Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verilmesinin ardından süreç ceza hukuku alanına da taşındı. Adalet Bakanı’nın 21 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre soruşturma kapsamında o tarih itibarıyla 88 kişi tutuklanmış, 404 kişi hakkında işlem yapılmış, 42 şüphelinin firari olduğu belirtilmiştir. Kurul da 17 ve 23 Ekim tarihli duyurularıyla çeşitli kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıklamıştır.
Bu tabloda katılma payı sahiplerinin en sık sorduğu soru şu: “Ben bu dosyada neredeyim?”
Cevap, çoğu kişinin beklediğinden daha teknik. Ceza muhakemesinde sıfat kendiliğinden doğmaz; her aşamada ayrıca talep edilir. Bu rehber, yatırımcının soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki konumunu Ceza Muhakemesi Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri üzerinden açıklıyor.
Kısaca: SPK suçlarında soruşturma, Kurul’un yazılı başvurusuna bağlıdır ve bu bir muhakeme şartıdır (SPKn m.115/1). Bireysel şikâyet tek başına bu suçlarda soruşturma başlatmaz; sizi mevcut soruşturmada müşteki konumuna getirir. Müşteki, soruşturmada delil toplanmasını isteyebilir, belge örneği alabilir, vekili aracılığıyla el konulan eşyayı inceletebilir ve takipsizliğe itiraz edebilir (CMK m.234). Kamu davası açılınca ayrıca katılma talebi gerekir (CMK m.237-238); katılan, savcıdan bağımsız kanun yoluna başvurabilir. El konulan değerler, mağdura ait olması ve delil olarak gerekmemesi hâlinde sahibine iade edilir (CMK m.131/2).
Bir Bakışta
| Konu | Dayanak | Özet |
|---|---|---|
| Soruşturmanın başlaması | SPKn m.115/1 | Kurul’un yazılı başvurusu muhakeme şartı |
| Şikâyet mercii | CMK m.158 | Başsavcılık veya kolluk; yazılı ya da sözlü |
| Soruşturmada haklar | CMK m.234/1-a | Delil toplatma, belge örneği, inceletme, itiraz |
| Belge inceleme | CMK m.234 + m.153 | Vekil aracılığıyla, m.153 sınırları içinde |
| Davaya katılma | CMK m.237 | Hüküm verilinceye kadar, kovuşturmanın her aşamasında |
| Katılma usulü | CMK m.238 | Dilekçe veya duruşmada sözlü beyan |
| Kanun yolu | CMK m.242 | Katılan, savcıdan bağımsız başvurabilir |
| Elkoyma kapsamı | CMK m.128 | Hesaplar, hak ve alacaklar, paylar, taşınmazlar |
| İade | CMK m.131/2 | Mağdura ait + delil gereği kalmamışsa iade |
| SPK’nın konumu | SPKn m.115/2 | İddianamenin kabulüyle katılan sıfatı |
Neden Herkesin Şikâyeti Tek Başına Soruşturma Başlatmıyor?
Hızlı Cevap: Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki suçlar bakımından Kurul’un başsavcılığa yazılı başvurusu bir muhakeme şartıdır.
SPKn’nin 115. maddesi “Yazılı başvuru ve özel soruşturma usulleri” başlığını taşır ve birinci fıkrası şu düzenlemeyi içerir: bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır; bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.
Maddenin diğer fıkraları da tabloyu tamamlıyor:
- m.115/2: Başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte bir örneği Kurul’a tebliğ edilir ve Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır.
- m.115/3: Savcı, soruşturmada Kurul meslek personelinden yararlanabilir; ifade alımlarında bu personelin hazır bulunması sağlanabilir.
- m.115/4: Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse Kurul bu karara karşı itiraza yetkilidir.
Bunun pratik anlamı şu: Kurul zaten başvurularını yaptı ve soruşturmalar yürüyor. Bireysel yatırımcının yapması gereken, sıfırdan bir soruşturma başlatmaya çalışmak değil, yürüyen soruşturmada müşteki konumunu kurmak.
Burada bir ayrım daha var. SPKn’de tanımlanan suçlar bakımından bu şart geçerliyken, olayın koşullarına göre gündeme gelebilecek Türk Ceza Kanunu suçları bakımından genel hükümler uygulanır. Hangi suç tipinin söz konusu olduğu, dolayısıyla hangi usulün işleyeceği dosyanın somut verilerine bağlıdır.
→ İlgili: Müşteki · Muhakeme Şartı
Soruşturma Evresi: Müşteki Hakları
Hızlı Cevap: Müşteki sıfatı pasif bir etiket değil; dört somut yetki veriyor.
