Kovuşturma Nedir?
Kovuşturma, ceza muhakemesinin ikinci ve esas aşaması olup iddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesiyle sona erer. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 175 ila 231. maddeleri arasında kovuşturma aşamasının usul ve esasları ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Soruşturma aşamasının gizliliğine karşın kovuşturma aşamasında yargılama kural olarak aleni yapılır ve duruşmalar halka açıktır.
Kovuşturma Aşamasının Başlaması
CMK m.175 uyarınca mahkeme, iddianameyi on beş gün içinde inceleyerek kabul veya iade kararı verir. İddianamenin kabulüyle kovuşturma aşaması başlar ve duruşma hazırlığı yapılır. Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler, sanığa iddianameyi ve duruşma davetiyesini tebliğ eder. Sanığa savunmasını hazırlaması için yeterli süre tanınır. Mahkeme, tensip zaptıyla yargılamanın çerçevesini belirler ve varsa eksik delillerin toplanmasını emreder.
Duruşma ve Delil Değerlendirmesi
Kovuşturma aşamasının özünü duruşma oluşturur. CMK m.191 gereğince duruşma, sanığın kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasıyla başlar. Ardından sanığın sorgusu yapılır, tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları incelenir ve diğer deliller tartışılır. Delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesi gereğince hâkim, vicdani kanaatiyle karar verir. Savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklar, sanık ve müdafii son savunmalarını yapar.
Kovuşturmanın Sonuçlanması
Mahkeme, delillerin değerlendirilmesinin ardından hüküm kurar. CMK m.223’e göre mahkeme beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya davanın düşmesi kararlarından birini verebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve hükmün ertelenmesi gibi kurumlar da kovuşturma aşamasında uygulanabilir. Verilen karara karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabilir.