İçeriğe Atla

Grup Şirketlerinde İşçilik Alacakları: Organik Bağ Tek Başına Müteselsil Sorumluluk Doğurmaz

Yargıtay İş 2 Temmuz 2026

Konu Özeti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, şirketler arasında yalnızca organik bağ bulunmasının işçilik alacaklarından birlikte sorumluluğa gitmek için yeterli olmadığına; aynı gruba ait şirketler arasında organik bağın zaten olağan sayılacağına hükmetmiştir. Farklı tüzel kişiliği bulunan grup şirketlerinde geçen hizmetler kural olarak birleştirilemez; sorumluluğun belirlenmesi için işyeri devri, hizmet sözleşmesi devri, asıl işveren-alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının somut olarak tespiti gerekir. Davacının holding bünyesinde fiilen çalıştığına dair somut delil bulunmadığından, holding yönünden davanın husumetten reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Kararın Önemi

Karar, grup ve holding yapılarında çalışan işçilerin davayı kime yönelteceğini belirleyen ölçütleri netleştirmekte; organik bağın başlangıç noktası olduğunu, sorumluluğun ise dört somut olgudan birinin ispatıyla doğacağını ortaya koymaktadır.

Olay

Davacı, 2010 yılında bir yatırım şirketiyle iş sözleşmesi imzalayarak kurumsal müşteri ilişkileri direktörü olarak çalışmaya başlamış, 2016’dan itibaren yönetici direktör unvanıyla görevine devam etmiştir. 2018 yılından itibaren ayrıca kurumsal iletişim biriminde de aynı unvanla görev yapmıştır.

İş sözleşmesi 2019 yılında işletmesel sebeplerle feshedilmiştir. İşçi; ödenmeyen prim, iki görevi birlikte yürütmesi nedeniyle ek iş ücreti ve fazla çalışma ücreti talebiyle dava açmış; davayı hem iş sözleşmesinin tarafı olan şirkete hem de holding şirketine yöneltmiştir.

Uyuşmazlık

Temyiz aşamasındaki temel uyuşmazlık, holding şirketine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasında toplanmıştır. Davacı, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu ve çalışması boyunca her iki şirkete de hizmet verdiğini ileri sürmüş; davalılar ise salt organik bağın müteselsil sorumluluk için yeterli olmadığını savunmuştur.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Daire, grup şirketlerindeki çalışmalar bakımından şu ilkeleri ortaya koymuştur:

  1. Çalışma hayatında işçinin, sigorta kayıtlarındaki işveren dışında grubun başka şirketlerine de hizmet vermesi ve şirketler arasında sürekli giriş-çıkış yapılması sık karşılaşılan bir durumdur.
  2. Bu hâllerde yalnızca organik bağdan söz edilerek birlikte sorumluluğa gidilemez; aynı gruba ait şirketler arasında organik bağ bulunması olağandır.
  3. Aynı gruba veya holdinge bağlı, farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetler kural olarak birleştirilemez.
  4. Sorumluluğun belirlenmesi için işyeri devri, hizmet sözleşmesi devri, asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığı somut olarak belirlenmelidir.

Somut olayda davacının holding bünyesinde fiilen çalıştığına veya birlikte istihdam bulunduğuna dair somut delil bulunmadığı tespit edilmiş; holding yönünden davanın husumetten reddi gerekirken kabulü hatalı görülerek karar bozulmuştur.

Kararın İkinci Boyutu: Üst Düzey Yönetici ve Fazla Çalışma

İlk derece mahkemesi, davacının üst düzey yönetici konumunda olup kendi mesaisini belirleme yetkisi bulunduğu gerekçesiyle fazla çalışma ücreti talebini reddetmiş; bu değerlendirmeye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Prim alacağı yönünden ise davanın kısmen kabulü isabetli bulunmuştur.

Pratik Sonuçlar

  • Davayı yalnızca “aynı gruba ait” olduğu gerekçesiyle birden fazla şirkete yöneltmek, husumetten ret ve aleyhe vekâlet ücreti riski taşır; bu dosyada davalılar yararına 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
  • Birlikte istihdam iddiası; talimat yazışmaları, iki unvanı taşıyan imza blokları, organizasyon şeması ve imza yetkisi belgeleriyle desteklenmelidir.
  • Grup içi geçişlerde kıdemin korunması, geçişin işyeri devri veya hizmet sözleşmesi devri niteliğinde olmasına bağlıdır.
Paylaş:
Av. Kazım İsmail Kazdal - Kurucu Avukat

Av. Kazım İsmail Kazdal

Kurucu Avukat

İstanbul Barosu Sicil No: 75389

İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp