Evlilik birliği içinde eşlerin ve çocukların barınma güvencesini sağlayan en önemli hukuki mekanizmalardan biri aile konutu şerhidir. Uygulamada malik olmayan eşin bilgisi dışında konutun satılması, devredilmesi veya üzerine ipotek tesis edilmesi gibi durumlar ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.194, bu risklere karşı malik olmayan eşe güçlü bir koruma sağlamakta ve aile konutu üzerindeki tasarrufları diğer eşin rızasına bağlamaktadır. Aile Hukuku kapsamında düzenlenen bu koruma mekanizması, tapu siciline şerh verilmesiyle üçüncü kişilere karşı da etkili hale gelmektedir. Bu rehberde; aile konutu kavramını, şerhin ne anlama geldiğini, tapu müdürlüğüne başvuru sürecini, gerekli belgeleri, şerhin hukuki sonuçlarını, kaldırılma hallerini ve boşanma sürecinde aile konutunun durumunu 2026 yılı güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde kapsamlı biçimde ele alacağız. Boşanma sürecinin genel işleyişi hakkında detaylı bilgi almak isteyenler Boşanma Davası Rehberi yazımızı inceleyebilir.
Aile Konutu Nedir?
Aile konutu, eşlerin evlilik birliğinin devamı süresince ortak yaşamlarını sürdürdükleri, ailenin yaşam merkezi niteliğindeki konuttur. TMK m.194’te açıkça tanımlanmamakla birlikte, Yargıtay kararları ve öğretide aile konutu; eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, yaşamsal gereksinimlerini karşıladıkları, acı ve tatlı günlerini paylaştıkları mekan olarak kabul edilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerleşik içtihadında aile konutunu “eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, yaşantılarının odak noktasını oluşturan yer” olarak tanımlamış ve bu kavramın geniş yorumlanması gerektiğini vurgulamıştır.
Hangi Taşınmazlar Aile Konutu Sayılır?
Bir taşınmazın aile konutu olarak nitelendirilebilmesi için aşağıdaki koşulların bir arada bulunması gerekmektedir:
-
Fiilen birlikte oturulan konut olmalıdır. Eşlerin evlilik birliği devam ederken fiilen birlikte yaşadıkları veya ailenin yaşam merkezi olarak kullandıkları konut, aile konutu sayılır. Eşlerin birden fazla konutu bulunması halinde, ailenin asıl yaşam alanı olarak kullandığı konut esas alınır.
-
Konutun mülkiyeti önemli değildir. Aile konutu, eşlerden birinin maliki olduğu konut olabileceği gibi, kiralanan bir konut da olabilir. TMK m.194/2, kiracı eşin aile konutu üzerindeki korumayı da düzenlemiştir.
-
Yazlık, dağ evi ve devre mülk aile konutu sayılmaz. Eşlerin tatil amacıyla kullandıkları ikincil konutlar, ailenin yaşam merkezi olmadığından aile konutu niteliği taşımaz. Ancak eşlerin sürekli olarak yazlık konutlarında ikamet etmeleri halinde, bu konut aile konutu niteliği kazanabilir.
-
İşyeri olarak kullanılan taşınmaz aile konutu değildir. Eşlerden birinin yalnızca ticari faaliyet yürüttüğü taşınmazlar, konut niteliği taşımadığından aile konutu korumasından yararlanamaz.
-
Eşlerin tek bir aile konutu bulunabilir. Yargıtay, birden fazla taşınmazın aynı anda aile konutu olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Eşlerin birden fazla konutu olsa da yalnızca yaşam merkezini oluşturan konut aile konutu sayılır.
Uygulamada aile konutunun tespitinde nüfus kayıt sistemi, muhtarlık belgesi, komşu beyanları ve abonelik kayıtları gibi deliller değerlendirilmektedir. Ancak aile konutunun belirlenmesinde adrese dayalı nüfus kayıt sistemi tek başına belirleyici değildir; fiili durum esas alınır.
Aile Konutu Şerhi Nedir?
Aile konutu şerhi, TMK m.194 uyarınca malik olmayan eşin talebi üzerine tapu siciline işlenen ve aile konutu üzerindeki tasarruf işlemlerini diğer eşin açık rızasına bağlayan bir kısıtlama şerhidir. Bu şerh, tapu sicilinde ilgili taşınmazın beyanlar hanesine “aile konutu şerhi” ibaresiyle kaydedilir.
