Detaylı Açıklama
Kira mobbingi, ev sahibinin yasal tahliye yollarına başvurmak yerine kiracıyı sistematik baskı yoluyla taşınmazdan çıkarmaya zorlamasıdır. İş hukukundan ödünç alınan “mobbing” kavramı, kira hukukunda da sistematik ve sürekli yıldırma davranışlarını ifade eder. Tek bir olay değil; planlı, tekrar eden ve kasıtlı bir davranış örüntüsü gerekir.
Tipik kira mobbingi yöntemleri: elektrik-su-doğalgaz bağlantısının kestirilmesi, asansör kullanımının yasaklanması, ortak alanlardan engelleme, gece geç saatlerde kapı çalma, sürekli tehdit içeren mesajlar, kapı kilidi değişimi, eşyaların atılması, apartman görevlisi üzerinden baskı, çocukların okul yoluna engel olma gibi davranışlardır. Bu eylemler tek tek küçük görünse de bütünüyle değerlendirildiğinde mobbing oluşturur.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
Türk hukukunda “kira mobbingi” doğrudan tanımlanmış bir kavram değildir; ancak Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde kira ilişkisinin dürüstlük kuralına aykırı (TMK m.2) sürdürülmesi olarak nitelendirilmiştir. Mağdur kiracının başvurabileceği hukuki yollar:
TBK m.49 haksız fiil tazminatı kapsamında maddi-manevi tazminat davası açılabilir. Eylemler TCK m.106 (tehdit), m.116 (konut dokunulmazlığı), m.151 (mala zarar verme) gibi suçları oluşturuyorsa cezai şikayet de mümkündür. Ayrıca kira sözleşmesinin haklı sebeple kiracı tarafından feshi ve tazminat talebi gündeme gelebilir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Pratikte kira mobbingi en sık şu durumlarda görülür: yüksek artışı kabul etmeyen kiracıya baskı, tahliye davası kazanılamamış ev sahibinin “kendi yöntemleriyle” çıkarma girişimleri, kentsel dönüşüm baskısı, daha yüksek bedelle yeni kiracı bulma niyeti. Mağdur kiracı; tüm olayların tarih ve detayını içeren bir günlük tutmalı, WhatsApp/SMS yazışmalarını saklamalı, tanık olabilecek komşuların iletişim bilgilerini almalı ve mümkünse her olay için karakola tutanak tutturmalıdır.