Konu Özeti
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, internette tanıştığı kişilere kimlik ve hesap bilgilerini veren, hesabına gönderilen parayı belirli bir komisyon karşılığında havale eden sanık hakkında kurulan ve temyiz edilmeksizin kesinleşen mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozmuştur. Daire, sanığın aynı nitelikteki eylemleri nedeniyle açılan diğer dosyada beraat kararı verilmiş olduğunu da gözeterek, savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığını belirtmiş; hükmü bozarak CMK m.309/4-d uyarınca hükmedilen cezanın kaldırılmasına karar vermiştir.
Kararın Önemi
Karar iki noktada yol gösterici: komisyon veya menfaat elde etmiş olmak, hesabını kullandıran kişide suç kastını kendiliğinden ispatlamaz; ayrıca temyiz edilmeyip kesinleşmiş bir mahkûmiyet, kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılabilir. Süresi geçtiği düşünülen dosyalarda bu yol gözden kaçırılmamalıdır.
Olay
Olay tarihinde doktora öğrencisi olan kişi, internette bir sohbet programı üzerinden tanıştığı yurt dışındaki kişilerle iletişime geçmiştir. Karşı taraf, bilgisayar programı sattıklarını ancak Türkiye’deki firmalarla yaşanan ödeme sorunları için iyi derecede İngilizce bilen bir aracıya ihtiyaç duyduklarını söyleyerek kendisine iş teklif etmiş, satıştan yüzde beş kâr payı vereceklerini belirtmiştir.
Bunun üzerine kişi kimlik ve hesap bilgilerini paylaşmış; ertesi gün hesabına para yatırıldığı söylenerek bu paranın bildirilen hesaba gönderilmesi istenmiştir. Hesap hareketlerine göre katılanın hesabından 08.09.2005 tarihinde 2.000 lira EFT ile bu kişinin hesabına aktarılmış, para çekilerek yurt dışındaki kişilere havale edilmiştir.
Kişi aşamalarda, olay nedeniyle kendisinin de kandırıldığını savunmuştur.
Yargılama Süreci
| Aşama | Karar |
|---|---|
| İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, 26.01.2010 | Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası; hapis cezası ertelenmiş, 2 yıl denetim süresi |
| Kesinleşme | Hüküm temyiz edilmeksizin 26.04.2010’da kesinleşti |
| Adalet Bakanlığı, 17.09.2024 | CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozma istemi |
| Yargıtay 8. CD, 30.04.2025 | İstem kabul; hüküm bozuldu ve ceza kaldırıldı |
Dosyanın özelliği, aynı olay zincirinin farklı müştekiler yönünden tefrik edilerek ayrı savcılıklarda soruşturulmuş olmasıdır. Diğer müşteki yönünden açılan davada Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi önce mahkûmiyet kararı vermiş; bu karar Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve E. 2016/6021, K. 2016/11619 sayılı kararıyla bozulmuş ve bozmaya uyularak beraat kararı verilerek 01.06.2017’de kesinleşmiştir.
Böylece aynı kişinin aynı nitelikteki eylemleri hakkında biri beraat, diğeri mahkûmiyet olmak üzere çelişkili iki kesinleşmiş hüküm doğmuştur.
Dairenin Değerlendirmesi
Daire, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin bozma kararındaki gerekçeyi esas almıştır. O kararda; kişinin öğrenci olduğu için harçlığını çıkarmak amacıyla teklifi kabul ettiği, karşı tarafın “sana güvenmemiz için bu havaleleri gönder, sonra sözleşmeyi göndereceğiz” demesi üzerine havaleyi gerçekleştirdiği tespit edilmiş ve suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
- Ceza Dairesi, inceleme konusu dosyayı bu çerçevede değerlendirerek, hesabına gönderilen parayı belirli bir komisyon karşılığında havale ettiği anlaşılan kişi hakkında:
savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı
olduğunu belirterek kanun yararına bozma talebini yerinde görmüştür.
Sonuç
Daire oybirliğiyle; istemin kabulüne, İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının CMK m.309/3 uyarınca kanun yararına bozulmasına ve bozma nedeni cezanın kaldırılmasını gerektirdiğinden CMK m.309/4-d uyarınca hükmedilen cezanın kaldırılmasına karar vermiştir (30.04.2025).
Pratik Önemi
- Komisyon almak kastı ispatlamaz. Hesabını kullandıran kişinin para veya menfaat elde etmiş olması, dolandırıcılık ya da bilişim suçu kastıyla hareket ettiğini kendiliğinden göstermez. Kastın ayrıca ve somut delillerle ortaya konulması gerekir. Bu tespit, hesap kullandırma dosyalarındaki en yaygın iddiaya — “para aldıysa biliyordu” — doğrudan cevap verir.
- Aldatılmış olma savunması dosyayla desteklenirse sonuç doğurur. Failin kendisinin de kandırıldığına ilişkin savunması, iletişim kayıtları ve olayın akışıyla uyumluysa beraate götürebilir. Savunmanın yazışmaları, iş teklifine ilişkin kayıtları ve menfaatin niteliğini baştan dosyaya koyması önemlidir.
- Kesinleşmiş hüküm için yol kapanmaz. Temyiz edilmediği için kesinleşmiş bir mahkûmiyet, CMK m.309 uyarınca Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılabilir. Aynı kişinin benzer eylemleri hakkında başka bir dosyada beraat kararı bulunması, bu başvuru için güçlü bir dayanaktır.
- Aynı olayın tefrik edilmesi çelişkili hükümler doğurabilir. Müştekilerin farklı olması ya da hesapların farklı illerde bulunması nedeniyle tefrik edilen dosyalar ayrı seyredebilir. Müdafiin, aynı olay zincirine ilişkin diğer dosyaların sonuçlarını araştırıp dosyaya sunması belirleyici olabilir.
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.