İçeriğe Atla

Susma Hakkı

Şüpheli veya sanığın, kimlik bilgilerini doğru olarak bildirmek dışında hiçbir soruya cevap vermek zorunda olmaması; kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamamasıdır. Kanuni bir haktır ve kullanılması aleyhe delil sayılmaz.

Hakkın Kapsamı

İfade alma ve sorguda şüpheliye; isnat edilen suç anlatılır, müdafi seçme hakkı hatırlatılır, yakınına haber verilebileceği bildirilir ve susma hakkı ile şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği açıklanır. Bu bildirimlerin yapıldığı tutanağa geçirilir.

Susma hakkı kısmen de kullanılabilir: kişi bazı soruları cevaplayıp bazılarında susabilir. Ancak kısmi susmanın, anlatımın bütünlüğü bakımından nasıl değerlendirileceği dosyaya göre değişir; bu tercih müdafi ile birlikte yapılmalıdır.

Neden Kritik?

Ceza muhakemesinde ilk beyan, sonraki bütün savunmanın çerçevesini belirler. Dosyadaki deliller görülmeden verilen ifade, sonradan düzeltilmesi güç çelişkiler doğurabilir.

Ayrıca CMK m.148/4 uyarınca, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu kural, müdafi ile görüşmeden ifade vermemenin hukuki karşılığını gösterir.

Yasak Usuller

İradeyi bozan yöntemlerle (kötü muamele, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir, tehdit) elde edilen beyanlar, rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148). Kanuna aykırı bir yarar vaadiyle alınan beyanlar da geçersizdir.

İlgili Makaleler

Bu terimin geçtiği detaylı rehberler

İlgili Emsal Kararlar

Bu terimle bağlantılı Yargıtay içtihatları

Bu Konuda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Uzman avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sürecinizi birlikte planlayalım.

Bize Ulaşın WhatsApp