Okulların açılmasıyla birlikte aile mahkemelerinin ve adli destek müdürlüklerinin en yoğun dönemi başlıyor: yaz boyunca fiilen esnetilen kişisel ilişki günleri, ders programıyla çakışmaya başlıyor ve “çocuğumu göremiyorum”, “çocuğu zamanında geri getirmiyor” şikâyetleri artıyor.
Bu noktada çoğu kişinin bilmediği bir şey var: çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararları artık icra dairesinde uygulanmıyor. 2021’de yapılan köklü değişiklikten sonra süreç tamamen farklı bir kuruma, farklı bir usule ve farklı yaptırımlara bağlandı. İnternetteki pek çok içerik hâlâ “icra müdürlüğüne başvurun” diyor; bu bilgi yanlıştır ve zaman kaybettirir.
Kısaca: Çocuk teslimi ve kişisel ilişki ilamları, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir (5395 sayılı Kanun m.41/A). Başvuru çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüne yapılır. Yükümlü çocuğu getirmezse müdürlük teslim emri gönderir; emre uyulmazsa disiplin hapsi gündeme gelir. Kişisel ilişkide emir bir kez tebliğ edilir, sonraki dönemler için yeniden emir çıkarılmaz. Şikâyet süresi bir ay, müdürlük işlemine itiraz süresi bir haftadır.
Ne Değişti: İcra Dairesinden Müdürlüğe
Sistem, 24 Kasım 2021 kabul tarihli 7343 sayılı Kanun ile değişti (RG: 30 Kasım 2021, Sayı 31675). Kanun, İcra ve İflas Kanunu’ndaki çocuk teslimi hükümlerini yürürlükten kaldırarak konuyu 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na taşıdı ve şu hükmü getirdi:
Değişikliğin amacı, çocuğun icra memuru ve haciz ortamından uzaklaştırılmasıdır. Yeni sistemde teslim işlemleri; psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, uzman bulunmayan yerlerde ise öğretmenler eliyle yürütülür (m.41/A/5).
| Konu | Eski sistem (İİK) | Yürürlükteki sistem (5395) |
|---|---|---|
| Yetkili birim | İcra dairesi | Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü |
| İşlemi yapan | İcra memuru | Uzman (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) veya öğretmen |
| Yer | İcra dairesi / adres | Müdürlükçe belirlenen teslim mekânı |
| Kişisel ilişkide tekrar | Her dönem yeni işlem | Tek teslim emri sonraki dönemleri de kapsar |
| Yaptırım | Tazyik hapsi / icra ceza usulü (İİK) | Disiplin hapsi (5395 m.41/F) |
Nereye Başvurulur?
Başvuru, çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüne yapılır (m.41/A/4). Kararı hangi mahkemenin verdiği yetkiyi değiştirmez; çocuk başka bir ile taşınmışsa başvurunun yapılacağı yer de değişir.
Müdürlük bulunmayan yerlerde bu görevler, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir (m.41/A/3). Yani küçük yerleşim yerlerinde de sistem işler; başvuru yapılacak birim değişir.
Çocuk Teslimi Süreci Adım Adım (m.41/B)
Süreç, yükümlünün kararı rızasıyla yerine getirmemesi hâlinde işler:
- Hak sahibi müdürlüğe başvurur
- Müdürlük her türlü iletişim vasıtasıyla yükümlüye ulaşır
- Belirlenen gün ve saatte çocuğun getirilmesini derhâl bildirir
- Bildirim veya irtibat kurulamadığı tutanağa bağlanır
- İrtibat kurulamaz, yükümlü getirmeyeceğini beyan eder veya getirmezse
- Müdürlük derhâl teslim emri gönderir
- Emir Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir
Teslim emrinde kanunen bulunması gereken hususlar şunlardır: belirlenen gün ve saatte çocuğu emirde yazılı yere getirme zorunluluğu; haklı bir mazeret varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirim yaparak çocuğun müdürlükçe alınmasını talep etmek gerektiği; aksi hâlde çocuğun uzman veya öğretmen marifetiyle, gerekirse kolluktan yardım alınarak ve zor kullanılarak teslim alınacağı; emre uyulmaması hâlinde disiplin hapsi uygulanacağı ve müdürlük işlemlerine karşı bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyet edilebileceği.
Yükümlü emrin gereğini yerine getirmezse, çocuk nerede bulunursa bulunsun müdürlükçe alınarak hak sahibine teslim edilir; kolluk birimleri zor kullanma dâhil bu talepleri derhâl yerine getirir (m.41/B/5).
İki özel durum daha vardır:
- Çocuğun geri alınması: Teslimden sonra yükümlü haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa, yeni bir hükme, yeniden irtibata veya yeni teslim emrine gerek olmaksızın çocuk yeniden hak sahibine teslim edilir (m.41/B/6).
- Doğrudan uygulama: Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa müdürlük, yükümlüyle irtibata geçmeden ve teslim emri tebliğ etmeden doğrudan teslim işlemini yapabilir (m.41/B/7).
Kişisel İlişkide En Kritik Fark: Emir Bir Kez Tebliğ Edilir
Eski sistemde her kişisel ilişki dönemi için yeniden işlem yapmak gerekiyordu. Yeni düzenlemede kişisel ilişkiye dair teslim emrinde şu husus zorunlu olarak yer alır:
Bu, hak sahibi için büyük kolaylıktır: bir kez emir tebliğ edildikten sonra her hafta sonu veya her tatil dönemi için yeni başvuru yapılması gerekmez. Yükümlü açısından ise sürekli bir yükümlülük doğar; “bu haftaki teslim için bana bildirim yapılmadı” savunması geçerli değildir.
Kararda gün ve saat belirtilmemişse, bunları müdürlük belirler (m.41/C/3-a).
Teslim Nerede ve Kimin Eliyle Yapılır?
İşlemler, müdürlükçe belirlenen teslim mekânlarında gerçekleştirilir. Bu mekânlar, müdürlüğün talebi üzerine valilikler ve belediyeler tarafından belirlenir; yoksa oluşturulur, araç tahsis edilir ve sürücü görevlendirilir. Kamu kurumları ve belediyeler, mekânların güvenliği ve hizmetin sunumu için müdürlüğe destek vermekle yükümlüdür (m.41/D).
Uygulamada teslimler çoğunlukla adliye bünyesindeki veya belediyelerce tahsis edilen çocuk dostu alanlarda yapılır. Amaç, çocuğun tarafların karşı karşıya geldiği gergin bir ortamda değil, uzman gözetiminde el değiştirmesidir.
Yaptırım: Disiplin Hapsi (m.41/F)
Kanun, üç ayrı ihlal için üç ayrı yaptırım öngörür:
| İhlal | Yaptırım | Şikâyet süresi |
|---|---|---|
| Çocuk teslimine dair emre aykırı hareket veya engelleme | Üç aya kadar disiplin hapsi (fiil suç teşkil etse dahi) | 1 ay |
| Kişisel ilişki kurulmasına dair emre aykırı hareket veya engelleme | Üç günden on güne kadar disiplin hapsi | 1 ay |
| Kendisine çocuk teslim edilen hak sahibinin süre bitiminde çocuğu getirmemesi | Üç aya kadar disiplin hapsi | 1 ay |
Usul kuralları da nettir:
- Görevli mahkeme: İşlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi.
- Duruşma: Şikâyet olunana dilekçeyle birlikte duruşma günü bildirilir; gelmezse yokluğunda karar verilir. Gelirse CMK m.147’deki hakları hatırlatılarak savunması alınır.
- İnfaz: Karar kesinleştikten sonra Cumhuriyet başsavcılığınca infaz edilir; kesinleşmeden itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez.
- Düşme: Şikâyetten vazgeçilirse ya da (birinci ve üçüncü fıkra bakımından) çocuk velayet hakkı sahibine teslim edilirse dava ve bütün sonuçlarıyla ceza düşer.
Müdürlüğün İşlemine İtiraz: Bir Hafta
Müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir (m.41/E/1). Mahkeme, yapılan işlemlerin yerine getirilmesini durdurabilir.
Bu yol; teslim gün ve saatinin hatalı belirlenmesi, mazeretin dikkate alınmaması veya teslim mekânının çocuğun durumuna uygun olmaması gibi itirazlar için kullanılır.
Teslim Görüntülerinin Paylaşılması (m.41/G)
Teslim anlarının kaydedilip sosyal medyada paylaşılması, son yıllarda sık görülen bir sorun hâline geldi. Kanun bu duruma özel bir koruma getirdi: çocuğun teslim alındığı veya teslim edildiği sırada kayda alınan ses veya görüntülerin internet ortamında yayınlanması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden ilgililer, 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi yoluna başvurabilir.
Bu tür paylaşımların ikinci bir sonucu daha vardır: çocuğu tarafların çatışmasının aracı hâline getiren davranışlar, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi davalarında aleyhe değerlendirilebilir.
Okul Dönemi: Kararı Uygulanamaz Hâle Getiren Çakışmalar
Kişisel ilişki kararlarının çoğu, çocuk küçükken ve okul düzeni yokken kurulur. Çocuk büyüdükçe karar fiilen uygulanamaz hâle gelebilir: hafta içi belirlenen saatler ders veya etüt saatine denk gelir, şehirler arası mesafe gidiş-dönüşü imkânsız kılar, sınav dönemleri çakışır.
Böyle hâllerde doğru yol, tarafların kendi aralarında “esnetmesi” değildir. Fiilî esnetme, ileride “kişisel ilişkiyi engelledi” veya “çocuğu zamanında getirmedi” tartışmalarında ispat sorunu yaratır. Doğru yol, aile mahkemesinden kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini istemektir: gün, saat, süre ve teslim yeri çocuğun güncel koşullarına göre yeniden belirlenir.
Değişiklik talebinde mahkemenin esas aldığı ölçüt, tarafların kolaylığı değil çocuğun üstün yararıdır: çocuğun yaşı, eğitim düzeni, sağlık durumu ve her iki ebeveynle ilişkisini sürdürme ihtiyacı birlikte değerlendirilir. Velayetin kimde olacağına ilişkin ölçütler için velayet davası rehberimize, tarafların anlaşarak yaptığı değişiklikler için anlaşmalı velayet değişikliği yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Beş Hata
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| ”İcra müdürlüğüne başvuracağım” | Başvuru, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne yapılır |
| ”Her hafta yeniden talep açmam gerek” | Kişisel ilişkide tek teslim emri sonraki dönemleri de kapsar |
| ”Nafakayı ödemiyorsa çocuğu göstermem” | Nafaka ile kişisel ilişki birbirinin şartı değildir; teslimi engellemek disiplin hapsi doğurur |
| ”Birkaç ay sonra şikâyet ederim” | Şikâyet süresi bir aydır, kaçırılırsa o ihlal için yaptırım istenemez |
| ”Çocuk gitmek istemiyor, karar uygulanamaz” | Çocuğun beyanı tek başına yükümlülüğü kaldırmaz; karar fiilen uygulanamıyorsa yeniden düzenleme davası açılmalıdır |
Sonuç
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki artık bir icra işlemi değil, uzman gözetiminde yürütülen bir adli destek sürecidir. Sistem doğru kullanıldığında hak sahibi için hızlı, çocuk için daha az örseleyicidir; yanlış kullanıldığında ise bir aylık şikâyet süresi kaçırılır, elde disiplin hapsi imkânı kalmaz ve süreç yeniden başa döner.
Elinizdeki karar uygulanmıyorsa ya da hakkınızda teslim emri tebliğ edildiyse, süreleri kaçırmadan hareket etmek belirleyicidir. Dosyanızı değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kaynaklar
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A – 41/G — mevzuat.gov.tr
- 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun — Kabul: 24/11/2021, RG: 30 Kasım 2021, Sayı 31675
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu (teslim emrinin tebliği)
- 5651 sayılı Kanun (teslim görüntülerinin yayınlanması hâlinde içeriğin çıkarılması / erişimin engellenmesi)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.323 vd. (kişisel ilişki kurulması)
Bu Makalede Geçen Hukuki Terimler
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.