Detaylı Açıklama
Riskli yapı kavramı, 2012 yılında yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Türk hukukuna girmiştir. Yapı; depreme veya diğer doğal afetlere karşı dayanıklılığının teknik analizle ölçülmesi sonucunda risk taşıdığı tespit edildiğinde “riskli yapı” olarak ilan edilir. Tespit; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerince veya bakanlık lisanslı kuruluşlarca (CMS analizi yapan firmalar) yapılır.
Riskli yapı kararı yalnızca yapı sahiplerini değil, taşınmazda kiracı olarak bulunan kişileri de doğrudan etkiler. Tebligat alan kiracı, kanun tarafından belirlenen sürelerde tahliye yükümlülüğü altındadır; ancak karşılığında kira yardımı ve gerekirse tahliye tazminatı hakları doğar.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
6306 sayılı Kanun m.4 ve m.5 hükümleri riskli yapının tespit, tebligat ve tahliye süreçlerini düzenler. Riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra:
- 60 günlük tebligat süresi içinde malikler dönüşüm kararı almak zorundadır
- Kiracılara 60 gün içinde tahliye için tebligat yapılır
- Kiracı, kanun kapsamında kira yardımı almaya hak kazanır (Bakanlık tarafından belirlenen tarifeye göre)
- İşyeri kiracıları için kira yardımı, ek iş kaybı tazminatı ile birlikte değerlendirilir
- Tahliye edilmeyen taşınmazlar mülki amir tarafından mühürlenir; elektrik-su kesilir
Yapı sahibi yıkım veya güçlendirme arasında tercih yapabilir; kiracı bu tercihte söz sahibi değildir ancak haklarını yasal süreç içinde kullanmalıdır.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Pratikte en sık karşılaşılan durumlar; kiracının riskli yapı tespitini geç öğrenmesi (mal sahibinin gizlemesi), kira yardımı başvurusunun süresinde yapılmaması, kiracının “tahliye olmadığı için kira ödemeye devam etmesi” durumu ve yeni kira sözleşmesi imzalandıktan sonra riskli yapı tespitinin ortaya çıkması. Kiracılar tebligat alır almaz Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne başvurarak kira yardımı süreci başlatmalıdır.