Tutukluluk Nedir?
Tutukluluk, ceza muhakemesinde koruma tedbirlerinin en ağırı olup şüpheli veya sanığın henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadan özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. CMK m.100 uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin bulunması ve kanunda öngörülen tutuklama nedenlerinden birinin mevcut olması gerekir. Tutukluluk istisnai bir tedbirdir ve ancak daha hafif koruma tedbirlerinin yetersiz kalması halinde uygulanabilir.
Tutuklama Şartları
Tutuklama için iki temel koşulun bir arada bulunması zorunludur: kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni. CMK m.100/2’de tutuklama nedenleri kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi ve tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma riski olarak sayılmıştır. Ayrıca katalog suçlar (TCK’da sayılan ağır suçlar) bakımından tutuklama nedenlerinin varlığı karine olarak kabul edilebilir. Adli para cezası gerektiren ve üst sınırı iki yıldan az hapis cezası öngörülen suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Tutukluluk Süreleri
CMK m.102 uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve zorunlu hallerde altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda bu süre en çok iki yıl olup zorunlu hallerde üç yıla kadar uzatılabilir. Terör suçlarında ise farklı süre sınırları uygulanır. Tutukluluk süresinin dolması halinde şüpheli veya sanık derhal serbest bırakılır.
Tutukluluğa İtiraz ve Tahliye
Şüpheli veya sanık ile müdafii, tutuklama kararına CMK m.104 gereğince her zaman itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren hakimin bulunduğu yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesince veya bir üst mercice incelenir. Ayrıca soruşturma evresinde en geç otuzar günlük, kovuşturma evresinde ise her oturumda veya en geç otuzar günlük sürelerde tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmediği resen değerlendirilir.