İçeriğe Atla

Saklı Pay ve Tenkis Davası 2026: Hesaplama, Süre ve Sabit Tenkis Oranı

Av. Kazım İsmail Kazdal 26 Ağustos 2026 15 dk okuma Miras

Mirasbırakan, malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir mi? Kısmen. Türk Medeni Kanunu belirli mirasçılara, hiçbir bağış veya vasiyetle ortadan kaldırılamayacak bir asgari pay tanır: saklı pay. Bu payı aşan kazandırmalar yapılmışsa, saklı pay sahibi mirasçının elindeki hukuki araç tenkis davasıdır.

Bu rehberde saklı pay oranlarını, tereke hesabının nasıl kurulduğunu, sabit tenkis oranının ne anlama geldiğini ve davanın hak düşürücü sürelerini Yargıtay’ın güncel içtihadı ışığında ele alıyoruz. Konu miras hukuku uygulamasının en teknik başlıklarından biridir; hesap hatası doğrudan hak kaybına yol açar.

⚖️ En sık karıştırılan nokta: Tenkis ile muris muvazaası aynı şey değildir. Muvazaada tapuda gösterilen işlem sahtedir ve sonucu tapu iptalidir. Tenkiste ise kazandırma geçerlidir, sadece saklı payı aştığı ölçüde indirilir. Davayı açabilecek kişiler de farklıdır.

Saklı Pay ve Tenkis Bir Bakışta

⚖️
Dava Türü
Yenilik doğurucu (inşai) · öncesine etkili
👥
Kimler Açabilir
Yalnızca saklı pay sahipleri
📊
Altsoy Saklı Payı
Yasal miras payının 1/2
Süre
1 yıl · her hâlde 10 yıl
🏛️
Görevli Mahkeme
Asliye Hukuk
🧮
Değerleme Tarihi
Mirasın açıldığı tarih (TMK m.564)
📐
Bölünemeyen Mal
Sabit tenkis oranı × rayiç değer

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırıdır. Kanun, belirli yakınlık derecesindeki mirasçılara yasal miras payının bir bölümünü güvence altına alır; mirasbırakan bu bölümü bağış, vasiyet veya benzeri kazandırmalarla ortadan kaldıramaz.

Terekenin saklı paylar dışında kalan, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısmına tasarruf oranı (tasarruf nisabı) denir. Tenkis davasının temelinde tek bir soru vardır: mirasbırakan tasarruf oranını aşmış mıdır?

TMK m.506 — Saklı Pay Oranları

MirasçıSaklı pay
Altsoy (çocuk, torun)Yasal miras payının 1/2’si
Ana ve babadan her biriYasal miras payının 1/4’ü
Sağ kalan eş — altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysaYasal miras payının tamamı
Sağ kalan eş — diğer hâllerdeYasal miras payının 3/4’ü

Dikkat edilmesi gereken bir nokta: kardeşlerin saklı payı 2007 yılında kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra açılan miraslarda kardeşler saklı pay sahibi olmadıkları için tenkis davası açamazlar.

Saklı payın hesabı iki aşamalıdır: önce zümre sistemine göre yasal miras payı bulunur, sonra bu paya yukarıdaki oran uygulanır. Örneğin üç çocuğu bulunan bir mirasbırakanda her çocuğun yasal payı 1/3, saklı payı ise bunun yarısı olan 1/6’dır. Üç çocuğun saklı payları toplamı 1/2 ettiğinden, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği oran terekenin 1/2’sidir.

Tenkis Davası Nedir?

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tenkis davasını şöyle tanımlıyor: mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmaların yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) dava.

Bu tanımın iki pratik sonucu var:

  • Yenilik doğurucu olması, mahkeme kararının yeni bir hukuki durum yarattığı anlamına gelir; dava açılmadan tenkis kendiliğinden gerçekleşmez.
  • Öncesine etkili olması, kararın sonuçlarının geçmişe yürüdüğünü gösterir.

Dairenin belirttiği üzere davanın dinlenebilmesinin öncelikli koşulu, mirasbırakanın bir kazandırma işlemiyle saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümüyle bilinmesine bağlıdır.

Tereke Hesabı: Aktif, Pasif ve Net Tereke

Tenkis hesabının tamamı doğru kurulmuş bir tereke tablosuna dayanır. Yargıtay’ın ortaya koyduğu şema şudur:

İçerik
AktifMirasbırakanın ölüm tarihinde bıraktığı malvarlığı kıymetleri + iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalar
PasifMirasbırakanın borçları · bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık nafakası · terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi ve cenaze masrafları
Net terekeAktif Pasif

Net tereke bulunduktan sonra, mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirme yapılarak parasal miktar tespit edilir (TMK m.564). Saklı paya tecavüz edilip edilmediği bu rakam üzerinden hesaplanır.

Uygulamada en sık yapılan hata, taşınmazların dava tarihindeki veya bugünkü değeri üzerinden hesap yapılmasıdır. Değerleme tarihi mirasın açıldığı, yani mirasbırakanın öldüğü tarihtir.

Tasarruf Oranı Aşıldı, Tenkis Kesin mi?

Hayır — ve bu, davanın en çok gözden kaçan yönü. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi açıkça belirtiyor:

Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.

Yani sayısal aşım tek başına yeterli değildir; kazandırmanın niteliği ve mirasbırakanın kastı ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık mutlak olarak tenkise tabi tasarruflar (ölüme bağlı tasarruflar ile TMK m.565/1, 2 ve 3’te sayılanlar) bakımından bu değerlendirmeye gerek kalmaz.

Tenkis Sırası: Hangi Kazandırma Önce İndirilir?

TMK m.570 bir sıralama öngörür ve bu sıralamaya uyulması zorunludur:

  1. Önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payı tamamlanır — dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın
  2. Sonra sağlararası tasarruflar dikkate alınır

Bu aşamada iki özel kural devreye girer:

  • TMK m.561 — saklı paylı mirasçının sorumluluğu. Davalı da saklı pay sahibi bir mirasçıysa, yalnızca saklı payından fazla olarak aldığıyla sorumlu tutulur.
  • TMK m.563 — mütenasip sorumluluk. Birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa, her biri aldığıyla orantılı biçimde sorumlu olur.

Yargıtay ayrıca şunu vurguluyor: bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerektiği sonucu çıkarsa, davacının onlardaki hakkını dava etmemesi davalıyı etkilemez.

Sabit Tenkis Oranı ve Bölünemeyen Mallar

Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiğinde, tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında bir oran kurulur. Uygulamadaki adıyla sabit tenkis oranı (STO).

Bundan sonra iki yol ayrımı vardır:

Mal bölünebiliyorsa — tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünüp bağımsız bölümler hâlinde taraflar adına tescil edilir.

Mal bölünemiyorsa — TMK m.564’teki tercih hakkı gündeme gelir. Yargıtay burada önemli bir usul kuralı koyuyor: bölünemezlik ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmaz; daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. Bölünemezlik tespit edildikten sonra davalıdan tercihi sorulur ve 11.11.1994 tarihli 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca:

Malın KARAR TARİHİNDEKİ rayiç değeri × Sabit Tenkis Oranı = Ödenecek nakit

Burada dikkat: tereke değerlemesi mirasın açıldığı tarihe, bölünemeyen malın nakde çevrilmesi ise karar tarihindeki rayice göre yapılır. İki farklı tarih, iki farklı amaç.

Yargıtay Uygulamasından İki Karar

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2023/5451 E., 2025/4469 K., 14.10.2025 sayılı kararı, yukarıda aktardığımız hesap şemasının tamamını ortaya koyuyor. Kararda mirasbırakan önce vasiyetname düzenlemiş, sonra vasiyetnameye konu bazı taşınmazları ölünceye kadar bakma akdiyle devretmiştir. Daire, sonraki devirlerin vasiyetnameden dönme iradesi gösterdiğini kabul etmiş; tenkis hesabının hatalı kurulması nedeniyle kararı bu yönden bozmuş ve “denetime elverişli olacak şekilde” yeni bir bilirkişi raporu alınmasını istemiştir.

Bu kararın savunma açısından pratik değeri büyük: tenkis hesabındaki bir hata, esasa girilmeden kararın bozulmasına yol açabilir. Bilirkişi raporunun denetlenmesi bu nedenle davanın en kritik aşamasıdır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/6117 E., 2026/4193 K., 20.05.2026 sayılı kararı ise tenkis ile muvazaa arasındaki sınırı gösteriyor. Kararda, muris muvazaasına dayalı davayı “saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların” açabileceği belirtiliyor. Aynı kararda Daire, mirasbırakanın vasiyetname ile diğer mirasçıya dokuz parça taşınmaz bıraktığı gözetildiğinde, o mirasçı yönünden mal kaçırma iradesinin bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Buradan çıkan ders şudur: mirasbırakan hak dengesini gözeten, tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırma kastından söz edilemez. Bu, muvazaa davalarında en güçlü savunma argümanlarından biridir.

Süre: 1 Yıl ve 10 Yıl

TMK m.571 uyarınca tenkis davası açma hakkı iki süreye bağlıdır:

SüreBaşlangıç
1 yılSaklı pay sahiplerinin haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarih
10 yıl (her hâlde)Vasiyetnamelerde açılma tarihi, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihi

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; zamanaşımı gibi kesilmez veya durmaz, mahkemece re’sen dikkate alınır. Uygulamada en çok tartışılan nokta “öğrenme tarihi”dir; bu nedenle tapu kaydının ne zaman incelendiği, veraset ilamının ne zaman alındığı gibi olguların delillendirilmesi önem taşır.

Tenkis mi, Muris Muvazaası mı?

Muris muvazaasıTenkis
NiteliğiTapudaki işlem görünüştedir, gerçekte bağıştırKazandırma geçerlidir, sadece fazlası indirilir
Kimler açabilirSaklı pay sahibi olsun olmasın tüm mirasçılarYalnızca saklı pay sahipleri
SonuçTapu iptali ve tescilKazandırmanın yasal sınıra indirilmesi
KapsamYalnızca taşınmaz temlikleri (kural olarak)Bağış, vasiyet, ölünceye kadar bakma vb.
SüreSüreye bağlı değil1 yıl / 10 yıl hak düşürücü

Uygulamada dava çoğunlukla terditli açılır: “tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis.” Böylece muvazaa ispatlanamazsa mahkeme ikinci talebi değerlendirir. Mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası rehberimizde muvazaa boyutunu ayrıntılı ele aldık.

