Konu Özeti
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın yapılan iş yeri aramasında CMK m.119/4 uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmamasını, aramanın icrası bakımından hukuka aykırılık olarak değerlendirmiş ve bu arama sırasında ele geçirilen suça konu eşyanın yasak delil niteliğinde olduğuna, CMK m.206/2-a, m.217/2, m.230/1 ve Anayasa m.38/2 uyarınca hükme esas alınamayacağına karar vererek beraat hükmünü onamıştır. Buna karşılık mahalle muhtarının işlem tanığı olarak hazır bulunduğu usulüne uygun aramalarla delil elde edilen diğer iki eylem yönünden, eylemler arasında bir yıldan uzun süre geçmesi ve suç işleme kararının yenilenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek, ayrı ayrı mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve bu yönden kararı bozmuştur.
Kararın Önemi
Karar, yasadışı bahis dosyalarında savunmanın yalnızca kast tartışmasıyla sınırlı olmadığını; arama tutanağındaki tek bir usul eksikliğinin ele geçen delili tümüyle kullanılamaz hâle getirebileceğini göstermektedir. Aynı dosyada bir eylemin yasak delil nedeniyle beraatle, diğerlerinin mahkûmiyetle sonuçlanabileceğini ortaya koyması bakımından da yol göstericidir.
Olay
Sanık, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan, 20.05.2016, 12.07.2017 ve 23.09.2017 tarihli üç ayrı eylem nedeniyle yargılanmıştır.
Her üç eylemde de sanığın iş yerinde arama yapılmış, ancak aramaların koşulları birbirinden farklıdır:
| Eylem tarihi | Arama kararının dayanağı | İşlem tanığı |
|---|---|---|
| 20.05.2016 | Sulh ceza hâkimliği arama kararı (2016/1029 D.İş) | Mahalle muhtarı hazır |
| 12.07.2017 | İhbar üzerine alınan adli arama kararı | Bulundurulmamış |
| 23.09.2017 | Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında alınan karar | Masa üzerinde açık vaziyette bayi kodu ve numaraları yazılı kuponlar ele geçti |
Yargılama Süreci
İlk derece: Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 24.01.2023 tarihli kararıyla sanığın 7258 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
İstinaf: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, 03.10.2024 tarihli kararıyla sanığın istinaf başvurusunu kabul ederek CMK m.223/2-a uyarınca beraatine ve el konulan yazıcıların sanığa iadesine karar vermiştir.
Temyiz: Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı; arama kararlarına istinaden suç delillerinin elde edildiğini, 20.05.2016 tarihli aramaya muhtarın, iş yeri çalışanının ve sanığın iştirak ettiğini, sanığın aramalara itirazı bulunmadığını ileri sürerek beraat kararını temyiz etmiştir.
Dairenin Değerlendirmesi
Daire, eylemleri ayrı ayrı incelemiştir.
1. İşlem tanığı bulundurulmayan arama — beraat onandı
Daire, CMK m.119/4’ün açık ve amir hükmüne dayanmıştır:
Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
12.07.2017 tarihli aramanın işlem tanığı bulundurulmaksızın yapıldığı anlaşıldığından Daire, aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğunu, bu işlem sırasında ele geçirilen suça konu eşyanın hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş yasak delil niteliğinde bulunduğunu ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.
Daire bu sonucu şu hükümlere dayandırmıştır:
- CMK m.217: Hâkim ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabilir
- CMK m.206/2-a: Ortaya konulmak istenen delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur
- CMK m.230/1 ve Anayasa m.38/2
Kararda, Dairenin benimsediği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.04.2025 tarihli ve E. 2024/10-360, K. 2025/151 ile 18.06.2025 tarihli ve E. 2024/7-381, K. 2025/259 sayılı kararlarına atıf yapılmıştır.
Bu eylem yönünden temyiz istemi esastan reddedilerek beraat hükmü onanmıştır.
2. Usulüne uygun aramaya dayanan eylemler — beraat bozuldu
20.05.2016 ve 23.09.2017 tarihli eylemlerde aramaların usulüne uygun yapıldığı, birinde mahalle muhtarının işlem tanığı olarak hazır bulunduğu, diğerinde masa üzerinde açık vaziyette bayi kodu ve numaraları yazılı kuponların ele geçtiği belirlenmiştir.
Daire, iki suç arasında bir yıldan daha uzun süre geçmesi ve sanığın suç işleme kararını yenilemesi karşısında bu eylemler bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkânı bulunmadığını; unsurları oluşan suçlardan ayrı ayrı mahkûmiyet kurulması gerekirken beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Sonuç
Daire, 12.07.2017 tarihli eylem yönünden hükmün onanmasına, 20.05.2016 ve 23.09.2017 tarihli eylemler yönünden ise kararın CMK m.302/2 uyarınca bozulmasına ve dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar vermiştir (24.06.2026).
Pratik Önemi
- Arama tutanağı dosyanın ilk okunacak belgesidir. Savcı hazır olmadan yapılan iş yeri aramasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmaması, ele geçen delili tümüyle kullanılamaz hâle getirir. Sanığın aramaya itiraz etmemiş olması bu aykırılığı gidermez.
- Her eylem kendi deliliyle ayakta durur. Aynı dosyada bir eylem yasak delil nedeniyle beraatle sonuçlanırken, usulüne uygun delille desteklenen diğer eylemler mahkûmiyete gidebilir. Bu nedenle savunma eylem eylem kurgulanmalıdır.
- Zincirleme suç otomatik değildir. Eylemler arasındaki süre ve suç işleme kararının yenilenip yenilenmediği, cezanın tek bir suçtan artırılarak mı yoksa ayrı ayrı mı belirleneceğini doğrudan etkiler. Uzun zaman aralığı sanık lehine değil, aleyhine sonuç doğurabilir.
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.