CMK m.234/1-a, soruşturma evresinde mağdur ile şikâyetçinin haklarını sayar:
- Delillerin toplanmasını isteme. Hangi kayıtların, hangi kurumlardan istenmesi gerektiğini dilekçeyle talep edebilirsiniz.
- Belge örneği isteme. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği istenebilir.
- Vekil aracılığıyla inceletme. CMK m.153’e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve el konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme.
- Takipsizliğe itiraz. Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.
Üçüncü madde, fon dosyalarında özellikle önemli: el konulan malvarlığının kapsamını öğrenmenin yolu buradan geçiyor.
Şikâyet nereye yapılır? CMK m.158 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan ihbar ve şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir. İhbar veya şikâyet yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir.
Kovuşturma Evresi: Katılan Olmak
Hızlı Cevap: Müşteki olmak, davaya katılmış olmak anlamına gelmez. İddianame kabul edildikten sonra ayrıca talep gerekir.
CMK m.237/1: Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.
CMK m.238/1: Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. Savcının, sanığın ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra istemin uygun olup olmadığına karar verilir.
Katılmanın en somut sonucu kanun yolu hakkıdır. CMK m.234’te kovuşturma evresi hakları arasında “davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma” sayılır. CMK m.242 ise katılanın, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabileceğini düzenler.
İki usul ayrıntısı atlanmamalı:
- CMK m.237/2: Kanun yolu muhakemesinde katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.
- CMK m.241: Katılmadan önce verilmiş kararlar katılana tebliğ edilmez; bu kararlara karşı kanun yoluna başvurabilmek için savcı bakımından öngörülen sürenin geçmesiyle katılan da başvuru hakkını kaybeder.
Yani katılma talebini geciktirmek, geçmişe dönük itiraz imkânlarını daraltabilir.
→ İlgili: Katılan · Kovuşturma
El Konulan Malvarlığı ve İade
Hızlı Cevap: El konulan değerlerin mağdura iadesi mümkündür, ancak iki şarta bağlıdır: değerin mağdura ait olması ve delil olarak artık gerekmemesi.
CMK m.128/1, soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe hâlinde el konulabilecek değerleri sayar: taşınmazlar, kara, deniz veya hava ulaşım araçları, banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesap, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacak, kıymetli evrak, ortaklık payları, kiralık kasa mevcutları ve diğer malvarlığı değerleri. Bu değerlerin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde dahi el koyma yapılabilir.
İade tarafında ise CMK m.131 devreye giriyor:
- m.131/1: El konulmuş eşyanın soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde, resen veya istem üzerine geri verilmesine savcı, hâkim veya mahkeme karar verir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.
- m.131/2: m.128 hükümlerine göre el konulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması hâlinde sahibine iade edilir.
Bu mekanizma, kime ait olduğu somut olarak belirlenebilen değerler bakımından işler. Toplu bir fon tasfiyesinde her yatırımcının parasının birebir izlenebilir olması her zaman mümkün olmayabilir; bu nedenle iade yolu, tasfiye sürecinin yerine geçen değil onun yanında değerlendirilen bir imkândır.
Ayrıca CMK m.132, el konulan eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı kayıp tehlikesi varsa hükmün kesinleşmesinden önce elden çıkarılabileceğini düzenler. Bu karar soruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme tarafından verilir ve ilgililere bildirilir.
Gündeme Gelebilecek Suç Tipleri
Hangi suçun oluştuğu, iddianame ve yargılama sonucunda belirlenecek bir konudur. Sermaye Piyasası Kanunu’nda bu tür olaylarla ilişkilendirilebilecek iki düzenleme öne çıkıyor:
SPKn m.107 — Piyasa dolandırıcılığı. Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler için üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülür; adli para cezası elde edilen menfaatten az olamaz.
SPKn m.110 — Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik. Yatırım kuruluşuna, fon kuruluna ve teminat sorumlularına; sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak, kayden ya da fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmek, güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlini oluşturur; bu durumda TCK m.155/2’ye göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz.
Ayrıca SPKn m.114, m.106 ve m.107’deki suçların bir tüzel kişinin yararına işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler.
Önemli: Soruşturma devam ettiği ve yargılama sonuçlanmadığı sürece, hakkında işlem yapılan kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerlidir. Bu rehberde yer alan açıklamalar, belirli kişilere suç isnadı anlamına gelmez.
→ İlgili: Nitelikli Dolandırıcılık · Müsadere
İki Süreci Karıştırmayın
Tasfiye ve ceza soruşturması paralel yürüyen, birbirinin yerine geçmeyen iki süreçtir.
| Tasfiye süreci | Ceza süreci | |
|---|---|---|
| Konusu | Fon malvarlığının nakde çevrilip dağıtılması | Sorumluluğu iddia edilen kişilerin cezai durumu |
| Yürüten | SPK ve görevli bankalar | Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkeme |
| Sizin sıfatınız | Katılma payı sahibi | Müşteki, sonrasında katılan |
| Sonucu | Hak ettiğiniz tutarın ödenmesi | Ceza ve gerekiyorsa güvenlik tedbirleri |
Tasfiyeden ödeme almanız ceza dosyasındaki müşteki sıfatınızı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık aynı zararın iki kez tazmin edilmesi söz konusu olamayacağından, alınan ödemeler talep edilen zarar hesabında dikkate alınır.
Tasfiye sürecinin işleyişi, mutabakat, ara ödeme ve mahsup konuları için fon tasfiyesi rehberimize bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Şikâyet edip beklemek. Müşteki sıfatı tek başına yetmez; delil talebi, belge örneği ve inceleme talepleri fiilen kullanılmalıdır.
- Katılma talebini atlamak. Müşteki olmak davaya katılmış olmak değildir; kamu davası açılınca ayrıca talep gerekir.
- Katılma talebinin reddini kayda geçirmemek. Reddedilen katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmezse incelenmez.
- Geç katılmak. Katılmadan önce verilen kararlar tebliğ edilmez ve bunlara itiraz süresi savcı için işleyen sürenin geçmesiyle düşer.
- Dağınık dilekçe vermek. Yürüyen soruşturmayla ilişkilendirme talebi belirtilmezse dosyalar dağılabilir.
- Zararı belgelemeden şikâyet etmek. Suçtan zarar gördüğünüzün somut biçimde ortaya konması, sıfatın dayanağıdır.
- İki süreci birbirinin alternatifi sanmak. Tasfiye ve ceza süreci paralel yürür.
Temel Değerlendirme
Fon soruşturmasında yatırımcının konumu, “şikâyet ettim, bekliyorum” ile sınırlı kalmayacak kadar teknik. Kanun, soruşturma evresinde dört somut yetki, kovuşturma evresinde ise ayrıca talep edilmesi gereken bir katılan sıfatı öngörüyor; el konulan malvarlığı bakımından ise iade mekanizması belirli şartlara bağlanmış durumda.
Bu sıfatların hangisinin, hangi aşamada ve hangi belgelerle isteneceği her dosyanın özelliklerine göre değişir. Tasfiye sürecindeki bir fonda katılma payı sahibiyseniz ve ceza dosyasındaki konumunuzu değerlendirmek istiyorsanız iletişim sayfamızdan büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili İçerikler
-
Fon Zararının Tazmini 2026: Kime Karşı, Hangi Dayanakla, Hangi Mahkemede? — hukuk davası tarafı: muhatap, dayanak ve arabuluculuk
-
Fon Tasfiyesi 2026: 131 Fonda Yatırımcının Hakları ve Süreç Rehberi — tasfiye, mutabakat, ara ödeme ve mahsup
-
Müşteki · Katılan · Muhakeme Şartı · Elkoyma · Kovuşturma
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128 (taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma), m.131 (elkonulan eşyanın iadesi), m.132 (muhafaza veya elden çıkarma), m.153 (müdafiin dosyayı inceleme yetkisi), m.158 (ihbar ve şikâyet), m.234 (mağdur ile şikâyetçinin hakları), m.237 (kamu davasına katılma), m.238 (katılma usulü), m.239 (katılanın hakları), m.241-242 (katılanın kanun yoluna başvurması) — mevzuat.gov.tr
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.107 (piyasa dolandırıcılığı), m.110 (güveni kötüye kullanma ve sahtecilik), m.114 (tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri), m.115 (yazılı başvuru ve özel soruşturma usulleri) — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.155 (güveni kötüye kullanma) — mevzuat.gov.tr
- Sermaye Piyasası Kurulu duyuruları ve bültenleri — spk.gov.tr
⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hakkında soruşturma yürütülen kişi ve kurumlar bakımından masumiyet karinesi geçerlidir; bu metinde yer alan açıklamalar belirli kişilere suç isnadı anlamına gelmez. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Bu Makalede Geçen Hukuki Terimler
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.