Konu Özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 5 yıllık sürenin dolmasının ardından açılan kira tespit davalarında, hâkimin TBK m.344/3'te öngörülen üç ölçütü (TÜFE 12 aylık ortalama oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri) **bir arada** değerlendirmesi gerektiğini ve hak ve nesafet ilkesinin uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır.
Kararın Önemi
Karar, 5 yılı aşan kira ilişkilerinde kira tespit davasında uygulanacak ölçütlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin daire içtihadını 2026 itibarıyla pekiştirmektedir. Hâkimin tek bir ölçüte (örneğin sadece TÜFE oranına veya sadece bilirkişi raporundaki emsal değere) dayanarak karar vermesi bozma sebebidir.
Olayın Özeti
Davacı, 5 yıllık sürenin dolmasının ardından kira bedelinin emsal kira bedellerine ve hak ve nesafet ilkesine göre yeniden tespitini Sulh Hukuk Mahkemesi’nden talep etmiştir. İlk derece mahkemesi kararı istinaf yoluyla incelenmiş, BAM kararı temyiz edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Değerlendirmesi
Daire, kira tespit davasında hâkimin değerlendirmesi gereken üç ölçütü hatırlatmıştır:
1. TÜFE 12 Aylık Ortalama Oranı
TBK m.344/3 hükmü uyarınca, bir önceki kira yılının TÜFE 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı, hâkimin değerlendirmede dikkate alacağı temel kriterlerden biridir. Bu oran, hâkim tarafından doğrudan tespit edilen yeni kira bedelinin üst sınırı olarak değil, bir gösterge olarak kullanılır.
2. Kiralananın Durumu
Taşınmazın fiziki ve hukuki durumu kira tespitinde belirleyicidir:
- Yapım yılı, m², oda sayısı, donanım
- Konum, ulaşım, çevre özellikleri
- Bakım durumu, ayıp/eksiklikler
- Deprem dayanıklılığı, ortak alanlar
- Yapı ruhsatı, iskân durumu
3. Emsal Kira Bedelleri
Çevrede benzer nitelikteki taşınmazların güncel kira bedelleri, bilirkişi keşfi ile araştırılır. Resmi kaynaklardan (vergi dairesi, belediye, emlak müşavirleri odası) emsal kira sözleşmeleri elde edilir.
4. Hakkaniyet İlkesi (Hak ve Nesafet İndirimi)
Üç ölçütle elde edilen emsal kira bedeli üzerinden, hakkaniyete uygun biçimde indirim uygulanır. Daire’nin yerleşik içtihadında bu indirim %10-%20 aralığında değişir; eski kiracılık avantajı, ekonomik koşullar ve taşınmazın özel durumu birlikte değerlendirilir.
Tek Ölçüte Dayanan Kararların Bozulması
Hâkimin sadece tek bir ölçüte (örneğin sadece TÜFE oranına veya sadece bilirkişi raporundaki rakama) dayanarak karar vermesi, daire tarafından bozma sebebi olarak kabul edilmektedir. Üç ölçütün birlikte değerlendirilmemiş olması, hak ve nesafet indirimi uygulanmaması veya gerekçesiz uygulanması durumlarında BAM kararları daire tarafından bozulmaktadır.
Hüküm
Daire, BAM kararını üç ölçütün birlikte değerlendirilmiş olması ve bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunması nedeniyle onamıştır.
Hukuki Sonuçlar ve Pratik Çıkarımlar
-
Kira tespit davasında üç ölçüt birlikte değerlendirilir: TÜFE 12 aylık ortalama oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri.
-
Hâkim mutlak olarak emsal kira bedeline ulaşamaz: Bu rakam, hak ve nesafet süzgecinden geçirilerek nihai kira bedeline dönüştürülür.
-
Tek ölçüte dayanan kararlar bozulur. Davacı veya davalının istinafa giderken, üç ölçütün eksik değerlendirilmiş olduğunu ileri sürebileceği bir alan açılmıştır.
-
Bilirkişi raporu hayati öneme sahiptir. Resmi kaynaklardan emsal verisi içermeyen, sadece tahmine dayalı raporlar denetime elverişsiz kabul edilir.
-
Davacı ve davalı taraf, kendi pozisyonlarına uygun emsal sunmalıdır. Tarafların mahkemeye sundukları emsal kira sözleşmeleri ve fotoğraflar bilirkişi raporunu etkileyen önemli unsurlardır.
İlgili Mevzuat
- TBK m.344/3: “Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.”
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.