Konu Özeti
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, estetik amaçlı tıbbi müdahalenin **eser sözleşmesi** niteliğinde olduğunu, tıbbi zorunluluk nedeniyle yapılan tedaviye ilişkin vekâlet sözleşmesinden farklı olarak **yüklenici hekimin sonucu garanti ettiğini** vurgulamış; taahhüt edilen sonuç gerçekleşmediğinden eserin ayıplı sayılacağını belirterek, hekim lehine kurulan ret hükmünü bozmuştur.
Kararın Önemi
Karar, estetik operasyonlarda hasta ile hekim arasındaki ilişkinin vekâlet değil **eser sözleşmesi** olduğunu ve hekimin hangi yöntemi kullanırsa kullansın **eseri ayıpsız ortaya çıkarmakla yükümlü** olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır. Bilirkişi raporunun yalnızca tıbbi kusura odaklanıp eser sözleşmesi boyutunu (taahhüt edilen sonucu) değerlendirmemesi tek başına bozma sebebi sayılmıştır.
Olayın Özeti
Davacı, 2011 yılında geçirdiği bisiklet kazası sonrası yüzünün sol tarafında oluşan iz (skar) için 2019 yılı sonunda özel bir hastanenin estetik ve plastik cerrahına başvurmuştur. Hekim, skar revizyonu ile izin “çok ince, belirli belirsiz” kalacağını ve 3-6 ay içinde iyileşme sürecinin tamamlanacağını belirtmiştir. 29.01.2020’de yapılan ilk ameliyattan 6 ay sonra iz, ten renginden kıpkırmızı ve daha geniş bir ize dönüşmüş; 9 aylık bekleme sonrası yapılan ikinci ameliyat da sonucu değiştirmemiştir. Yüzündeki iz nedeniyle %5 engel oranına sahip olduğunu ileri süren davacı, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi (Samsun 2. Tüketici Mahkemesi), bilirkişi raporuna dayanarak kesi hatlarının yüzün doğal langer çizgilerine dik olduğu, izin tamamen yok olmasının tıbben mümkün olmadığı ve hekimin uyarı yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Samsun BAM 5. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Değerlendirmesi
1. Estetik Müdahale = Eser Sözleşmesi
Daire, HMK m.33 uyarınca hukuki nitelendirmenin hâkimin görevi olduğunu hatırlatarak; davacı ile davalı arasındaki estetik müdahaleyi kapsayan ilişkinin, tıbbi zorunluluk sebebiyle gerçekleştirilen tedaviye ilişkin vekâlet sözleşmesinden farklı olarak eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
2. Sonuç Garantisi
Kararın en kritik tespiti şudur: Eser sözleşmesinde belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlandığından, yüklenici hekim “hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte” olup “eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.” Meydana getirilen eserin iş sahibinin (hastanın) beklentisini karşılamaması hâlinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur ve eser ayıplı sayılır.
3. Komplikasyonda Dahi Yükümlülük
Daire, komplikasyon hâlinde dahi aydınlatma yükümlülüğünün ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu vurgulamıştır.
4. Avrupa Biyotıp Sözleşmesi ve Tıbbi Standart
İç hukukun parçası olan Avrupa Biyotıp Sözleşmesi’nin 4. maddesi uyarınca sağlık alanındaki her müdahalenin mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun yapılması gerekir; 5. maddesi aydınlatılmış rıza zorunluluğunu düzenler. Sözleşmenin eser niteliğindeki estetik müdahalelerde de uygulanması zorunludur.
5. Bozma Gerekçesi
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yalnızca “hekim hatası bulunmadığı” sonucuna odaklanmış, tıbbi müdahalenin eser sözleşmesi niteliği ve taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme içermemiştir. Davalı hekimin taahhüt ettiği sonucu tam ve gereği gibi yerine getiremediği, estetik müdahalenin davacı yararına sonuç vermediği ve eserin ayıplı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü gerekirken reddi hatalı bulunarak karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Hukuki Sonuçlar ve Pratik Çıkarımlar
-
Estetik operasyonlarda “komplikasyon” savunması tek başına yeterli değildir. Tıbbi kusur bulunmasa bile, hekim taahhüt ettiği estetik sonucu sağlayamamışsa eser ayıplı sayılır ve TBK m.475’teki haklar (bedelden indirim, ücretsiz onarım, tazminat) gündeme gelir.
-
Bilirkişi raporu eser sözleşmesi boyutunu değerlendirmelidir. Yalnızca tıbbi standart denetimi yapan rapor hükme esas alınamaz; “taahhüt edilen sonuç gerçekleşti mi?” sorusu ayrıca yanıtlanmalıdır.
-
Hekimin tanıtımda ve görüşmede kurduğu cümleler taahhüt doğurur. “İz belli belirsiz kalacak” gibi ifadeler, sonuç taahhüdünün kapsamını belirler. Bu yönüyle karar, sağlık tanıtımındaki abartılı söylemlerin hukuki riskini de gösterir.
-
Tüketici mahkemesi görevlidir. Estetik amaçlı işlemlerde hasta tüketici sayılır; dava tüketici mahkemesinde görülür.
Pratik Tavsiyeler
Hasta İçin
- Hekimin vaat ettiği sonucu (görüşme notları, mesajlaşmalar, tanıtım içerikleri) belgeleyin; bu deliller taahhüdün kapsamını ispatlar.
- Ameliyat öncesi ve sonrası fotoğrafları tarihli şekilde saklayın.
- Sonuç beklentiyi karşılamadıysa onarım, bedel indirimi ve tazminat haklarınız için süreleri kaçırmadan hukuki destek alın.
Hekim ve Klinik İçin
- Estetik işlemlerde sonuç garantisi verdiğinizi unutmayın; gerçekçi olmayan vaatlerden kaçının.
- Aydınlatılmış onamı işleme özgü ve ayrıntılı düzenleyin; matbu form yetersiz kalabilir.
- Komplikasyon yönetimini belgeleyin; kontrol randevularını ve önerileri yazılı kayda bağlayın.
İlgili Mevzuat
- TBK m.470: “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”
- TBK m.475: Eserin ayıplı olması hâlinde iş sahibinin seçimlik hakları (sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım) ve genel hükümlere göre tazminat hakkı.
- TBK m.56: Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde manevi tazminat.
- Avrupa Biyotıp Sözleşmesi m.4-5: Mesleki standartlara uygunluk ve aydınlatılmış rıza zorunluluğu.
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.