Detaylı Açıklama
Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere malvarlığı üzerindeki son isteklerini bildirdiği tek taraflı bir hukuki işlemdir. TMK m.531 uyarınca vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir. Vasiyetname her zaman geri alınabilir niteliktedir; miras bırakan sonraki bir vasiyetname ile öncekini tamamen veya kısmen ortadan kaldırabilir.
Türk hukukunda üç tür vasiyetname düzenlenmiştir. Resmi vasiyetname, sulh hakimi, noter veya kanunla yetkili kılınmış diğer bir görevli önünde iki tanığın katılımıyla düzenlenir. El yazılı vasiyetname, miras bırakanın başından sonuna kadar kendi el yazısıyla yazdığı, tarih ve imza koyduğu vasiyetnamedir. Sözlü vasiyetname ise olağanüstü koşullarda (yakın ölüm tehlikesi, ulaşım kesilmesi gibi) başvurulan istisnai bir türdür ve bir ay içinde diğer şekillerde vasiyetname yapma imkânı doğarsa geçerliliğini yitirir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
TMK m.532-534 resmi vasiyetnamenin şeklini düzenler. Miras bırakan, son arzularını resmi memura bildirir; memur vasiyetnameyi yazar ve miras bırakana okuttur. Miras bırakan vasiyetnameyi imzalar, ardından memur tarih koyarak imzalar. İki tanık, miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve miras bırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetname üzerine yazarak imzalar.
TMK m.538 uyarınca el yazılı vasiyetnamenin tamamı miras bırakanın el yazısıyla yazılmış olmalıdır. Daktilo veya bilgisayarla yazılmış vasiyetnameler geçersizdir. Tarih gün, ay ve yıl olarak gösterilmeli ve imza atılmalıdır. El yazılı vasiyetnamenin saklanmak üzere notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılması mümkün olup tavsiye edilir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Vasiyetname uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan durum, vasiyetnamenin geçerlilik şartlarına uygun düzenlenmemiş olmasıdır. El yazılı vasiyetnamelerde tarihin bulunmaması, imza eksikliği veya metnin kısmen bilgisayarla yazılmış olması iptal sebebidir. Vasiyetnamenin iptali davası TMK m.557 kapsamında ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekle aykırılık veya hukuka ve ahlaka aykırılık nedenlerine dayanılarak açılabilir.
Saklı pay ihlali içeren vasiyetnameler kendiliğinden geçersiz değildir; ancak saklı pay sahibi mirasçılar tenkis davası açarak haklarını koruyabilir. Uygulamada miras bırakanın vasiyetname düzenlerken saklı pay oranlarını gözetmemesi sık görülen bir durum olup bu husus aile içi hukuki uyuşmazlıkların başlıca kaynakları arasındadır.