Gözaltı, ceza soruşturması sürecinde şüphelinin belirli bir süreyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasını ifade eden bir koruma tedbiridir. Kişi hürriyetini doğrudan kısıtlayan bu tedbir, Ceza Hukuku uygulamasında en sık karşılaşılan durumlardan biridir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 91. maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenen gözaltı kurumu, Anayasa’nın 19. maddesiyle güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının istisnai bir sınırlandırma biçimidir.
Gözaltına alınan bir kişinin haklarını bilmesi, bu hakları zamanında kullanması ve hukuka aykırı gözaltı işlemlerine karşı başvuru yollarını öğrenmesi hayati önem taşımaktadır.
Gözaltı Nedir ve Yakalama ile Farkı
Gözaltı ve yakalama kavramları uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmakla birlikte, hukuki açıdan birbirinden farklı işlemlerdir.
Yakalama
CMK m.90 uyarınca yakalama, şüphelinin fiziksel olarak denetim altına alınmasıdır. İki türü vardır:
- Hakim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla yakalama: Soruşturma kapsamında Cumhuriyet savcısının yazılı emri veya hakim kararıyla gerçekleştirilen yakalamadır.
- Herkes tarafından yakalama (suçüstü hali): Kişiye suçu işlerken rastlanması halinde herkes tarafından yakalama yapılabilir. Ayrıca tutuklama kararı veya yakalama emri bulunan kişiler de herkes tarafından yakalanabilir.
Yakalanan kişi derhal Cumhuriyet savcısına bildirilir ve savcının emriyle serbest bırakılabilir veya gözaltına alınabilir.
Gözaltı
Gözaltı ise CMK m.91/1’e göre, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcısının kararıyla hürriyetinin kısıtlanmasıdır. Gözaltı kararı yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilir; kolluk kuvvetleri kendiliğinden gözaltı kararı veremez. Gözaltına alma, gözaltı süresinin uzatılması ve gözaltı tedbirinin sona erdirilmesine karar verme yetkisi münhasıran Cumhuriyet savcısına aittir.
Gözaltı Şartları
CMK m.91/2 uyarınca gözaltına alma kararı verilebilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:
- Gözaltının soruşturma yönünden zorunlu olması: Gözaltı, soruşturmanın selameti için zorunlu ise uygulanabilir. Soruşturmanın gözaltı olmaksızın yürütülebileceği hallerde bu tedbire başvurulamaz.
- Kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması: Soyut şüphe yeterli değildir; somut delillere dayanan bir şüphe aranır.
Gözaltının zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesinde, suçun niteliği, delillerin durumu ve şüphelinin kişisel koşulları göz önünde bulundurulur.
Gözaltı Yasağı Bulunan Haller
CMK m.91/1’in ikinci cümlesine göre, üst sınırı iki yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda şüphelinin gözaltına alınması, bu kişinin belirlenmiş olan bir adrese davetiye ile gelmemesi veya bu kişi hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesi koşullarına bağlıdır. Başka bir deyişle, nispeten hafif suçlarda doğrudan gözaltına alma imkanı kısıtlanmıştır.
Gözaltı Süresi (CMK m.91)
Gözaltı süreleri, Anayasa ve CMK ile sıkı biçimde sınırlandırılmıştır.
Bireysel Suçlarda Gözaltı Süresi
CMK m.91/1 uyarınca gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu süreye, yakalama yerinden en yakın hakim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu yol süresi dahil değildir.
Toplu Suçlarda Gözaltı Süresi
CMK m.91/3’e göre toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Buna göre toplu suçlarda gözaltı süresi uzatmalarla birlikte azami dört günü bulabilir.
Gözaltı Süresinin Başlangıcı
Gözaltı süresi, kişinin yakalandığı andan itibaren başlar. Kolluğa teslim edildiği an değil, fiilen özgürlüğünden yoksun bırakıldığı an esas alınır. Bu ayrım, özellikle vatandaşlar tarafından yakalanan kişilerde büyük önem taşır.
Gözaltında Kişinin Hakları
Gözaltına alınan kişi, bir dizi anayasal ve yasal hakka sahiptir. Bu hakların gözaltı işleminin başlangıcında kişiye bildirilmesi zorunludur.
Avukat Talep Etme Hakkı
CMK m.149 ve 150. maddeleri uyarınca gözaltına alınan her kişinin avukat yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. Bu hak, gözaltının her aşamasında geçerlidir ve hiçbir koşulda kısıtlanamaz. Şüpheli, kendi avukatını tayin edebileceği gibi, maddi durumu yetersizse baro tarafından ücretsiz avukat (müdafi) atanmasını talep edebilir.
Avukatın gözaltındaki kişiyle görüşme hakkı engellenemez. CMK m.154 uyarınca şüphelinin avukatıyla her zaman ve her koşulda görüşebilme, bu görüşmenin gizliliğinin sağlanması ve avukatın ifade alma sırasında hazır bulunması hakları güvence altındadır.
Susma Hakkı
Anayasa m.38/5 ve CMK m.147/1-e uyarınca gözaltına alınan kişinin, kendisine yöneltilen suçlamayla ilgili beyanda bulunmama (susma) hakkı mevcuttur. Bu hak, ifade alma öncesinde kişiye hatırlatılmak zorundadır. Susma hakkının kullanılması, şüpheli aleyhine delil olarak değerlendirilemez.
Yakınlarına Haber Verme Hakkı
CMK m.95/1 uyarınca yakalanan veya gözaltına alınan kişinin yakınlarına derhal haber verilir. Bu hak, şüphelinin talebi aranmaksızın, kolluk tarafından re’sen yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür.
Gözaltı Nedenini ve Suçlamayı Öğrenme Hakkı
Anayasa m.19/4 uyarınca gözaltına alınan kişiye, gözaltına alınmasının nedeni ve hakkındaki suçlamalar en kısa sürede yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim, kişinin savunma hakkını etkin biçimde kullanabilmesi için zorunludur.
Sağlık Muayenesi Hakkı
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği uyarınca gözaltına alınan kişi, gözaltı işleminin başında ve sonunda sağlık muayenesinden geçirilir. Bu muayene, kişinin gözaltı sürecinde herhangi bir kötü muameleye maruz kalıp kalmadığının belgelenmesi açısından önemlidir.
Gözaltına İtiraz
CMK m.91/5 uyarınca gözaltına alınan kişi veya müdafii ya da birinci dereceden kan hısımları, gözaltı işlemine karşı sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.
İtiraz Usulü
İtiraz, yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Sulh ceza hakimi, itirazı en geç yirmi dört saat içinde inceleyerek karara bağlar. Gözaltının hukuka aykırı bulunması halinde şüphelinin derhal serbest bırakılmasına karar verilir.
İtirazda İleri Sürülebilecek Nedenler
- Gözaltı şartlarının bulunmadığı
- Gözaltı süresinin aşıldığı
- Gözaltı kararının usule aykırı verildiği
- Haklarının bildirilmediği
- Avukat yardımından yararlandırılmadığı
- Orantılılık ilkesine aykırılık
Gözaltında Yasak Muamele ve Hukuki Yaptırımlar
Anayasa m.17/3 uyarınca kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; insan onuruyla bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamaz. Gözaltı sürecinde işkence, kötü muamele veya insan onurunu zedeleyen herhangi bir uygulamaya maruz kalınması halinde:
- TCK m.94 (İşkence suçu) kapsamında şikayet
- TCK m.256 (Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması) kapsamında şikayet
- Tazminat davası (CMK m.141 vd.)
- AYM bireysel başvuru
- AİHM başvurusu
yollarına başvurulabilir.
Haksız Gözaltı Nedeniyle Tazminat
CMK m.141/1-a uyarınca kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya tutuklanan kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarının tazminini devletten isteyebilir. Haksız gözaltı nedeniyle tazminat davası, karar veya hükmün kesinleştiğinin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde karar veya hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
Sonuç
Gözaltı, ceza soruşturmasında zorunlu hallerde başvurulan ve süresi sıkı biçimde sınırlandırılmış bir koruma tedbiridir. Gözaltına alınan her kişinin avukat hakkı, susma hakkı, yakınlarına haber verme hakkı ve gözaltına itiraz hakkı gibi temel haklara sahip olduğunu bilmesi ve bu hakları etkin biçimde kullanması büyük önem taşımaktadır. Hukuka aykırı gözaltı işlemlerine karşı sulh ceza hakimliğine itiraz, tazminat davası ve bireysel başvuru yolları mevcuttur. Kazdal Hukuk Bürosu olarak, gözaltı sürecinden itibaren müvekkillerimizin haklarının korunması ve hukuka aykırı uygulamalara karşı etkin hukuki mücadele yürütülmesi konusunda deneyimli kadromuzla hizmet vermekteyiz.
Bu Makalede Geçen Hukuki Terimler
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.