İş kazası, sigortalının işyerinde veya işin yürütülmesi sırasında uğradığı, ani ve beklenmedik bir olay sonucunda bedensel ya da ruhsal zarara uğraması, sakat kalması ya da hayatını kaybetmesi durumudur. Bu tür olaylar genellikle çalışanın işyerinde bulunduğu sırada meydana gelir ve dışsal bir etkenle aniden ortaya çıkar. İş Hukuku alanında en sık karşılaşılan ve en ağır sonuçları doğuran konuların başında iş kazaları gelmektedir.
Örneğin; bir işçinin makineye elini kaptırması, inşaatta çalışırken yüksekten düşmesi ya da kimyasal maddelere maruz kalması gibi durumlar iş kazası kapsamına girer. Bu olayların “ani, dışsal ve sigortalıya zarar verici” nitelikte olması gerekir.
Bir olayın hukuken iş kazası sayılabilmesi için şu unsurlar gereklidir:
- Kazaya uğrayan kişinin sigortalı olması
- Kazanın ani, dışsal ve beklenmedik bir olay olması
- Bu olay sonucunda bedensel ya da ruhsal bir zarar meydana gelmesi
- Olay ile zarar arasında doğrudan nedensellik bağı bulunması
Sigortalı Olmayan İşçi İş Kazası Hükümlerinden Faydalanabilir mi?
Evet faydalanabilir. İş kazası hükümleri yalnızca sigorta primi ödenen çalışanlara değil, fiilen sigortalı sayılan ancak prim bildirimi yapılmamış işçilere de uygulanır. Yani, SGK’ya bildirilmemiş olsa bile bir kişi hizmet akdi ile çalışıyorsa, iş kazası hükümleri onun için de geçerlidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2009/1927 Esas, 2010/955 Karar sayılı kararında sigortalılığın oluşması için ilk koşulun taraflar arasında hizmet akdinin varlığı olduğu belirtilmiştir. Karara göre sigortalılık için yazılı sözleşme şart değildir; çalışmaya başlamakla sigortalılık kendiliğinden oluşur.
İş Kazası Hükümleri Kimleri Kapsar?
İş kazası hükümleri, kamu ve özel sektördeki işyerlerinin büyük bölümünü, işverenleri, işveren vekillerini ve çalışanları kapsar. Stajyerler ve çıraklar da bu kapsamdadır. Bununla birlikte, ev hizmetlerinde 10 günden az çalışanlar, geçici tarım ve orman işçileri gibi bazı gruplar, belirli şartlar dışında bu kapsamda değerlendirilmemektedir.
Hangi Durumlar İş Kazası Sayılır?
İşyerinde Gerçekleşen Kazalar
İşyeri sınırları içinde, çalışma saatleri içinde yaşanan tüm kazalar iş kazasıdır. Örneğin, bir fabrika işçisinin üretim bandında yaralanması bu kapsama girer. Yine işyeri içerisindeki ofis, koridor, bahçe gibi alanlarda olan kazalar da buna dahildir.
İşverenin Yürüttüğü İş Sırasında Meydana Gelen Kazalar
5510 sayılı Kanun’un 13/1-b maddesine göre, işverenin verdiği görev doğrultusunda yürütülen işler sırasında yaşanan kazalar iş kazası sayılır. Bu kazalar işyeri dışında da olabilir. Örneğin, bir teknisyen işverenin yönlendirmesiyle arızalı bir klimayı tamir etmek için gittiği okulda yüksekten düşerse, bu durum iş kazasıdır.
Geçici Görevlendirme Sırasında Yaşanan Kazalar
Sigortalı, asıl görevi dışında geçici olarak başka bir işle görevlendirilmişse ve bu sırada kaza geçirirse, olay iş kazası sayılır. Örneğin, muhasebeci bir çalışan fuara katılmak üzere başka bir şehre gönderildiğinde otelde kalp krizi geçirirse, bu durum da iş kazası kapsamında değerlendirilir.
Görevle İşyeri Dışında Bulunulan Sürede Meydana Gelen Kazalar
Sigortalı, işverenin talimatıyla işyeri dışına gönderildiğinde, görevli olduğu yerde geçirdiği kazalar da iş kazası sayılır. Örneğin, farklı bir şantiyeye gönderilen işçi oraya giderken geçirdiği trafik kazasında yaralanırsa bu iş kazasıdır.
Boş Zamanlarda Meydana Gelen Kazalar
Sigortalı görevli olduğu yerlerde boş zamanlarını olağan bir şekilde geçirirken kaza geçirirse, bu da iş kazasıdır. Örneğin, başka şehirdeki bir iş toplantısı sonrası dinlenmek için otel yakınında yürüyüşe çıkan bir işçinin düşerek ayağını kırması iş kazasıdır.
İşyerinin Eklentilerinde Yaşanan Kazalar
Yemekhane, tuvalet, yatakhane, servis araçları gibi işyerinin eklentisi sayılan yerlerde meydana gelen kazalar da iş kazasıdır. Örneğin, işyeri bahçesinde dinlenme sırasında kayarak düşmek buna örnektir.
Görev Sırasında Sağlık Sorunu Yaşanması
İşyeri içinde ya da işverenin görevlendirdiği başka bir yerde çalışırken yaşanan sağlık problemleri de iş kazası kabul edilebilir. Örneğin, mesai sırasında tansiyonu yükselen bir çalışanın fenalaşıp hastaneye kaldırılması bu kapsamdadır.
İş Kazası Geçiren İşçi İlk Olarak Ne Yapmalıdır?
İş kazası geçiren işçinin yapması gereken ilk şey, derhal sağlık desteği almaktır. Hayati tehlike söz konusuysa, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı ya da acil yardım çağrılmalıdır.
Kazanın ardından, işçi olayı mümkün olan en kısa sürede işverene bildirmelidir. Bu bildirim, tercihen yazılı olarak yapılmalı ve kayıt altına alınmalıdır. Bildirim ne kadar erken yapılırsa, hem yasal süreçler hem de tıbbi destek açısından o kadar sağlıklı ilerler.
İşverenin SGK’ya bildirim yapma yükümlülüğü bulunmakla birlikte, işçi de iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumu’na bireysel olarak bildirebilir. Bu durum, özellikle işverenin kazayı bildirmediği hallerde işçinin hak kaybı yaşamaması açısından önemlidir.
İşverenin İş Kazası Durumunda Sorumluluğu Nedir?
İş kazası meydana geldiğinde, işverenin hukuki, idari ve bazı durumlarda cezai sorumluluğu doğabilir. İşçinin bedensel ya da ruhsal zarar görmesi veya hayatını kaybetmesi durumunda, işveren gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamışsa tazminatla sorumlu tutulur.
Her ne kadar işveren tüm güvenlik tedbirlerini almış olsa bile, “tehlike sorumluluğu” adı verilen hukuki ilke gereği, bazı durumlarda kusuru olmasa da sorumlu olabilir. Bu çerçevede, zarar gören işçi ya da yakınları işverenden maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, hukuka aykırı biçimde ya da kusurlu bir şekilde bir başkasına zarar veren kişinin bu zararı giderme yükümlülüğü mevcuttur.
İşverenin Cezai Sorumluluğu
İş kazasının işverenin ihmali ya da kusurlu davranışı sonucu gerçekleşmesi halinde, işverenin cezai sorumluluğu da doğabilir. Türk Ceza Kanunu’na göre, gerekli özeni göstermeyen ve kazaya sebep olan işveren, taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet verme suçundan yargılanabilir.
Cezai sorumluluğun doğabilmesi için:
- Gerçek bir iş kazasının meydana gelmiş olması
- İşverenin bu kazada doğrudan ya da dolaylı kusurunun bulunması
- Kazayla işverenin ihmali arasında doğrudan bir nedensellik bağının olması gerekir
İş Kazasından Sonra Tazminat Almak İçin Nereye Başvurulmalı?
İş kazası sonucu tazminat talep edebilmek için, iş mahkemesine hitaben hazırlanmış maddi ve manevi tazminat talepli bir dava dilekçesiyle başvuru yapılmalıdır.
İş kazasından doğan maddi tazminat davaları, İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında iş mahkemelerinin görev alanına girer. Bu davalarda yetkili mahkeme:
- Davalının yerleşim yeri
- İşin yapıldığı yer
- Kazanın meydana geldiği yer
- Zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi olabilir
İş kazası sigortasından doğan haklardan yararlanabilmek için herhangi bir prim günü sınırı bulunmamakta olup, iş kazası sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
- Geçici İş Göremezlik Ödeneği
- Sürekli İş Göremezlik Geliri
- Ölüm Geliri
- Evlenme Ödeneği
- Cenaze Ödeneği
SGK destekten yoksun kalma tazminatını ödemez. Bu talep işverence karşılanır.
İş Kazası Nedeniyle Ne Tür Tazminatlar Talep Edilebilir?
Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, geçici veya sürekli iş göremezlik zararları gibi kalemleri içerir. İş kazası ölümle sonuçlanmışsa, cenaze giderleri, ölüm gerçekleşmeden önceki tedavi masrafları ve destekten yoksun kalma tazminatı da talep edilir.
Manevi Tazminat: İş kazasının yol açtığı acılar, korkular ve ruhsal sıkıntılar nedeniyle işçi, manevi tazminat talep edebilir. Bu hak, yalnızca sürekli iş göremez durumda olanlara değil, kaza nedeniyle manevi zarar yaşayan tüm işçilere tanınır.
Sürekli İş Göremezlik Tazminatı: İş kazası sonucu kişi iş gücünü kısmen veya tamamen kaybetmişse söz konusu olur. Yargıtay, kazanç kaybı olmasa dahi, efor kaybı nedeniyle tazminata hükmedilebileceğini kabul etmektedir.
Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Sürekli iş göremezlik tazminatı, iş kazası sonucu işçinin kalıcı bir sakatlık yaşaması durumunda, çalışma gücü ve kazanç kaybını karşılamaya yönelik maddi tazminattır. Bu tazminatın hesaplanmasında temel kriter, işçinin maluliyet (sakatlık) oranıdır.
Maluliyet oranı esas alınarak, işçinin kaza olmasaydı elde edeceği gelir ile kaza sonrası elde edebileceği gelir arasındaki fark hesaplanır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir, Kimler Talep Edebilir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümüyle birlikte onun maddi desteğinden mahrum kalan yakınlarının talep edebileceği bir tazminat türüdür. Bu tazminatı yalnızca kan bağı olan kişiler değil, gerçekten ölünün desteğinden yararlanmakta olan ya da yararlanması beklenen kişiler isteyebilir.
İş Kazasında Kusur Oranı Tazminatı Etkiler mi?
Evet, iş kazasında kusur oranı tazminatı doğrudan etkiler. İş kazası sonucunda açılan maddi ve manevi tazminat davalarında mahkeme, hem işverenin hem de işçinin kazadaki kusur durumunu dikkate alır. Bunun tespiti için de bilirkişi deliline başvurur.
İşverenin Tüm Önlemleri Aldığı Bir Durumda Yine de Tazminat Alınabilir mı?
Evet, alabilir. İşverenin tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış olması, her durumda tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bazı durumlarda, işverenin kusuru olmasa bile, “kusursuz sorumluluk” ilkesi gereği sorumlu tutulması mümkündür.
İşverenin kendisini sorumluluktan kurtarabilmesi için, kazanın olağan dışı, öngörülemez ve kaçınılmaz bir sebeple meydana geldiğini ispatlaması gerekir.
İş Kazası Tazminatı Ne Kadardır?
İş kazasında alınacak tazminatın sabit bir tutarı yoktur. Tazminat miktarı şu faktörlere göre belirlenir:
- İşçinin yaşı, mesleği, kazanç durumu
- Maluliyet (sakatlık) oranı
- Kusur oranları
- Ölüm halinde destek süresi
İş kazası ya da meslek hastalığı sonucu çalışamayan sigortalıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenir:
- Ayakta tedavilerde: Günlük kazancın 2/3’ü
- Yatarak tedavilerde: Günlük kazancın 1/2’si
Sonuç
İş kazası geçiren her çalışan, yasal hakları konusunda bilgi sahibi olmalı ve süreçleri zamanında başlatmalıdır. Hem SGK’ya başvuru hem de işverene karşı tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır. İş kazası süreçleri hukuki ve teknik açıdan karmaşık olduğundan, konusunda uzman bir avukat desteği almanız önerilir. Kazdal Hukuk Bürosu olarak iş kazası davalarında müvekkillerimize profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
Bu Makalede Geçen Hukuki Terimler
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.
Av. Melike Demiryürek
Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 98979
2002 yılında İstanbul'da doğmuştur. Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2024 yılında mezun olmuştur. HMGS sınavını başarıyla geçerek avukatlık ruhsatını almıştır. Staj sürecini Kazdal Hukuk Bürosu'nda tamamlamış, kurumsal ve butik hukuk bürolarında deneyim kazanmıştır. Türkçe ana dili yanında İngilizce bilmektedir.