Detaylı Açıklama
Yokluk, hukuki işlemin kurucu unsurlarının (essentialia negotii) eksik olması nedeniyle işlemin hukuk âleminde hiç doğmamış sayılmasıdır. Bu kavram, sözleşmesel geçersizliğin değil; aslında hiç var olmama halinin teknik ifadesidir. Yokluk halinde bir “sözleşme” veya “işlem”den söz edilemez; ortada sadece görünüşte bir eylem vardır.
Yokluğun mutlak butlandan farkı kavramsaldır: mutlak butlanda işlemin tüm kurucu unsurları mevcuttur, ancak işlem emredici kurallara aykırı olduğu için kesin hükümsüzdür. Yoklukta ise kurucu unsur baştan eksiktir; işlem hukuken hiç doğmamıştır. Bu fark pratikte de sonuç doğurur: mutlak butlanda iade davası ve tespit kararı gerekirken; yokluk halinde mahkeme yalnızca işlemin “var olmadığını” tespit eder.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
Türk hukukunda yokluk genel bir madde altında düzenlenmemiştir; her hukuki işlem tipinin kendi kurucu unsurları dikkate alınarak değerlendirilir. En tipik düzenleme TMK m.145 hükmüdür; evlenmenin yokluğu sebepleri şunlardır:
- Karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunmaması
- Tarafların aynı cinsten olması
- Evlenmenin yetkili memur önünde yapılmamış olması
Bunların yanı sıra doktrin ve içtihat şu durumları yokluk hali olarak kabul eder:
1. Sözleşme Hukukunda Yokluk:
- Tarafların yokluğunda imzalanan sözleşme (örn. ölü kişi adına imza)
- Karşı tarafa hiç ulaşmamış icap-kabul beyanı
- Konusu hiç belirlenmemiş “sözleşme” (örn. “bir şey satıyorum”)
2. Şirket/Dernek Hukukunda Yokluk:
Anonim şirket genel kurul kararlarında yokluk sebepleri TTK m.447-448 hükümleri ışığında doktrinde tartışılmıştır. Pratikte:
- Toplantı yapılmadan alındığı iddia edilen “kararlar”
- Yetkisiz organca alınan kararlar (örn. yönetim kurulunun genel kurul yerine geçmesi)
- Tutanağa hiç yansımamış “kararlar”
Bu durumlar yokluk olarak değerlendirilir; mutlak butlana dahi gerek kalmaz.
3. İdari İşlemlerde Yokluk:
Yetki gaspı (fonksiyon gaspı) ile alınan idari işlemler — örneğin maliye memuruna ait yetkinin trafik polisi tarafından kullanılması — yokluk hali sayılır.
Yokluğun Mutlak Butlandan Farkları:
| Kriter | Yokluk | Mutlak Butlan |
|---|---|---|
| Kurucu unsur | Eksik | Mevcut |
| İşlem doğmuş mu? | Hayır | Doğmuş, ancak hükümsüz |
| Tespit | Mahkeme “var olmadığını” tespit | Mahkeme “hükümsüz olduğunu” tespit |
| İade davası | Genelde gerekmez | Sebepsiz zenginleşme gerekli |
| Hâkim re’sen | Evet | Evet |
Sık Karşılaşılan Durumlar
Pratikte en sık karşılaşılan yokluk halleri şunlardır: yetkisiz nikâh memuru tarafından kıyılan evlenme, aynı cinsten kişiler arasındaki “evlenme” işlemleri, ölü kişi adına yapılan sözleşme veya sahte vekaletname ile imzalanan işlem, fiziksel olarak hiç toplanmamış genel kurulda “alındığı” iddia edilen kararlar, kongre kararlarının iptali davalarında çağrı dahi yapılmadığı tespit edilen toplantılar, yetki gaspı ile alınan idari işlemler ve karşı tarafa hiç tebliğ edilmemiş icap-kabul beyanları. Yokluk halinde mahkemenin “geçersizlik” değil “var olmama” tespiti yeterlidir; geriye dönük iade davalarına genelde gerek kalmaz çünkü hukuken hiçbir hak veya borç doğmamıştır. Nispi butlanın aksine yokluk re’sen dikkate alınır ve zamanaşımına tabi değildir.