TMK m.194’ün Koruma Kapsamı
TMK m.194/1 hükmüne göre:
“Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.”
Bu düzenleme uyarınca, aile konutunun maliki olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan aşağıdaki işlemleri gerçekleştiremez:
| Kısıtlanan İşlem | Açıklama |
|---|---|
| Satış (devir) | Aile konutunun üçüncü kişiye satılması |
| Bağışlama | Aile konutunun karşılıksız olarak devredilmesi |
| İpotek tesisi | Aile konutu üzerine ipotek konulması |
| İntifa hakkı tesisi | Aile konutu üzerinde kullanım hakkı tanınması |
| Üst hakkı, oturma hakkı | Diğer sınırlı ayni hakların tesisi |
| Kira sözleşmesinin feshi | Kiralanan aile konutunun kira sözleşmesinin sona erdirilmesi |
Burada dikkat edilmesi gereken kritik husus, TMK m.194’ün sağladığı korumanın şerh konulmasına bağlı olmadığıdır. Şerh konulmamış olsa bile, eşin açık rızası alınmadan yapılan tasarruf işlemi TMK m.194’e aykırıdır. Ancak şerhin asıl işlevi, üçüncü kişilere karşı korumanın güçlendirilmesidir. Şerh konulduğunda, tapu sicilindeki kayıt alenileşir ve taşınmazı satın almak isteyen üçüncü kişi, aile konutu şerhini görerek işlemi diğer eşin rızası olmadan gerçekleştiremez.
Şerh Konulmamış Olsa Bile Koruma Var mıdır?
Evet, TMK m.194’ün sağladığı koruma, şerhten bağımsız olarak mevcuttur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre, aile konutu şerhi konulmamış olsa dahi, eşin açık rızası alınmadan yapılan satış işlemi, diğer eşin TMK m.194’e dayanarak iptal davası açması halinde geçersiz sayılabilir. Ancak şerh konulmamış olması halinde, taşınmazı iktisap eden üçüncü kişinin TMK m.1023 kapsamındaki iyiniyet savunması gündeme gelebilir. Bu nedenle, aile konutu şerhinin tapu siciline işlenmesi, malik olmayan eşin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?
Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin tapu müdürlüğüne başvurmasıyla konulabilir. Başvuru süreci oldukça basit olup, mahkeme kararı gerektirmez. Tapu müdürlüğü, gerekli belgelerin sunulması halinde şerhi doğrudan tapu siciline işler.
Başvuru Yöntemi ve Aşamaları
Aile konutu şerhi başvurusu şu aşamalardan oluşmaktadır:
1. Tapu müdürlüğüne başvuru: Malik olmayan eş, aile konutunun bulunduğu yerdeki tapu müdürlüğüne bizzat başvurur. Avukat aracılığıyla da başvuru yapılabilir; bu durumda özel vekaletname gereklidir.
2. Gerekli belgelerin sunulması: Başvuru sırasında aşağıdaki belgeler talep edilmektedir:
| Belge | Açıklama |
|---|---|
| Nüfus cüzdanı veya kimlik kartı | Başvuran eşin T.C. kimlik kartı |
| Evlilik cüzdanı | Evlilik birliğinin varlığını kanıtlayan belge |
| Muhtarlık belgesi | İlgili konutun aile konutu olduğuna dair muhtarlıktan alınan belge |
| Vesikalık fotoğraf | Başvuran eşe ait (1 adet) |
3. Başvurunun değerlendirilmesi: Tapu müdürlüğü, sunulan belgeleri inceleyerek başvurunun uygunluğunu değerlendirir. Belgelerin eksiksiz olması halinde aynı gün içinde şerh tapu siciline işlenir.
4. Şerhin tapu siciline kaydedilmesi: Şerh, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “aile konutu şerhi” ibaresiyle kaydedilir. Şerhin tesis edildiği tarih ve başvuran eşin bilgileri de sicile işlenir.
Başvuruda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- Aile konutu şerhini yalnızca malik olmayan eş talep edebilir. Malik olan eşin kendi taşınmazına aile konutu şerhi koydurması söz konusu değildir.
- Taşınmazın tapuda konut olarak kayıtlı olması gerekmektedir. Tapuda arsa, tarla veya işyeri olarak kayıtlı taşınmazlar için doğrudan şerh konulamaz; öncelikle cins tashihi yapılması veya mahkeme kararı alınması gerekebilir.
- Birden fazla taşınmaza aile konutu şerhi konulamaz. Eşlerin yalnızca bir aile konutu bulunabileceğinden, şerh de tek bir taşınmaz üzerine işlenebilir.
- Aile konutu şerhi başvurusu için herhangi bir harç veya masraf ödenmesi gerekmez; başvuru ücretsizdir.
Mahkeme Kararıyla Şerh Konulması
Tapu müdürlüğüne doğrudan başvurunun mümkün olmadığı veya malik eşin engellemesi gibi durumlarda, malik olmayan eş aile mahkemesine başvurarak aile konutu şerhi konulmasını talep edebilir. Mahkeme, taşınmazın aile konutu niteliğinde olduğunu tespit etmesi halinde, tapu müdürlüğüne şerh konulması yönünde karar verir. Bu yol, özellikle malik eşin taşınmazı devretme girişiminde bulunduğu acil hallerde, ihtiyati tedbir talebiyle birlikte başvurulduğunda etkili bir koruma sağlamaktadır.
Aile Konutu Şerhi Kaldırılabilir mi?
Aile konutu şerhi, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde kaldırılabilir. Şerhin kaldırılması, ya tarafların talebiyle ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir.
Şerhin Kaldırılma Halleri
1. Boşanma kararının kesinleşmesi: Boşanma davasının sonuçlanması ve kararın kesinleşmesiyle evlilik birliği sona erdiğinden, aile konutu şerhi de hukuki dayanağını kaybeder. Kesinleşmiş boşanma kararının tapu müdürlüğüne sunulmasıyla şerh terkin edilir.
2. Eşlerin birlikte talebi: Her iki eşin tapu müdürlüğüne birlikte başvurarak şerhin kaldırılmasını talep etmesi halinde, şerh terkin edilir. Malik olmayan eşin tek başına kaldırma talebinde bulunması da yeterlidir; zira şerhi talep eden eş, bu talebinden her zaman vazgeçebilir.
3. Eşlerden birinin ölümü: Eşlerden birinin vefat etmesi halinde evlilik birliği kendiliğinden sona erer ve aile konutu şerhi hukuki dayanağını yitirir. Ölüm belgesi veya veraset ilamının tapu müdürlüğüne sunulmasıyla şerh terkin edilir.
4. Konutun aile konutu niteliğini kaybetmesi: Eşlerin başka bir konuta taşınması ve taşınmazın artık aile konutu olarak kullanılmaması halinde, malik eş mahkemeye başvurarak şerhin kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme, konutun aile konutu niteliğini kaybettiğini tespit etmesi halinde şerhin terkinine karar verir.
5. Mahkeme kararıyla kaldırma: Malik olan eş, taşınmazın aile konutu niteliğinde olmadığını veya şerhin konulma koşullarının ortadan kalktığını ileri sürerek aile mahkemesine şerhin kaldırılması davası açabilir. Mahkeme, tarafları dinledikten ve gerekli araştırmayı yaptıktan sonra karar verir.
Malik Eşin Tek Taraflı Kaldırma Talebi
Malik eş, tapu müdürlüğüne tek başına başvurarak aile konutu şerhini kaldırtamaz. Şerhin amacı malik olmayan eşi korumak olduğundan, tek taraflı kaldırma ancak mahkeme kararıyla mümkündür. Malik eşin mahkemeye başvurması halinde de konutun aile konutu niteliğini kaybettiğinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Aile Konutu Şerhinin Hukuki Sonuçları
Aile konutu şerhinin tapu siciline işlenmesi, hem eşler arasındaki ilişkide hem de üçüncü kişiler bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Eşin Rızası Olmadan Yapılan Satış İşlemi
TMK m.194 uyarınca malik eşin, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devretmesi halinde bu işlem geçersizdir. Geçersizlik, işlemin baştan itibaren hüküm doğurmaması anlamına gelir. Rızası alınmayan eş, tapu iptal ve tescil davası açarak taşınmazın tekrar malik eş adına tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Yargıtay, bu konuda tutarlı biçimde eşin açık rızasının aranması gerektiğini vurgulamaktadır. Rızanın yazılı olması zorunlu olmamakla birlikte, uygulamada ispat kolaylığı açısından yazılı rıza tercih edilmektedir. Zımni rıza veya susma, açık rıza olarak kabul edilmemektedir.
İpotek Tesisi Durumu
Aile konutu üzerine diğer eşin rızası olmadan konulan ipotek de geçersizdir. Bu durumda rızası alınmayan eş, ipoteğin kaldırılması davası açabilir. Yargıtay, özellikle bankaların konut kredisi veya ticari kredi karşılığı aile konutu üzerine ipotek tesis ettiği durumlarda, bankaların basiretli tacir olarak aile konutu araştırması yapma yükümlülüğünün bulunduğunu kabul etmektedir. Banka, taşınmazın aile konutu olup olmadığını araştırmadan ipotek tesis etmişse, iyiniyet savunmasında bulunamaz.
Üçüncü Kişilerin Durumu ve İyiniyet
Aile konutu şerhinin tapu siciline işlenmiş olması halinde, taşınmazı devralan veya üzerinde sınırlı ayni hak tesis eden üçüncü kişi, şerhten haberdar olduğu kabul edilir. Bu durumda TMK m.1023’te düzenlenen tapu siciline güven ilkesi ve iyiniyet koruması, üçüncü kişi lehine işlemez.
Şerh konulmamış olması halinde ise durum daha karmaşıktır. TMK m.1023 uyarınca, tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya diğer ayni hakları kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aile konutu şerhi konulmamış olsa dahi üçüncü kişinin iyiniyetinin her somut olayda ayrıca araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Üçüncü kişinin taşınmazın aile konutu olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği durumlarda iyiniyet korumasından yararlanamayacağı kabul edilmektedir.
Bu nedenle, malik olmayan eşin korunma düzeyini en üst seviyeye çıkarmak için aile konutu şerhinin tapu siciline mutlaka işlenmesi tavsiye edilmektedir.
Geçersizlik ve Zamanaşımı
TMK m.194’e aykırı olarak yapılan işlemin geçersizliğini ileri sürme hakkı, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Rızası alınmayan eş, işlemin yapıldığı tarihten ne kadar süre geçmiş olursa olsun tapu iptal ve tescil davası açabilir. Bu durum, aile konutu korumasının ne denli güçlü bir koruma mekanizması olduğunu göstermektedir.
Kiracı Eş İçin Aile Konutu Koruması
TMK m.194, aile konutu korumasını yalnızca mülkiyet hakkı bulunan hallerde değil, kiralanan konutlarda da sağlamaktadır. TMK m.194/2 hükmüne göre, aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmazlarda da kiracı eşin diğer eşin rızası olmadan kira sözleşmesini feshetmesi yasaklanmıştır.
Kira Sözleşmesinin Feshi Koruması
Kiracı olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshedemez. Bu düzenleme, kiracı olmayan eşin ve çocukların barınma güvencesini korumaktadır.
Aynı zamanda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.349 hükmü de aile konutu konusunda önemli bir koruma getirmektedir. TBK m.349 uyarınca, aile konutu olarak kullanılan taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinde, kiracının eşinin açık rızası olmadıkça fesih bildirimi yapılamaz. Bu hüküm, kiraya verenin tahliye talebinde bulunması halinde de kiracı olmayan eşin korunmasını sağlamaktadır.
Kiracı Eşin Sözleşmeye Taraf Olma Hakkı
TMK m.194/2, malik olmayan eşe ek bir koruma daha sağlamaktadır. Buna göre, kiracı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle kira sözleşmesinin tarafı haline gelir ve bu durumda kiracı eşle birlikte müteselsil sorumluluk doğar. Bu bildirim, kiracı olmayan eşin kira sözleşmesine doğrudan taraf olmasını sağlayarak, kiracı eşin tek taraflı fesih girişimlerine karşı ek bir güvence oluşturmaktadır.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar
- Kiracı eşin, boşanma süreci başladıktan sonra kira sözleşmesini feshederek diğer eşi konutsuz bırakma girişimi: TMK m.194/2 bu durumu engellemektedir.
