İçeriğe Atla

İdari Eylem

İdarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik bir irade açıklaması olmaksızın yürüttüğü fiilî faaliyetler ile hareketsiz kalmasıdır; idari işlemden farklı olarak bir karara değil, fiile dayanır.

Detaylı Açıklama

İdari eylem ile idari işlem arasındaki ayrım, izlenecek usulü doğrudan belirler. İdari işlem, idarenin tek yanlı irade açıklamasıyla hukuki sonuç doğurduğu bir karardır ve kural olarak tebliğden itibaren işleyen dava açma süresine tabidir. İdari eylem ise bir karara değil, fiilî bir duruma veya hareketsizliğe dayanır.

İdari eylemlerden doğan zararlarda, doğrudan dava açılmaz; önce ilgili idareye başvurulması zorunludur. Bu nedenle su baskını, altyapı yetersizliği ve bakımsızlık kaynaklı zararlarda ilk adım dava dilekçesi değil, başvuru dilekçesidir.

Hukuki Dayanak ve Uygulama

2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca idari eylemlerden hakları ihlal edilenler, zarar doğuran eylemi öğrendikleri günden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurur. İstemin kısmen veya tamamen reddi halinde ret kararının tebliğinden, otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir.

Görevsiz adli yargı mercilerine açılan tam yargı davalarının görev yönünden reddi halinde idareye başvuru şartı aranmaz.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp