Detaylı Açıklama
İdari para cezası, devletin cezalandırma yetkisinin idare eliyle kullanılan biçimidir. Adli para cezasından temel farkları: Mahkeme değil idari makam uygular; ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemez, 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilir; adli sicile kaydedilmez. Buna karşılık idari para cezaları da Anayasa m.38’deki suç ve cezalara ilişkin güvencelerden (kanunilik, geriye yürümezlik, ölçülülük) yararlanır.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
Genel çerçeve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadır; özel kanunlar (KVKK m.18, 6502 sayılı Kanun m.77, 3359 sayılı Kanun ek m.11 vb.) alana özgü cezaları düzenler. Sağlık tanıtımı alanında 2025 Yönetmeliği’nin 12. maddesi; sağlık tesisleri ve sağlık turizmi aracı kuruluşlarına uygulanacak yaptırımları 3359 sayılı Kanun ek m.11/5’e ve Yönetmelik ekindeki İdari Yaptırım Formu’na bağlamıştır.
Başvuru yolları ikiye ayrılır: Kabahatler Kanunu kapsamındaki cezalarda kural olarak 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (m.27); idari işlemle birlikte tesis edilen veya özel kanunun idari yargıyı işaret ettiği cezalarda ise İYUK m.7 uyarınca 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. Hangi yolun geçerli olduğu, cezanın dayandığı kanuna göre belirlenir; yanlış mercie başvuru hak kaybına yol açabilir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Cezanın tebliğinden itibaren sürelerin kaçırılması en yaygın hak kaybıdır. Peşin ödeme indirimi (çoğu cezada 1/4) başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Aynı fiil nedeniyle birden fazla kurumun (ör. Sağlık Bakanlığı + KVKK + Reklam Kurulu) ayrı cezalar uygulaması mümkündür; her cezaya karşı başvuru ayrı ayrı yapılmalıdır.