İçeriğe Atla

Yoksulluk Nafakası Nasıl Kaldırılır veya Azaltılır? Düzenli Gelir, Yeniden Evlenme ve TMK m.176 (2026)

Av. Kazım İsmail Kazdal 19 Haziran 2026 14 dk okuma Aile

Boşanmanın ardından hükmedilen yoksulluk nafakası, çoğu zaman tarafların ekonomik durumu değiştiğinde yeniden tartışma konusu olur. “Eski eşim işe girdi, hâlâ nafaka ödüyorum”, “yeniden evlendi ama nafaka devam ediyor” gibi durumlar uygulamada sıkça yaşanır. Aile Hukuku açısından önemli olan, nafakanın kimlere bağlanmadığını, hangi hâllerde kendiliğinden kalktığını ve nasıl kaldırılıp azaltılabileceğini doğru bilmektir. Bu rehberde yoksulluk nafakasının sona ermesi ve kaldırılması/azaltılmasını, güncel mevzuat ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde ele alıyoruz.

Kısaca: Yoksulluk nafakası yalnızca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa bağlanır (TMK m.175); düzenli ve yeterli geliri (maaş, emekli aylığı, kira) olan kişiye bağlanmaz. İrat biçimindeki nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Mali durum değişirse nafaka azaltılabilir (TMK m.176/4). Tek taraflı ödememe yerine aile mahkemesinde dava açılmalıdır.

Yoksulluk Nafakası ve Kaldırılması Bir Bakışta

⚖️
Temel İlke
Nafaka yalnızca yoksulluğa düşecek tarafa bağlanır — düzenli geliri olana bağlanmaz
💼
Kim Alamaz
Düzenli/yeterli geliri olan, kusuru daha ağır olan
🔄
Kendiliğinden Kalkar
Yeniden evlenme · taraflardan birinin ölümü
⚖️
Mahkemeyle Kalkar
Fiilen evli yaşama · yoksulluğun bitmesi · haysiyetsiz hayat
📉
Azaltma
Mali durum değişimi — TMK m.176/4
🏛️
Görevli Mahkeme
Aile Mahkemesi (alacaklının yerleşim yeri)
💳
Asgari Ücret
Tek başına yoksulluğu kaldırmaz
🆕
Süresiz Nafaka
AYM iptali (4 Haz 2026) — 9 ay sonra yürürlük

Yoksulluk Nafakası Kime Bağlanır, Kime Bağlanmaz?

Yoksulluk nafakasının temeli TMK m.175’tir:

"Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.175/1

Bu hükümden çıkan en kritik sonuç şudur: nafakanın şartı yoksulluğa düşmektir. Buna göre:

  • Düzenli ve yeterli geliri olan kişiye nafaka bağlanmaz. Maaş, emekli aylığı (yurt içi veya yurt dışı), kira geliri, işletme geliri ya da geçimini sağlayacak mal varlığı bulunan taraf yoksul sayılmaz. Yargıtay, yargılama sırasında veya sonradan ortaya çıkan düzenli gelir nedeniyle bağlanan yoksulluk nafakasını bozmaktadır.
  • Kusuru daha ağır olan tarafa nafaka bağlanmaz. Boşanmada ağır kusurlu olan eş, yoksullaşsa bile yoksulluk nafakası isteyemez.
  • Asgari ücret tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre asgari ücretle çalışmak, kişiyi otomatik olarak “yoksul değil” saymaya yetmez; her dosya somut gelir-gider dengesine göre değerlendirilir.

💡 2026 gündemi: Basında “düzenli geliri olana nafaka yok” başlığıyla yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları, tam da bu yerleşik ilkeyi yinelemektedir: nafaka alan tarafın (örneğin yurt dışı emekli aylığı gibi) düzenli bir geliri ortaya çıktığında, yoksulluk şartı gerçekleşmediğinden nafakaya hükmedilemez.

Nafaka Ne Zaman Kalkar? (TMK m.176/3)

İrat (aylık) biçiminde ödenen yoksulluk nafakasının sona ermesi TMK m.176/3’te iki gruba ayrılır:

🔄 Kendiliğinden Kalkar (dava gerekmez)
  • Alacaklının yeniden evlenmesi
  • Taraflardan birinin ölümü

Bu hallerde nafaka kanunen son bulur; yine de belgeyi (evlilik/ölüm) icra dosyasına sunmak gerekir.

⚖️ Mahkeme Kararıyla Kalkar (dava gerekir)
  • Fiilen evliymiş gibi yaşama (nikâhsız birliktelik)
  • Yoksulluğun ortadan kalkması (işe girme, düzenli gelir, miras)
  • Haysiyetsiz hayat sürme

Bu hallerde nafaka kendiliğinden kalkmaz; aile mahkemesinde kaldırma davası açılmalıdır.

Maddenin metni açıktır:

"İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır."4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.176/3

⚠️ Önemli uyarı: “Eski eşim işe girdi / yeniden evlendi” diyerek nafakayı tek taraflı kesmeyin. Kendiliğinden kalkan hâllerde dahi durumu belgelemek; mahkeme kararıyla kalkan hâllerde ise mutlaka dava açmak gerekir. Aksi hâlde birikmiş nafaka borcu ve icra takibiyle karşılaşırsınız.

Nafaka Azaltma: TMK m.176/4

Nafakanın tamamen kaldırılması şartları oluşmasa bile, miktarı değişen koşullara göre uyarlanabilir:

"Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir."4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.176/4

Buna göre nafaka yükümlüsünün gelirinin önemli ölçüde düşmesi, işsiz kalması, sağlık sorunları ya da alacaklının ekonomik durumunun kısmen iyileşmesi, nafakanın azaltılması için dava sebebidir. Bu konudaki ayrıntılar için nafaka uyarlama (artırım/azaltım) davası açıklamamıza bakabilirsiniz.

Nafaka Kaldırma / Azaltma Davası Nasıl Açılır?

  • Görevli ve yetkili mahkeme: Aile mahkemesi; kural olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Deliller: Sebebe göre alacaklının SGK hizmet dökümü, bordrosu, tapu/araç kayıtları, banka hareketleri, nikâhsız yaşadığına dair tespit ve tanık beyanları.
  • Süreç: Dilekçeyle dava açılır; mahkeme delilleri ve sosyo-ekonomik durumu değerlendirir. Dava sonuçlanana kadar nafakanın ödenmesine devam edilmesi, icra riskini önler.

Bu süreç, nafaka rehberimizdeki genel çerçeveyle birlikte değerlendirilmelidir.

Süresiz Nafaka İptali ile İlişkisi

🆕
AYM süresiz nafaka kararı: Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete'de yayımından 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu karar yoksulluk nafakasını kaldırmaz; yalnızca süresiz niteliğini sona erdirir ve yasa koyucudan süreli/kademeli bir model beklenir. O tarihe kadar mevcut hükümler ve bu yazıda açıklanan kaldırma/azaltma kuralları uygulanır. Ayrıntı: Süresiz Nafaka İptal Edildi mi? (2026).

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yoksulluk nafakasına ilişkin uyuşmazlıklarda TMK m.175 ve m.176’yı istikrarlı biçimde uygular. Dairenin yerleşik yaklaşımına göre nafakanın şartı yoksulluğa düşmektir; düzenli ve yeterli geliri bulunan tarafa yoksulluk nafakası bağlanamaz, bağlanmışsa karar bozulur. Aynı şekilde alacaklının sonradan düzenli gelire kavuşması veya fiilen evliymiş gibi yaşaması, nafakanın kaldırılması sebebidir.

ℹ️ Şeffaflık notu: Bu makaledeki hukuki çerçeve doğrudan kanun metnine (TMK m.175, 176) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına dayanır. Somut dosyanıza en uygun güncel kararların belirlenmesi için bir aile hukuku avukatına danışmanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Düzenli geliri olana yoksulluk nafakası bağlanır mı?
Kural olarak hayır. TMK m.175 nafakayı yalnızca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa tanır. Düzenli ve yeterli geliri (maaş, emekli aylığı, kira) olan kişi yoksul sayılmaz ve lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmez. Yargıtay, sonradan ortaya çıkan gelir nedeniyle bağlanan nafakayı bozmaktadır.
Yoksulluk nafakası hangi hallerde kendiliğinden kalkar?
TMK m.176/3 uyarınca irat biçimindeki nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Yine de ödemeyi durdurmadan önce durumu belgelemek ve gerekirse icra dosyasına sunmak güvenli yoldur.
Hangi hallerde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır?
Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması (işe girme, düzenli gelir, miras) ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Bunun için aile mahkemesinde kaldırma davası açılması gerekir.
Nafaka azaltma davası hangi durumda açılır?
TMK m.176/4 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde azaltma (veya artırma) istenebilir. Yükümlünün gelirinin düşmesi, işsiz kalması veya alacaklının durumunun iyileşmesi azaltma sebebidir. Dava aile mahkemesinde açılır.
Eski eşim çalışmaya başladı, nafakayı kesebilir miyim?
Doğrudan kendiniz kesemezsiniz. İşe girip düzenli gelir elde etmesi yoksulluğun ortadan kalkması kapsamında değerlendirilir ve kaldırma/azaltma sebebidir. Ancak ödemeyi tek taraflı durdurmak yerine dava açıp gelir durumunu (SGK, bordro) belgelemeniz gerekir; aksi halde icra takibiyle karşılaşırsınız.
Asgari ücretle çalışan nafaka alabilir mi?
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre asgari ücret düzeyinde gelir tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz; kişi şartları varsa yoksulluk nafakası alabilir veya almaya devam edebilir. Yoksulluk, somut gelir-gider dengesine göre değerlendirilir.
Süresiz nafaka kalktı mı, mevcut nafakalar etkilenir mi?
AYM 4 Haziran 2026 kararıyla TMK m.175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; iptal yayımdan 9 ay sonra yürürlüğe girer. Bu, yoksulluk nafakasını kaldırmaz, yalnızca süresiz niteliğini sona erdirir. Yeni model yasalaşana kadar mevcut hükümler uygulanır.
Nafaka kaldırma davası nerede açılır?
Nafakanın kaldırılması/azaltılması davası, nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesinde açılır. Dilekçeye kaldırma/azaltma sebebini ispatlayan deliller eklenir. Dava sonuçlanana kadar nafakanın ödenmesine devam edilmesi icra riskini önler.

Sonuç

Yoksulluk nafakası yalnızca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa bağlanır; düzenli ve yeterli geliri olan kişiye bağlanmaz (TMK m.175). İrat biçimindeki nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Mali durum değişirse nafaka azaltılabilir (TMK m.176/4).

En kritik nokta, hakkınız olduğunu düşündüğünüz durumlarda bile nafakayı tek taraflı kesmemek ve usulüne uygun olarak aile mahkemesinde dava açmaktır. Süreci doğru yönetmek ve delilleri eksiksiz sunmak için bir aile hukuku avukatından destek almanız, hak kaybını ve icra riskini önler.

Paylaş:
Av. Kazım İsmail Kazdal - Kurucu Avukat

Av. Kazım İsmail Kazdal

Kurucu Avukat

İstanbul Barosu Sicil No: 75389

İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp