İçeriğe Atla

Zorunlu Trafik Sigortası

Motorlu araç işletenlerinin, aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilecek zararları karşılamak üzere yaptırmak zorunda oldukları zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır.

Detaylı Açıklama

Zorunlu trafik sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca motorlu araç işletenlerin yaptırmak zorunda olduğu bir mali sorumluluk sigortasıdır. Bu sigorta, aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilerin uğradığı bedensel ve maddi zararları poliçe limitleri dahilinde karşılamayı amaçlar. Sigortanın muhatabı araç sahibi veya işleten olup, zarar gören üçüncü kişi doğrudan sigorta şirketine başvurarak tazminat talep edebilir.

Zorunlu trafik sigortası yaptırılmadan aracın trafiğe çıkarılması yasal olarak mümkün değildir. Sigortasız araç kullanmak idari para cezasını gerektirdiği gibi kaza halinde tüm zararlardan araç işleteninin şahsen sorumlu olması sonucunu doğurur. Sigorta poliçesi genellikle bir yıllık süre için düzenlenir ve süre sonunda yenilenmesi gerekir. Poliçe limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen tarifeye göre belirlenir.

Hukuki Dayanak ve Uygulama

KTK m.91 uyarınca işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre doğacak mali sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. KTK m.97 gereğince zarar görenler, dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorundadır. Sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamak zorundadır.

Sigorta şirketi tazminat talebini tamamen veya kısmen reddederse ya da süresinde cevap vermezse zarar gören dava açma hakkını kazanır. Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Zarar gören ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak uyuşmazlığın çözümünü talep edebilir. Tahkim yolu özellikle daha hızlı sonuç alınması bakımından tercih edilmektedir.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Trafik kazası sonrası en sık karşılaşılan sorun, sigorta şirketlerinin hasar bedelini düşük hesaplaması veya ödemeyi geciktirmesidir. Zarar gören, sigorta şirketinin teklif ettiği bedeli kabul etmek zorunda olmayıp mahkeme veya tahkim yoluna başvurabilir. Bilirkişi incelemesiyle gerçek zarar miktarı tespit edilir.

Bedensel zararlarda geçici veya kalıcı iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatı poliçe limitleri dahilinde sigorta şirketinden talep edilebilir. Poliçe limitini aşan zararlar için doğrudan araç işleteni ve sürücüye başvurulması gerekir. Alkollü araç kullanma halinde sigorta şirketi tazminatı zarar görene öder ancak ödediği bedeli kusurlu sürücüye rücu eder. Sigortasız araçların neden olduğu zararlarda ise Güvence Hesabı devreye girerek zarar görenin mağduriyetini giderir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp