İçeriğe Atla

Temerrüt (Borçlu/Alacaklı)

Borçlu temerrüdü, muaccel borcun ihtar yapılmasına rağmen ifa edilmemesi; alacaklı temerrüdü ise alacaklının haklı neden olmaksızın ifayı kabul etmemesi veya hazırlık işlemlerini yerine getirmemesi halidir.

Detaylı Açıklama

Temerrüt, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 117 ila 126. maddeleri arasında düzenlenen ve borcun zamanında veya gereği gibi ifa edilmemesiyle ortaya çıkan hukuki bir durumdur. Borçlu temerrüdü ve alacaklı temerrüdü olmak üzere iki türü vardır. Borçlu temerrüdü uygulamada çok daha yaygındır ve önemli hukuki sonuçlar doğurur.

TBK m.117’ye göre borçlunun temerrüde düşmesi için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: borcun muaccel (ödeme zamanı gelmiş) olması, alacaklının borçluya ihtar çekmesi ve borçlunun ifayı gerçekleştirmemesi. Ancak borcun ifa edileceği gün sözleşmede veya kanunda kesin olarak belirlenmiş ise ihtar şartı aranmaz; vade tarihinin geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer. Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlarda da ihtar gerekmeksizin temerrüt gerçekleşir.

Hukuki Dayanak ve Uygulama

Borçlu temerrüdünün en önemli sonucu temerrüt faizi yükümlülüğüdür. TBK m.120 uyarınca para borçlarında temerrüde düşen borçlu, sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile temerrüt faizi ödemek zorundadır. Yasal temerrüt faizi oranı 3095 sayılı Kanun’a göre belirlenir; ticari işlerde ise avans faiz oranı uygulanır. Faiz oranını aşan zararın varlığı halinde alacaklı, borçlunun kusurunu ispatlayarak munzam zarar talebinde bulunabilir (TBK m.122).

Para borçları dışındaki borçlarda temerrüdün sonuçları TBK m.118-125 arasında düzenlenmiştir. Alacaklı, borcun ifasını ve gecikme tazminatını birlikte talep edebilir; veya borçluya uygun bir süre vererek bu sürede de ifa edilmezse sözleşmeden dönebilir ve müspet ya da menfi zararının tazminini isteyebilir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK m.123 uyarınca alacaklı süre vermeksizin derhal sözleşmeden dönme hakkına da sahiptir, ancak bu hak kesin vadeli işlemlere özgüdür.

Alacaklı temerrüdü ise TBK m.106-108’de düzenlenmiş olup alacaklının haklı neden olmaksızın ifayı kabul etmemesi veya ifanın gerçekleşmesi için gerekli hazırlıkları yapmaması halinde söz konusu olur. Bu durumda borçlunun sorumluluğu hafifler ve borçlu malı tevdi ederek borcundan kurtulabilir.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Uygulamada temerrüt en çok kira ödemelerinin gecikmesinde, kredi taksitlerinin ödenmemesinde, ticari mal teslimatlarının yapılmamasında ve eser sözleşmelerinde teslim süresinin aşılmasında gündeme gelir. Kira hukukunda TBK m.315 özel bir temerrüt düzenlemesi içerir: kiracıya yazılı olarak en az otuz günlük süre verilir ve bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilebilir. İcra takibinde ödeme emrine itiraz edilmemesi halinde borçlunun temerrüdü kesinleşir ve haciz yoluna gidilebilir. Temerrüt faizinin başlangıç tarihi, icra takibinde takip tarihinden, dava yolunda ise dava tarihinden itibaren hesaplanır; ancak daha önce ihtar yapılmışsa ihtar tarihinden itibaren işler.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp