İçeriğe Atla

Fon Tasfiyesi 2026: 131 Fonda Yatırımcının Hakları ve Süreç Rehberi

Av. Kazım İsmail Kazdal 26 Ekim 2026 15 dk okuma Sözleşmeler

Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketi tarafından kurulan 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildi. Kurul’un açıkladığı veriye göre bu fonlardaki bireysel yatırımcı sayısı 455.758 kişi.

Süreç hem idari hem cezai boyutu olan, birbirine karışması kolay iki ayrı hattan ilerliyor. Bu rehber, tasfiyenin nasıl işlediğini ve katılma payı sahibinin hukuki konumunu kanun metni ile Kurul duyuruları üzerinden açıklıyor.

Kısaca: Fonun malvarlığı, kurucu şirketin malvarlığından ayrıdır (SPKn m.53). Haczedilemez, ihtiyati tedbir konulamaz, iflas masasına dâhil edilemez; tasfiyede yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir. Süreç dört aşamalı: mutabakat → nakde çevirme → ara ödeme → nihai tasfiye. Ara ödeme fon başına en çok 1 milyon TL ve bir tazminat değil, nihai tutardan mahsup edilecek bir ön ödemedir. Yatırımcının ceza (müşteki sıfatı) ve hukuk (saklayıcı kuruluşun sorumluluğu, SPKn m.56) yolları paralel yürür.

Süreç Bir Bakışta

KonuBilgi
SPK kararı17 Eylül 2026
Kapsam131 fon, 7 portföy yönetim şirketi
Bireysel yatırımcı455.758 kişi
Tasfiye süresiBaşlangıçta 3 ay, sonra 6 aya uzatıldı
Görevli bankaTera Portföy fonları → İş Bankası; diğer altı şirket → Ziraat Bankası
Hak sahipliği tespitiMutabakat + MKK tarafından net yatırım tutarı belirlenmesi
Ara ödemeHer yatırımcıya her fon için ayrı ayrı, en çok 1 milyon TL
Ara ödemenin niteliğiNihai tutardan mahsup edilir; tazminat değildir
Katılma paylarıAra ödemede iade edilmez, nihai tasfiyede iade edilir
Malvarlığının ayrılığıSPKn m.53
Saklayıcı sorumluluğuSPKn m.56/2-3
7596 sayılı Kanun22.10.2026’da TBMM’de kabul edildi; 26.10.2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmadı
Fon tasfiyesinde sürecin dört aşaması: mutabakat, nakde çevirme, ara ödeme ve nihai tasfiye; ayrıca yatırımcının ceza ve hukuk yollarının paralel yürüdüğünü gösteren şema
Dört aşama ve iki paralel hukuki yol.

Önce En Çok Merak Edilen: Para Kimin?

Hızlı Cevap: Fonun malvarlığı kurucu portföy yönetim şirketine ait değildir. Kanun bunu ayrı bir maddeyle güvenceye alır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 53. maddesi “Fon mal varlığının ayrılığı” başlığını taşır ve şu güvenceleri içerir:

  • Ayrılık: Fonun mal varlığı, portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun mal varlığından ayrıdır.
  • Dokunulmazlık: Şirketin yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi fon malvarlığı başka bir amaçla kullanılamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dâhil edilemez.
  • Tasfiyede öncelik değil, teklik: Fon mal varlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir.
  • Mahsup yasağı: Portföy yönetim şirketlerinin üçüncü kişilere olan borçları ile yatırım fonlarının aynı üçüncü kişilerden olan alacakları birbirlerine karşı mahsup edilemez.

Bu maddenin pratik anlamı şudur: kurucu şirketin kendi borçları, fon malvarlığından karşılanamaz. Fonda kalan varlık ne ise, nakde çevrildiğinde yalnızca katılma payı sahiplerine dağıtılır.

Bu, “param tamamen gitti mi?” sorusunun hukuki cevabı değildir — ne kadarının geri geleceği, fon portföyündeki varlıkların nakde çevrildiğinde ne ettiğine bağlıdır. Ama paranın kurucunun alacaklılarına gitmeyeceğini söyler.

→ İlgili: Yatırım Fonu · Katılma Payı

Tasfiye Nasıl İşliyor?

Hızlı Cevap: Dört aşama var: hak sahipliğinin tespiti (mutabakat), portföyün nakde çevrilmesi, ara ödeme ve nihai tasfiye.

1. Mutabakat ve hak sahipliğinin tespiti

Ara ödemelerin hesaplanmasında, mutabakat sonuçları kapsamında Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. tarafından her bir hak sahibi için belirlenecek net yatırım tutarları esas alınır. Yani önce kimin ne kadar hak sahibi olduğu teknik olarak tespit edilir.

2. Portföyün nakde çevrilmesi

SPK kararına göre görevli bankalar, fon portföyündeki finansal varlıkları yatırımcı menfaatini, piyasa derinliğini ve likidite koşullarını gözeterek kendi belirleyecekleri sıklıkta satar. Bu, tek seferde değil, piyasayı daha da bozmayacak biçimde kademeli satış anlamına gelir.

Görev dağılımı şöyle:

Kurucu portföy yönetim şirketiTasfiyeyi yürüten banka
Tera Portföy Yönetimi A.Ş.Türkiye İş Bankası A.Ş.
A1 Capital Portföy, Atlas Portföy, Bulls Portföy, Hedef Portföy, Pardus Portföy, Pusula PortföyT.C. Ziraat Bankası A.Ş.

3. Bireysel saklama hesabına aktarım

Tasfiye sürecinde elde edilen nakit, bankaların belirleyeceği dönemlerde, katılma payları oranında yatırımcıların doğrulanmış bireysel saklama hesaplarına aktarılır. Hesabın doğrulanmış olması, ödemenin ön şartıdır.

4. Nihai tasfiye

Süreç sonunda kalan tutar ödenir, daha önce yapılan ara ödemeler mahsup edilir ve katılma payları iade edilir.

Ara Ödeme: En Çok Yanlış Anlaşılan Başlık

Hızlı Cevap: Ara ödeme bir tazminat veya devlet desteği değil; kendi alacağınızın avansıdır ve nihai tutardan düşülür.

Kurul’un 1 Ekim 2026 tarihli duyurusuna göre Tera Portföy, Pusula Portföy, Atlas Portföy ve Hedef Portföy’ün kurucusu olduğu fonlar için genel esaslara ek bir tasfiye usulü belirlendi. Bu çerçevede tasfiye süreci devam eden fonlarda mutabakat işlemleri tamamlanmış tüm katılma payı sahiplerine, tasfiye neticesinde hak kazanacakları nihai tutardan mahsup edilmek üzere ivedilikle ara ödeme yapılacağı duyuruldu.

Duyurunun dört kritik ayrıntısı var:

  1. Hesaplama esası: MKK tarafından belirlenecek net yatırım tutarı.
  2. Üst sınır: Her yatırımcıya her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere 1 milyon TL’yi aşmaz. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altındaysa o tutar, üzerindeyse en fazla 1 milyon TL ödenir.
  3. Katılma payı iadesi yok: Ara ödeme karşılığında katılma payı iade işlemi yapılmaz; paylar nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilir.
  4. Sıra: Ek usulün öncelikli olarak para piyasası fonlarından başlayarak uygulanmasına karar verildi.

“Her fon için ayrı ayrı” ifadesi önemli: birden fazla tasfiye kapsamındaki fonda payı olan bir yatırımcı için üst sınır her fon bakımından ayrı hesaplanır.

7596 Sayılı Kanun: Dikkat, Henüz Yayımlanmadı

Hızlı Cevap: Teklif 22 Ekim 2026’da TBMM’de kabul edildi; bu içeriğin hazırlandığı 26 Ekim 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmış değil.

Kamuoyunda “fon yasası” olarak anılan düzenleme, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonları hakkında; fon varlıklarının tasfiyesi, zararın sorumlulardan tahsili ve yatırımcılara ara ödeme yapılması esaslarını düzenliyor. Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe gireceği, hükümlerinin 17 Eylül 2026 tarihinden itibaren uygulanacağı öngörülüyor.

Bazı yayınlar kanunu “yürürlükte” olarak aktarıyor. Bu içeriğin hazırlandığı tarih itibarıyla mevzuat veri tabanında kanun kaydı bulunmamaktadır. Yürürlük durumunun Resmî Gazete üzerinden teyit edilmesi gerekir; ara ödeme hesaplaması ve başvuru adımları bakımından yürürlük tarihi belirleyici olabilir.

Kanun yayımlandığında bu rehber güncellenecek ve kanun metnine dayalı ayrı bir inceleme eklenecektir.

Yatırımcının İki Ayrı Yolu

Hızlı Cevap: Tasfiyeden ödeme almak ile zararın tazminini istemek farklı şeylerdir; ceza ve hukuk yolları paralel yürür.

Ceza boyutu

Süreç, Kurul’un suç duyurusu kararları ve ardından yürütülen soruşturmalarla ceza hukuku alanına da taşındı. Adalet Bakanı’nın 21 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre soruşturma kapsamında o tarih itibarıyla 88 kişi tutuklanmış, 404 kişi hakkında işlem yapılmış, 42 şüphelinin firari olduğu belirtilmiştir. Kurul da 17 ve 23 Ekim tarihli duyurularıyla çeşitli kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıklamıştır.

Zarara uğradığını düşünen yatırımcı bakımından burada iki pratik başlık var: şikâyet hakkı ve soruşturma dosyasına müşteki sıfatıyla dahil olmak. Bu sıfat, dosyadan örnek alabilmek ve el konulan malvarlığına ilişkin süreci takip edebilmek bakımından önem taşır.

Soruşturma devam ettiği ve iddianame aşamasına gelinmediği sürece, hakkında işlem yapılan kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerlidir. Bu rehberde kişi ve kurum isimleri yalnızca resmî açıklamalara atıfla, suç isnadı anlamına gelmeyecek biçimde anılmaktadır.

→ İlgili: Müşteki · Yatırım ve Forex Dolandırıcılığı 2026

Hukuk boyutu

SPKn m.56, portföy saklama hizmetinden doğan sorumluluğu düzenler. İkinci fıkrası uyarınca portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yatırım fonlarında portföy yönetim şirketine ve katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumludur.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, taraflar arasındaki talep yükümlülüğünü düzenledikten sonra şu cümleyi ekler: “Pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkı saklıdır.”

Dördüncü fıkra ise saklamanın birden fazla kuruluş nezdinde yapıldığı hâllerde tüm kuruluşların müteselsilen sorumlu olduğunu belirtir.

Maddenin birinci fıkrası, saklama hizmetinin neyi kapsadığını sayar: katılma paylarının ihraç ve itfa işlemlerinin mevzuata uygunluğu, birim pay değerinin değerleme esaslarına göre hesaplanması, portföy yönetim şirketi talimatlarının yerine getirilmesi, varlık alım satımlarının ve portföy yapısının mevzuata ve fon iç tüzüğüne uygunluğunun sağlanması. Somut bir dosyada sorumluluk tartışması, bu yükümlülüklerden hangisinin ihlal edildiği ve bu ihlalin zararla bağlantısı üzerinden kurulur.

Ayrıca m.52/3 uyarınca portföy yönetim şirketi fonu, katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil eder, yönetir veya yönetimini denetler; m.55 portföy yönetim şirketlerinin yönetimlerindeki fonların ve katılma payı sahiplerinin çıkarlarını gözetmekle yükümlü olduğunu belirtir.

Dosyanızda Ne Bulunmalı?

Hem itiraz hem olası dava süreçlerinde belirleyici olan belgeler:

  • Hesap ekstreleri ve katılma payı alım-satım işlem dökümleri
  • Emir kayıtları — özellikle kriz döneminde verilen, gerçekleşen veya gerçekleşmeyen emirler
  • Mobil uygulama bildirimleri ve ekran görüntüleri (tek başına zayıf delildir, destekleyici olarak saklanmalı)
  • Kurumla yapılan yazışmalar, çağrı merkezi kayıt numaraları
  • Mutabakat bildirimleri ve MKK tarafından bildirilen net yatırım tutarı
  • Varsa itiraz ve cevapları

Yalnızca ekran görüntüsüne dayanmanın riskleri için internette delil tespiti rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ara ödemeyi tazminat sanmak. Nihai tutardan mahsup edilecek bir ön ödemedir.
  • Mutabakat adımını atlamak. Ara ödeme, mutabakatı tamamlanmış hak sahiplerine yapılıyor.
  • Hesap doğrulamasını geciktirmek. Ödeme, doğrulanmış bireysel saklama hesabına yapılıyor.
  • Net yatırım tutarını kontrol etmemek. Bildirilen tutar kendi kayıtlarınızla karşılaştırılmalı.
  • “Yasa çıktı” bilgisine dayanarak işlem planlamak. Yürürlük Resmî Gazete’den teyit edilmeli.
  • Belgeleri sonra toplarım demek. Emir kayıtları ve ekstreler zamanla erişilmesi zorlaşan verilerdir.
  • İki süreci karıştırmak. Tasfiyeden ödeme almak, zararın tazmini talebinden ayrıdır.

Temel Değerlendirme

Bu dosyada iki soru birbirine karıştırılmamalı. Birincisi “fonda kalan varlık ne kadar ve bana ne zaman ödenecek?” — bu, tasfiye sürecinin ve SPK ile görevli bankaların işidir. İkincisi “uğradığım zarardan kim sorumlu?” — bu, ceza ve hukuk yargılamasının konusudur.

Kanun, fon malvarlığını kurucunun alacaklılarından ayırarak önemli bir güvence sağlıyor. Buna karşılık her yatırımcının alacağının ne kadarının karşılanacağı, portföydeki varlıkların nakde çevrilmesine bağlı ve dosyadan dosyaya değişecek bir konu.

Tasfiye sürecindeki bir fonda katılma payı sahibiyseniz ve hukuki durumunuzu değerlendirmek istiyorsanız iletişim sayfamızdan büromuza ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Kaynaklar

  • 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.52 (yatırım fonları), m.53 (fon mal varlığının ayrılığı), m.55 (portföy yönetim şirketi), m.56 (portföy saklama hizmeti ve bundan doğan sorumluluk) — mevzuat.gov.tr
  • Sermaye Piyasası Kurulu, “Tasfiyedeki Fonlara İlişkin Ara Ödeme Duyurusu”, 1 Ekim 2026 — spk.gov.tr
  • Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihli kararlar ve 2026/61 sayılı Bülten — tasfiye usul ve esasları — spk.gov.tr
  • 7596 sayılı Kanun — TBMM Genel Kurulu’nda 22 Ekim 2026’da kabul edildi; yürürlük için Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir — resmigazete.gov.tr

⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hakkında soruşturma yürütülen kişi ve kurumlar bakımından masumiyet karinesi geçerlidir; bu metinde yer alan isimler yalnızca resmî açıklamalara atıfla anılmıştır. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Paylaş:
Av. Kazım İsmail Kazdal - Kurucu Avukat

Av. Kazım İsmail Kazdal

Kurucu Avukat

İstanbul Barosu Sicil No: 75389

İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp