İçeriğe Atla

Tefecilik

Kazanç elde etmek amacıyla başkasına faiz veya başka bir menfaat karşılığında ödünç para verme suçudur. Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde düzenlenmiştir.

Detaylı Açıklama

Tefecilik, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde “Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Suçun oluşması için failin kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermesi yeterlidir; paranın fiilen geri alınması veya faizin tahsil edilmesi şart değildir. Suçun temel cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 500 günden 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Her iki ceza birlikte verilir; hakim takdire bağlı olarak birini diğerine çeviremez.

İşleniş Yöntemleri

Uygulamada tefecilik suçu farklı yöntemlerle işlenmektedir. En yaygın yöntem, doğrudan yüksek faiz karşılığında nakit para vermektir. Fail genellikle borçludan senet veya çek alarak alacağını güvence altına alır. Senet kırdırma yoluyla tefecilik ise vadesi gelmemiş senetlerin vadesinden önce iskonto yapılarak nakde çevrilmesi şeklinde gerçekleşir. POS tefeciliği, kredi kartından çekim yapılmış gibi gösterilerek komisyon karşılığında nakit para verilmesi yöntemidir. Bu yöntemde hem tefecilik hem de banka kartının kötüye kullanılması suçları gündeme gelebilir.

Örgütlü Tefecilik ve Ceza Artırımı

Tefecilik suçunun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK m.220 kapsamında suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya üye olma suçları da oluşur. Bu durumda verilecek ceza ayrıca artırılır. Nitekim Yargıtay kararlarında, birden fazla kişiye sistematik olarak faizle borç verilmesi halinde örgütlü tefecilik değerlendirmesi yapıldığı görülmektedir. Ayrıca suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümleri (TCK m.43) uygulanarak ceza artırılır.

Meşru Borç İlişkisinden Farkı

Her borç verme işlemi tefecilik suçunu oluşturmaz. Arkadaşlar veya aile bireyleri arasında karşılıksız ya da düşük faizle yapılan borç verme işlemleri suç kapsamında değerlendirilemez. Tefecilik suçunun oluşabilmesi için failin bunu bir kazanç kapısı olarak süreklilik arz edecek şekilde yapması ve karşılığında menfaat elde etme amacı taşıması gerekir. Borçlar Kanunu kapsamındaki yasal faiz oranlarıyla yapılan ticari kredi ilişkileri de tefecilik değildir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp