gerçekleştirdiği muvazaalı satışlarla gündeme gelir. Miras bırakan, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını üçüncü kişilere veya diğer mirasçılara tapuda satış göstererek devredebilir. Bu durumda saklı payı ihlal edilen mirasçılar, muris muvazaası davası veya tenkis davası açarak haklarını arayabilir.
Bir diğer yaygın durum, miras bırakanın vasiyetnameyle malvarlığının tamamını veya büyük bölümünü belirli bir mirasçıya ya da üçüncü kişiye bırakmasıdır. Bu halde diğer saklı pay sahibi mirasçılar, vasiyetnamenin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl içinde tenkis davası açmalıdır. Sürelerin hak düşürücü nitelikte olması sebebiyle zamanında dava açılması büyük önem taşır.