- Kiraya verenin, kiracı eşle anlaşarak kira sözleşmesini feshetmeye çalışması: Kiracı olmayan eşin rızası olmadıkça bu fesih geçerli değildir.
- Kiracı eşin evi terk etmesi halinde, diğer eşin kira sözleşmesini sürdürmesi: Kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmeye taraf olabilir ve aile konutunda oturmaya devam edebilir.
Boşanma Sürecinde Aile Konutu
Boşanma süreci, aile konutu meselesinin en yoğun biçimde gündeme geldiği dönemdir. TMK, boşanma sürecinde aile konutunun korunması için birden fazla mekanizma öngörmüştür.
TMK m.169: Boşanma Davasında Geçici Önlemler
TMK m.169 uyarınca boşanma davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Bu kapsamda hakim, boşanma davası süresince aile konutunun kimin kullanımına bırakılacağına karar verebilir. Bu karar, davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olan geçici bir tedbirdir.
Uygulamada aile konutunun kullanımına ilişkin geçici tedbir kararı verilirken hakim, eşlerin ekonomik durumlarını, çocukların üstün yararını, eşlerin barınma alternatiflerini ve konutun kime ait olduğunu birlikte değerlendirmektedir. Velayeti kendisinde bulunan veya çocuklarla birlikte yaşayan eşe aile konutunun bırakılması, uygulamada genel eğilimdir.
TMK m.194 Şerhi ile m.169 Tedbirin Farkı
| Kriter | TMK m.194 (Aile Konutu Şerhi) | TMK m.169 (Geçici Tedbir) |
|---|---|---|
| Başvuru zamanı | Evlilik süresince her zaman | Boşanma davası açıldıktan sonra |
| Başvuru yeri | Tapu müdürlüğü veya aile mahkemesi | Boşanma davasına bakan mahkeme |
| Niteliği | Tasarruf kısıtlaması | Geçici kullanım düzenlemesi |
| Süresi | Evlilik birliği devam ettiği sürece | Dava sonuçlanıncaya kadar |
| Kapsamı | Satış, devir, ipotek yasağı | Konutun kime bırakılacağı |
Her iki mekanizma birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Boşanma davası açılan hallerde, malik olmayan eşin hem TMK m.194 kapsamında aile konutu şerhi koydurması hem de TMK m.169 kapsamında geçici tedbir talep etmesi, en kapsamlı korumayı sağlayacaktır.
Boşanma Sonrasında Aile Konutunun Kime Kalacağı
Boşanma kararının kesinleşmesiyle aile konutu şerhi ortadan kalkar ve konutun kime ait olacağı, mal paylaşımı kurallarına göre belirlenir. TMK m.240 uyarınca, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, sağ kalan eş veya boşanan eş, eski aile konutu üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Ancak bu hak, belirli koşullara bağlıdır ve hakimin takdirine tabidir.
TMK m.240’a göre, katılma alacağı sahibi eş, payına mahsuben aile konutunun kendisine özgülenmesini talep edebilir. Bu talep değerlendirilirken haklı sebeplerin bulunması aranır. Uygulamada, özellikle çocukların velayetinin kendisine bırakıldığı eşin bu talebi, haklı sebep olarak kabul edilmektedir.
Mal rejimi tasfiyesi davası ayrı bir hukuki süreç olup, boşanma davasından bağımsız olarak açılmaktadır. Bu konuda detaylı bilgi için Boşanmada Mal Paylaşımı ve Mal Rejimi Tasfiyesi Davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Mal Ortaklığı Rejiminde Aile Konutu
TMK m.254, mal ortaklığı rejiminde aile konutuna ilişkin özel bir düzenleme içermektedir. Bu hükme göre, mal ortaklığı rejiminde eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadıkça ortaklık malları arasında bulunan aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu düzenleme, TMK m.194 ile paralel bir koruma sağlamaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Aile konutu şerhi koydurmanın maliyeti nedir?
Aile konutu şerhi başvurusu ücretsizdir. Tapu müdürlüğüne yapılan başvuruda herhangi bir harç veya döner sermaye ücreti alınmaz. Malik olmayan eş, gerekli belgeleri hazırlayarak doğrudan tapu müdürlüğüne başvurabilir. Avukat aracılığıyla başvuru yapılması halinde ise yalnızca avukatlık ücreti gündeme gelir.
Aile konutu şerhi taşınmazın satışını tamamen engeller mi?
Aile konutu şerhi, taşınmazın satışını tek başına engellemez; ancak satış işlemini diğer eşin açık rızasına bağlar. Malik olan eş, diğer eşin yazılı rızasını almak koşuluyla taşınmazı satabilir. Rıza alınmadan yapılan satış işlemi ise geçersizdir ve rızası alınmayan eş, tapu iptal davası açabilir.
Eşim benim habersiz evi satarsa ne yapabilirim?
Rızanız alınmadan yapılan satış işlemi TMK m.194’e aykırıdır. Bu durumda aile mahkemesine tapu iptal ve tescil davası açarak, taşınmazın tekrar eski malik (eşiniz) adına tesciline karar verilmesini talep edebilirsiniz. Ayrıca, satış işlemini gerçekleştiren üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı da mahkemece araştırılacaktır. Aile konutu şerhi konulmuşsa, üçüncü kişinin iyiniyet iddiası kabul edilmez.
Aile konutu şerhi boşanma davasını etkiler mi?
Aile konutu şerhi doğrudan boşanma davasını etkilemez; ancak boşanma süreci boyunca malik olmayan eşin barınma güvencesini sağlar. Şerh, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte hukuki dayanağını kaybeder ve tapu müdürlüğüne başvurularak kaldırılabilir. Boşanma sürecinde ek koruma için TMK m.169 kapsamında geçici tedbir kararı da talep edilebilir.
Aile konutu şerhi nafaka hakkını etkiler mi?
Aile konutu şerhi ve nafaka birbirinden bağımsız hukuki kurumlardır. Ancak boşanma sürecinde TMK m.169 kapsamında verilen geçici tedbir kararlarında, aile konutunun kime bırakılacağı ile tedbir nafakası miktarı birlikte değerlendirilmektedir. Eş, aile konutunda oturmaya devam ediyorsa, nafaka miktarı belirlenirken konut ihtiyacının karşılanmış olduğu dikkate alınabilir.
Tapu kayıtlarında aile konutu şerhi olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?
Taşınmazın tapu kaydını e-Devlet üzerinden veya doğrudan tapu müdürlüğünden sorgulayabilirsiniz. e-Devlet portalındaki “Tapu Bilgileri Sorgulama” hizmeti aracılığıyla, taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh veya beyan bulunup bulunmadığını görebilirsiniz. Tapu kaydının beyanlar hanesinde “aile konutu şerhi” ibaresi yer alıyorsa, ilgili taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi mevcuttur.
Sonuç
Aile konutu şerhi, TMK m.194 tarafından malik olmayan eşe tanınan güçlü bir koruma mekanizmasıdır. Bu koruma, eşin rızası olmadan aile konutunun satılmasını, devredilmesini veya üzerinde ipotek tesis edilmesini engelleyerek evlilik birliği içinde barınma güvencesini sağlamaktadır. Şerh konulmamış olsa dahi TMK m.194’ün sağladığı koruma mevcuttur; ancak şerhin tapu siciline işlenmesi, üçüncü kişilere karşı korumanın tam anlamıyla etkili olması açısından kritik önem taşımaktadır.
Aile konutu şerhi başvurusu, tapu müdürlüğüne yapılan basit ve ücretsiz bir işlemle tamamlanabilmektedir. Evlilik cüzdanı, kimlik belgesi ve muhtarlık belgesi ile yapılan başvuru sonucunda şerh aynı gün tapu siciline işlenir. Özellikle boşanma sürecinde veya eşler arasında taşınmaz üzerinde anlaşmazlık bulunan hallerde, aile konutu şerhinin vakit geçirmeksizin konulması, telafisi güç hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Aile Hukuku kapsamında aile konutu şerhi, boşanma süreci, nafaka ve mal paylaşımı konularında profesyonel hukuki destek almak, haklarınızın etkin biçimde korunması için en doğru adımdır. Anlaşmalı Boşanma Rehberi yazımızda boşanma sürecinin anlaşmalı yürütülmesi hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Bu Makalede Geçen Hukuki Terimler
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.