Detaylı Açıklama
Bilirkişilik, yargılama sürecinde teknik veya özel bilgi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olan bir kurumdur. HMK m.266’ya göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurur. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
Bilirkişi, UYAP Bilirkişi Bilgi Sistemi’ne kayıtlı uzmanlar arasından seçilir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile bilirkişiliğin nitelikleri, eğitim şartları ve denetim mekanizması kapsamlı şekilde düzenlenmiştir. Bilirkişiler, bölge adliye mahkemeleri bünyesindeki bilirkişilik bölge kurulları tarafından sicile kaydedilir. Tek bilirkişi atanması esastır; ancak konunun niteliğine göre üç kişilik heyet de oluşturulabilir.
Bilirkişi, kendisine verilen süre içinde raporunu hazırlayarak mahkemeye sunar. Taraflar rapora itiraz edebilir ve ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edebilir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
HMK m.267-270 bilirkişi atanma usulünü, m.271-277 bilirkişinin görev ve sorumluluklarını, m.278-284 ise bilirkişi raporunun değerlendirilmesini düzenler. CMK m.62-73 hükümleri ceza yargılamasındaki bilirkişilik için geçerlidir. Bilirkişi, raporunda yalnızca teknik değerlendirme yapar; hukuki nitelendirme yapamaz. Hakimin hukuki değerlendirme yetkisine müdahale eden raporlar geçersiz kabul edilir.
Bilirkişi, görevini yerine getirirken tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine uymak zorundadır. Hakimin reddi sebeplerine paralel olarak bilirkişinin de reddi mümkündür. Kasıtlı veya ağır ihmal sonucu gerçeğe aykırı rapor veren bilirkişi, TCK m.276 uyarınca cezai sorumluluk altındadır.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Kamulaştırma bedel tespit davalarında gayrimenkul değerleme uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti, iş kazası davalarında iş güvenliği uzmanı bilirkişiler, tıbbi malpraktis davalarında Adli Tıp Kurumu, trafik kazası davalarında kusur oranı belirleyen trafik bilirkişileri en sık karşılaşılan uygulamalardır. Bilirkişi raporundaki hesaplama hatası veya eksik inceleme, bozma sebebi oluşturur. Tarafların rapora itiraz süresi, raporun tebliğinden itibaren iki haftadır. Uygulamada bilirkişi ücretleri, davayı açan tarafça peşin olarak yatırılır ve yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yüklenir.