İçeriğe Atla

Bilişim Sistemi Kullanılarak Hırsızlıkta Zorunlu Müdafi Atanmaması ve Savunma Hakkının Kısıtlanması Bozma Sebebidir

Yargıtay Ceza 18 Kasım 2025

Konu Özeti

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, phishing yoluyla işlenen bilişim hırsızlığı davasında: (1) zorunlu müdafi atanması gerektiği halde mazeret bildiren müdafi yokluğunda mütalaaya karşı savunma alınmadan hüküm verilmesini, (2) başka suçtan ceza infaz kurumunda tutuklu sanığın duruşmaya getirilmeyerek hükmün açıklanmasını CMK m.188, 196 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı bularak hükmü BOZMUŞTUR. Karar, bilişim suçlarında savunma hakkının titiz korunmasını ortaya koyan temel içtihat niteliğindedir.

Kararın Önemi

yuksek

Kararın Önemi

Bu karar, bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık (phishing gibi yöntemler) davalarında savunma hakkının titiz korunması ilkesinin uygulanmasını ortaya koymaktadır. Alt sınırı 5 yıldan fazla olan suçlarda zorunlu müdafi atanması ve müdafi yokluğunda esaslı işlem yapılmaması ile tutuklu sanığın duruşmaya getirilmesi kuralları açıklamıştır. DOLUNAY Projesi kapsamında soruşturulacak siber dolandırıcılık davalarının yargılama aşamasında uyulması gereken usul güvencelerinin temel referansıdır.

Olayın Özeti

Phishing yoluyla işlenen ve TCK m.142/2-e kapsamında bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar hakkında gece vakti işlenmesi nedeniyle TCK m.143 ile artırım uygulanarak mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanıkların müdafileri istinaf başvurularında çeşitli temyiz nedenleri öne sürmüştür. Yargıtay 2. Ceza Dairesi inceleme sonucunda iki sanık hakkındaki hükümleri onamış, ancak diğer iki sanık hakkındaki hükümlerde aşağıdaki usulü hukuka aykırılıklar tespit etmiştir:

1. Müdafi Yokluğunda Mütalaaya Karşı Savunma Alınmadan Hüküm Verilmesi

  • Sanık müdafii, 19.11.2020 tarihli hüküm duruşmasından önce mazeret dilekçesi sunmuştur (aynı saatte başka mahkemelerde duruşması olduğu gerekçesiyle)
  • Hüküm celsesinde müdafi mazeret bildirdiği halde yargılamaya devam edilmiş
  • Cumhuriyet Savcısının mütalaasına karşı sanık müdafii savunma yapamamıştır

2. Başka Suçtan Tutuklu Sanığın Duruşmaya Getirilmemesi

  • Sanık, hüküm tarihinde Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu durumdaydı
  • Sanığa duruşmadan vareste tutulmak istemediğine dair beyan alınmamıştır
  • 19.11.2020 tarihli duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmiştir

Mahkemenin Gerekçesi (Birebir Alıntı)

“5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve hüküm duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 19.11.2020 tarihli son oturuma katılmayan sanık müdafinin aynı celsede esaslı bir işlem olan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı hareket edilerek sanığın savunma haklarının kısıtlanması.”

“Sanık … hüküm tarihinde Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunun, UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak istemediği de gözetilmeden hükmün açıklandığı 19.11.2020 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması.”

Sonuç ve Pratik Anlamı

Daire bu iki husus nedeniyle hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA karar vermiştir. Karar, DOLUNAY kapsamında soruşturulacak siber dolandırıcılık ve bilişim hırsızlığı davaları açısından şu kritik ilkeleri ortaya koyar:

1. TCK m.142/2-e için Zorunlu Müdafi Atanması Zorunludur

SuçAlt SınırZorunlu Müdafi
TCK m.142/2-e (bilişim hırsızlığı)5 yılEvet (CMK m.150/3)
TCK m.142/2-e + m.143 (gece artırımı)6 yıl 8 ayEvet
TCK m.158/1-f (bilişim nitelikli dolandırıcılık)4 yılHayır (alt sınır 5 yıldan az)
TCK m.245/1 (banka kartı kötüye kullanma)3 yılHayır

CMK m.150/3: “Alt sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” Bu hüküm gereği bilişim hırsızlığı davalarında sanığın müdafii olmasa dahi baroya bildirim yapılarak atanır.

2. Mazeretli Müdafi Yokluğunda Esaslı İşlem Yapılamaz

Müdafii mazeret bildirdiyse ve mahkeme bunu kabul etmeyip yargılamaya devam ettiyse, Cumhuriyet Savcısının mütalaasına karşı savunma gibi esaslı işlemler yapılamaz. Aksi halde CMK m.188/1 ve m.289/1-e-h aykırılığı vardır.

3. Başka Suçtan Tutuklu Sanık Mutlaka Duruşmaya Getirilmelidir

CMK m.196 uyarınca sanığın duruşmada hazır bulunması esastır. Vareste tutulma talebi açıkça alınmadıkça başka suçtan tutuklu olsa bile sanığın duruşmaya getirilmesi zorunludur.

4. UYAP Kayıtlarının Mahkemece Re’sen Kontrolü

Yargıtay, UYAP kayıtlarının mahkemece kontrol edilebilir olduğu vurgusunu yapmıştır. Sanığın başka dosyalarda tutuklu olup olmadığı UYAP üzerinden tespit edilmesi gereken bir bilgidir.

Savunma Stratejisi İçin Pratik Çıkarımlar

Bilişim hukuku ve ceza hukuku avukatları için bu karar:

  • Zorunlu müdafi atanmadıysa ve sanık savunmadaysa istinaf/temyiz aşamasında kuvvetli bozma sebebidir
  • Mazeret dilekçesi ile esaslı işlemler yapıldıysa savunma kısıtlaması argümanı kullanılabilir
  • UYAP kayıt taraması ile sanığın başka dosyalardaki durumu kontrol edilmelidir
  • Etkin pişmanlık ve uzlaştırma kapsamı dışında olan bilişim hırsızlığında usulü hukuka aykırılıklar stratejik öneme sahiptir

Kaynak: Yargıtay Bedesten Bilgi Sistemi — Doküman 1196296800

Paylaş:
Av. Kazım İsmail Kazdal - Kurucu Avukat

Av. Kazım İsmail Kazdal

Kurucu Avukat

İstanbul Barosu Sicil No: 75389

İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp