Zamanaşımı Nedir?
Zamanaşımı, kanunun öngördüğü belirli bir sürenin geçmesiyle alacak hakkının dava yoluyla talep edilebilirlik niteliğini yitirmesi veya ceza davasının açılmasının engellenmesi sonucunu doğuran hukuki müessesedir. Zamanaşımı, hukuk düzeninde istikrar ve kesinlik sağlamak amacıyla kabul edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 146 ila 161. maddeleri borçlar hukukundaki zamanaşımını, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 66 ila 72. maddeleri ise ceza zamanaşımını düzenler.
Borçlar Hukukunda Zamanaşımı
TBK m.146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Kira bedelleri, faiz alacakları ve ücret alacakları gibi dönemsel edimler ise TBK m.147 gereğince beş yıllık zamanaşımına tabidir. Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, TBK m.72’ye göre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. İş hukukunda kıdem ve ihbar tazminatı alacakları beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Ceza Hukukunda Zamanaşımı
TCK m.66, dava zamanaşımı sürelerini suçun cezasının ağırlığına göre kademeli biçimde düzenler. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Ceza zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. TCK m.72 ise cezanın infaz edilmesine ilişkin ceza zamanaşımını düzenler.
Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi
TBK m.153-154 zamanaşımının durma ve kesilme hallerini düzenler. Borçlunun borcunu ikrar etmesi, alacaklının dava açması veya icra takibi başlatması zamanaşımını keser. Zamanaşımı kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı def’i olarak ileri sürülür; mahkeme zamanaşımını resen gözetemez. Davalı zamanaşımı def’ini cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak bildirmelidir.