Pratik Kontrol Listesi

  • Veraset ilamı alındı mı, mirasçılık sıfatı belgelendi mi?
  • Saklı pay sahibi misiniz? (Kardeşseniz 2007 sonrası saklı payınız yok)
  • Yasal miras payı ve saklı pay oranı doğru hesaplandı mı?
  • Mirasbırakanın tüm kazandırmaları (bağış, vasiyet, ölünceye kadar bakma) tespit edildi mi?
  • Tereke aktif-pasifi kuruldu, net tereke bulundu mu?
  • Değerleme mirasın açıldığı tarihe göre mi yapıldı?
  • Tasarruf oranı aşımı var mı, saklı payı zedeleme kastı değerlendirildi mi?
  • TMK m.570 sıralamasına uyuldu mu (önce ölüme bağlı, sonra sağlararası)?
  • Davalı saklı paylı mirasçıysa m.561 sorumluluk sınırı gözetildi mi?
  • Sabit tenkis oranı hesaplandı, malın bölünebilirliği araştırıldı mı?
  • 1 yıllık / 10 yıllık hak düşürücü süre içinde misiniz?
  • Bilirkişi raporu denetime elverişli mi?

Sık Sorulan Sorular

Vasiyetname ile tüm malvarlığı bir kişiye bırakılabilir mi?

Hayır. Saklı pay sahibi mirasçı varsa, vasiyetname ancak tasarruf oranı sınırında geçerli sonuç doğurur. Saklı payı aşan kısım için tenkis davası açılabilir. Vasiyetnamenin kendisi geçersiz olmaz; yalnızca yasal sınıra indirilir.

Mirasbırakan sağlığında yaptığı bağış için de tenkis istenebilir mi?

Evet. Tenkis yalnızca ölüme bağlı tasarrufları değil, sağlararası kazandırmaları da kapsar. TMK m.565’te tenkise tabi sağlararası kazandırmalar sayılmıştır. Sıralamada önce ölüme bağlı tasarruflar indirilir, saklı pay yine tamamlanmazsa sağlararası kazandırmalara geçilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi tenkise tabi midir?

Olabilir. Sözleşme gerçekten bakım amacıyla yapılmış ve bakım fiilen sağlanmışsa ivazlı (karşılıklı) sayılır. Ancak devredilen malın değeri ile sağlanan bakım arasında ölçüsüzlük varsa veya sözleşme mal kaçırma amacı taşıyorsa muvazaa ya da tenkis gündeme gelir. Yukarıda aktardığımız 2025 tarihli kararda tam da bu değerlendirme yapılmıştır.

Tenkis davası ile birlikte hangi davalar açılabilir?

En yaygın kombinasyon, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle terditli açılan tenkistir. Ayrıca duruma göre denkleştirme (iade) talebi ve ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelebilir.

Dava masrafı ve vekalet ücreti ne kadar olur?

Tenkis davası konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir hak olduğundan nispi harca tabidir; harç, talep edilen değer üzerinden hesaplanır. Bilirkişi ücreti, keşif gideri ve tebligat masrafları ayrıca doğar. Vekalet ücreti Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde nispi olarak belirlenir.

Mirası reddedersem tenkis davası açabilir miyim?

Hayır. Mirası reddeden kişi mirasçılık sıfatını kaybeder; saklı pay sahibi sıfatı da ortadan kalkacağından tenkis davası açamaz. Ret ile tenkis arasındaki tercihin, terekenin borca batık olup olmadığı değerlendirilerek yapılması gerekir — ayrıntılar için mirasın reddi rehberimize bakabilirsiniz.

Sonuç

Tenkis davası, miras hukukunun en çok hesap gerektiren davasıdır. Sonucu belirleyen şey çoğu zaman hukuki argüman değil, doğru kurulmuş bir tereke tablosu ve denetlenmiş bir bilirkişi raporudur. Yargıtay’ın 2025 tarihli kararında görüldüğü gibi, hesaptaki tek bir hata kararın bozulmasına yeterlidir.

Değerleme tarihinin karıştırılması, tenkis sıralamasına uyulmaması ve sabit tenkis oranının yanlış kurulması en sık karşılaşılan hatalardır. Hak düşürücü sürenin kısalığı da dikkate alındığında, sürecin başında doğru kurgulanması belirleyici olur.

Kazdal Hukuk Bürosu olarak miras hukuku alanında saklı pay, tenkis ve muvazaa süreçlerinde müvekkillerimize danışmanlık sunuyoruz.

Paylaş:
Av. Kazım İsmail Kazdal - Kurucu Avukat

Av. Kazım İsmail Kazdal

Kurucu Avukat

İstanbul Barosu Sicil No: 75389

İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp