Boşanma, eşlerin evlilik birliğini hukuki olarak sona erdirme kararı aldığında başvurulan yasal süreçtir. Boşanma kararı alan kişilerin ilk aşamada hangi adımları atması gerektiği, hangi mahkemeye başvurulacağı, hangi belgelerin hazırlanacağı ve sürecin ne kadar süreceği gibi sorular büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Aile Hukuku kapsamında yürütülen boşanma davaları, 4721 sayılı Turk Medeni Kanunu’nda (TMK) detaylı biçimde düzenlenmiş olup, doğru bilgilenme sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu rehberde, boşanma davasının açılmasından kararın kesinleşmesine kadar tüm aşamaları 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde kapsamlı biçimde ele alacağız.
Boşanma Davası Nedir?
Boşanma davası, eşlerden birinin veya her ikisinin birlikte, evlilik birliğinin yasal olarak sona erdirilmesi talebiyle aile mahkemesine başvurması sonucu açılan hukuk davasıdır. Türk hukukunda evlilik ancak mahkeme kararıyla sona erdirilebilir; tarafların kendi aralarındaki anlaşma veya fiili ayrılık tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
TMK m.168 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu düzenleme, davacıya kendi yerleşim yerinde dava açma imkanı tanıdığından, tarafların farklı şehirlerde yaşaması halinde davacı açısından pratik bir kolaylık sağlamaktadır.
Boşanma davaları, yazılı yargılama usulüne göre yürütülür. Taraflar dava dilekçesi, cevap dilekçesi, replik ve düplik olmak üzere dört aşamalı dilekçe teatisi sürecini tamamladıktan sonra ön inceleme duruşmasına geçilir. Ancak anlaşmalı boşanma davaları, tarafların uzlaşması nedeniyle genellikle tek celsede sonuçlanmaktadır.
Boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu nedenle boşanma davası yalnızca eşler tarafından açılabilir; eşlerin ailesi veya yakınları bu davayı açma hakkına sahip değildir. Ancak eşler, avukat aracılığıyla temsil edilebilir ve avukata boşanma davası açma yetkisi veren özel vekaletname düzenleyebilir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Farkları
Boşanma davası, tarafların uzlaşma durumuna göre anlaşmalı veya çekişmeli olarak iki temel kategoride açılabilir. Hangi yolun tercih edileceği, tarafların boşanmanın mali sonuçları, velayet ve nafaka konularında mutabık olup olmamasına bağlıdır.
Anlaşmalı Boşanma (TMK m.166/3)
Anlaşmalı boşanma, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması koşuluyla, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde başvurulabilen boşanma türüdür. TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmada hakimin, tarafların hazırladığı boşanma protokolünü uygun bulması ve tarafları bizzat dinledikten sonra iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat konularının tamamının düzenlenmesi zorunludur. Hakim, özellikle çocuğun üstün yararını gözeterek protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Çekişmeli Boşanma
Çekişmeli boşanma, tarafların boşanma kararı, boşanmanın mali sonuçları veya velayet konusunda anlaşamaması halinde başvurulan yoldur. Çekişmeli boşanma davalarında davacı, TMK’da sayılan boşanma sebeplerinden birine dayanmak zorundadır. Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, sunulan delilleri ve tanık beyanlarını değerlendirerek karar verir.
Karşılaştırma Tablosu
| Kriter | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Evlilik süresi şartı | En az 1 yıl | Şart yok |
| Tarafların uzlaşması | Tüm konularda uzlaşı gerekli | Uzlaşı aranmaz |
| Boşanma sebebi | Genel sebep (m.166/3) | Özel veya genel sebep |
| Protokol zorunluluğu | Evet | Hayır |
| Ortalama süre | 2-6 hafta | 1-3 yıl |
| Maliyet | Düşük | Yüksek |
| Duruşma sayısı | Genellikle 1 celse | Birden fazla celse |
| Hakimin rolü | Protokolü onaylama | Delil değerlendirme ve karar verme |
Anlaşmalı boşanma, her iki tarafın da boşanmayı ve sonuçlarını kabul ettiği, uyuşmazlığın bulunmadığı hallerde tercih edilmelidir. Detaylı bilgi için Anlaşmalı Boşanma Rehberi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Boşanma Sebepleri
Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini özel sebepler ve genel sebep olmak üzere iki ana kategoride düzenlemiştir. Davacı, bu sebeplerden birine dayanarak boşanma davası açabilir.
Özel Boşanma Sebepleri
Özel boşanma sebepleri, kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmış olup, her birinin kendine özgü koşulları bulunmaktadır.
| Sebep | TMK Maddesi | Açıklama | Hak Düşürücü Süre |
|---|---|---|---|
| Zina | m.161 | Eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken bir başka kişiyle cinsel ilişkiye girmesi | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her halde 5 yıl |
| Hayata kast, pek kötü muamele | m.162 | Eşin diğer eşin hayatına kastetmesi veya ona çok kötü davranması, onur kırıcı davranışta bulunması | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her halde 5 yıl |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | m.163 | Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi ve bu durumun diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hale getirmesi | Süre sınırı yok |
| Terk | m.164 | Eşlerden birinin ortak konutu haklı bir sebep olmaksızın terk etmesi veya diğer eşi ortak konuttan kovması ve en az altı ay süreyle dönmemesi | Terk tarihinden 6 ay sonra ve ihtar şartı |
| Akıl hastalığı | m.165 | Eşlerden birinin iyileşemeyeceği resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilen akıl hastalığına yakalanması ve bu nedenle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi | Süre sınırı yok |
Her özel sebebin ispatı ve hak düşürücü süresi farklıdır. Özel sebebe dayanan davalarda, sebebin varlığının ispatlanması halinde mahkeme boşanmaya karar vermek zorundadır. Özel sebeplere dayanan davalarda af, dava hakkını ortadan kaldırır; affeden eş aynı sebebe dayanarak dava açamaz.
Uygulamada en sık karşılaşılan özel sebep zina (TMK m.161) olup, ispat konusunda Yargıtay, zinayı doğrudan kanıtlayan delillerin yanı sıra güçlü karineler ve dolaylı delilleri de kabul etmektedir. Hayata kast ve pek kötü muamele (TMK m.162) sebebine dayanan davalarda ise darp raporu, uzaklaştırma kararı ve tanık beyanları en sık başvurulan deliller arasındadır.
Genel Boşanma Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m.166)
TMK m.166/1’e göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu genel sebep, uygulamada en sık başvurulan boşanma nedenidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerleşik içtihadına göre, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulü için tarafların artık birlikte yaşamalarının kendilerinden beklenmeyecek derecede geçimsizlik yaşamaları yeterlidir.
Genel sebep kapsamında ileri sürülebilecek olgulara örnek olarak sürekli tartışma ve geçimsizlik, eşe veya aileye hakaret, ekonomik sorumsuzluk, güven sarsıcı davranışlar, aile içi şiddet ve ilgisizlik gösterilebilir. Aile içi şiddet halinde Uzaklaştırma Kararı alınması da değerlendirilmelidir.
TMK m.166/2 uyarınca davacının kusurunun daha ağır olması halinde, davalının açılan davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Genel sebep ile özel sebep arasındaki en önemli fark, ispat yükü ve kusur değerlendirmesidir. Özel sebepte belirli bir olgunun ispatı yeterli iken, genel sebepte evlilik birliğinin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve tarafların kusur oranlarının tespiti gerekmektedir. Davacı, TMK m.174 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için davalının kusurlu olduğunu ortaya koymalıdır.
Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım
Boşanma davasının açılması belirli bir prosedür izlenerek gerçekleştirilmektedir. Aşağıda bu sürecin adımları sırasıyla açıklanmıştır.
1. Boşanma Türüne Karar Verilmesi
Sürecin ilk adımı, anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi boşanma yoluna başvurulacağının belirlenmesidir. Eşlerin velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konularında tam mutabakat sağlayabilmesi halinde anlaşmalı boşanma tercih edilebilir. Aksi halde çekişmeli boşanma davası açılması gerekecektir. Bu aşamada avukat desteği alınması, sürecin doğru planlanması açısından faydalıdır.
2. Avukat ile Görüşme ve Strateji Belirleme
Boşanma davası açmak için avukat tutulması yasal olarak zorunlu değildir; ancak davanın hukuki karmaşıklığı, delil toplama süreci ve mahkeme prosedürleri göz önüne alındığında avukat desteği büyük önem taşımaktadır. Avukat, boşanma sebebinin tespiti, delillerin toplanması, dava dilekçesinin hazırlanması ve yargılama sürecinin yönetilmesi konularında rehberlik sağlar.
3. Delillerin Toplanması ve Hazırlanması
Çekişmeli boşanma davalarında deliller, davanın sonucunu doğrudan etkileyen en kritik unsurdur. Dava açılmadan önce mevcut delillerin derlenmesi ve korunması gerekmektedir. Delil niteliği taşıyabilecek unsurlar arasında mesaj ve yazışma kayıtları, fotoğraf ve video kayıtları, tanık listesi, banka hesap dökümleri, sağlık raporları, daha önce alınmış uzaklaştırma kararları ve resmi kurum kayıtları yer almaktadır. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması zorunludur; hukuka aykırı deliller mahkemece dikkate alınmaz.
4. Dava Dilekçesinin Hazırlanması
Boşanma davası, aile mahkemesine sunulan bir dava dilekçesiyle açılır. Dava dilekçesinde davacı ve davalının kimlik bilgileri, yetkili mahkeme, boşanma sebebi ve dayanak madde, olayların özeti, deliller ve tanık listesi, nafaka, tazminat ve velayet talepleri ile hukuki gerekçeler yer almalıdır. Anlaşmalı boşanmada ise dava dilekçesine ek olarak tarafların imzaladığı boşanma protokolü de sunulmalıdır.
5. Harç ve Masrafların Yatırılması
Dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasıyla birlikte yasal harç ve gider avansının yatırılması gerekmektedir. Harç yatırılmadan dava işleme konulmaz. Harç miktarları her yıl güncellenmekte olup, 2026 yılı güncel tutarları aşağıdaki bölümde detaylandırılmıştır.
6. Davanın Açılması ve Tensip Zaptı
Harçların yatırılması ve dilekçenin kaydedilmesiyle dava resmen açılmış olur. Mahkeme, tensip zaptı düzenleyerek davalıya dava dilekçesini tebliğ eder. Davalı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi sunmak zorundadır. Cevap dilekçesinin ardından, çekişmeli davalarda dilekçeler aşaması (dava dilekçesi, cevap dilekçesi, replik, düplik) tamamlanır ve ön inceleme duruşması günü belirlenir.
Boşanma Davasında Gerekli Belgeler
Boşanma davasında sunulması gereken belgeler, davanın anlaşmalı veya çekişmeli olmasına göre farklılık göstermektedir.
Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Belgeler
- Dava dilekçesi
- Anlaşmalı boşanma protokolü (her iki eşin ıslak imzası)
- Nüfus cüzdanı fotokopileri
- Nüfus kayıt örneği
- Vekaletname (avukatla temsil halinde)
- Adres beyanı
Çekişmeli Boşanma İçin Gerekli Belgeler
- Dava dilekçesi
- Nüfus cüzdanı fotokopisi
- Nüfus kayıt örneği
- Vekaletname (avukatla temsil halinde)
- Tanık listesi ve tanık bilgileri
- Delil listesi (mesajlar, fotoğraflar, raporlar vb.)
- Gelir belgesi (nafaka talebi için)
- Tapu kayıtları, banka hesap dökümleri (mal paylaşımı talebi için)
- Sağlık raporları (varsa)
- Daha önce alınmış uzaklaştırma kararları (varsa)
- Sosyal medya paylaşımları veya yazışma dökümleri (delil niteliğinde)
Belgelerin asıllarının veya onaylı suretlerinin sunulması gerekmektedir. Yabancı dilde düzenlenen belgelerin yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmiş ve noter onaylı sureti aranmaktadır.
Boşanma Davası Masrafları 2026
Boşanma davasının mali boyutu, davanın türüne, süresine ve kapsamına göre değişmektedir. Aşağıdaki tabloda 2026 yılı itibarıyla güncel masraf kalemleri yer almaktadır.
Harç ve Yargılama Giderleri
| Masraf Kalemi | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Başvurma harcı | 427,60 TL | 427,60 TL |
| Peşin harç | 427,60 TL | 427,60 TL |
| Gider avansı | 800 - 1.200 TL | 1.500 - 3.000 TL |
| Tebligat ve posta gideri | 200 - 400 TL | 500 - 1.500 TL |
| Bilirkişi ve keşif | Genellikle yok | 2.000 - 10.000 TL |
| Toplam harç ve gider | 1.500 - 2.500 TL | 3.000 - 15.000 TL |
Avukatlik Ucreti
Avukatlık ücreti, davanın karmaşıklığına, avukatın deneyimine ve bulunulan şehre göre değişmektedir. 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre boşanma davası için asgari ücret belirlenmiş olup, uygulamada tarafların anlaşmasına göre daha yüksek ücretler talep edilebilmektedir.
| Dava Türü | Asgari Ücret (2026 AAUT) | Uygulama Aralığı |
|---|---|---|
| Anlaşmalı boşanma | 17.400 TL | 25.000 - 75.000 TL |
| Çekişmeli boşanma | 17.400 TL | 50.000 - 200.000 TL |
| Velayet davası (ayrı) | 17.400 TL | 30.000 - 100.000 TL |
| Nafaka davası (ayrı) | 10.700 TL | 15.000 - 50.000 TL |
Avukatlık ücreti, genellikle dava başında peşin veya taksitli olarak ödenmektedir. Bazı avukatlar, tazminat ve nafaka taleplerinin kabul edilmesi halinde ek ücret (vekalet ücreti primi) talep edebilmektedir. Ücret konusu, avukatla yapılacak sözleşmede açıkça belirlenmeli ve yazılı hale getirilmelidir.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma davasının süresi, davanın türüne ve yargılama sürecinde karşılaşılan faktörlere göre önemli ölçüde farklılaşmaktadır.
Anlaşmalı Boşanmada Süre
Anlaşmalı boşanma davaları, tarafların tüm konularda mutabık olması nedeniyle en kısa sürede sonuçlanan davalardır. Mahkeme, tarafları bizzat dinledikten ve protokolü uygun bulduktan sonra genellikle tek celsede karar verir. Davanın açılmasından kararın verilmesine kadar geçen süre, mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak ortalama 2 ila 6 hafta arasında değişmektedir. Kararın kesinleşmesi için tarafların istinaf yoluna başvurmaması veya istinaf süresinin dolması gerekmektedir.
Çekişmeli Boşanmada Süre
Çekişmeli boşanma davaları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın boyutuna, delil durumuna ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre 1 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir. İstinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte toplam süre 4 yıla kadar uzayabilmektedir.
Süreyi Etkileyen Faktörler
- Tarafların uzlaşma iradesi
- Delillerin toplanma süresi
- Tanıkların dinlenmesi
- Bilirkişi incelemesi gerekliliği (özellikle mal paylaşımı davalarında)
- Mahkemenin iş yoğunluğu
- Karşı dava açılması
- Velayet konusundaki uyuşmazlığın derinliği
- İstinaf ve temyiz süreçleri
Davanın uzamasını önlemenin en etkili yolu, delillerin eksiksiz hazırlanması, dilekçelerin süresinde sunulması ve duruşmalara düzenli katılım sağlanmasıdır. Ayrıca çekişmeli boşanma davası sürerken tarafların anlaşması halinde, dava her aşamada anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir. Bu durumda taraflar protokol hazırlayarak mahkemeye sunar ve hakim, protokolü uygun bulursa davayı anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırır.
Boşanma Kararı Sonrası Süreç
Mahkemenin boşanma kararı vermesi, sürecin son aşaması değildir. Kararın kesinleşmesinin ardından tamamlanması gereken idari ve hukuki işlemler bulunmaktadır.
Kararın Kesinleşmesi
Boşanma kararı, taraflara tebliğ edildikten sonra iki haftalık istinaf süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir. Tarafların istinaf hakkından feragat etmesi halinde karar derhal kesinleşir. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar genellikle duruşmada istinaftan feragat ederek kararın aynı gün kesinleşmesini sağlamaktadır.
Nüfus Tescili
Kesinleşen boşanma kararı, mahkeme tarafından resen nüfus müdürlüğüne bildirilir. Nüfus kayıtlarında evlilik kaydı sona erdirilir ve tarafların medeni halleri “boşanmış” olarak güncellenir. Kadının evlenmeden önceki soyadına dönüş hakkı bulunmaktadır; ancak haklı nedenlerle kocasının soyadını kullanmaya devam etmek istemesi halinde mahkemeden izin alabilir.
Mal Rejimi Tasfiyesi
Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte eşler arasındaki mal rejimi sona erer ve tasfiye süreci başlar. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, her eş evlilik süresince edinilen mallar üzerinden katılma alacağı talep edebilir. Mal rejimi tasfiyesi, boşanma davasından bağımsız olarak ayrı bir dava ile de yürütülebilir. Bu süreç, özellikle taşınmaz, araç ve şirket hissesi gibi varlıkların bulunduğu hallerde karmaşıklaşabilmektedir. Mal rejimi tasfiye davasında zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren on yıldır. Tasfiye sürecinde eşlerin evlilik öncesi edindiği mallar (kişisel mallar) paylaşım dışında tutulurken, evlilik süresince edinilen mallar üzerinde her iki eşin eşit katılma alacağı hakkı bulunmaktadır.
Nafaka Başlangıcı
Mahkeme kararında hükmedilen nafaka, kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf lehine, diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak hükmedilir. TMK m.182 kapsamında iştirak nafakası ise çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eş tarafından, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı olarak ödenir. Nafaka türleri ve hesaplama yöntemleri hakkında detaylı bilgi için Nafaka Rehberi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Velayet Düzenlemesi
TMK m.182 uyarınca boşanma kararında çocuğun velayetinin hangi eşe verileceği belirlenir. Velayet kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı düzenlenir. Velayet kararı, çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınarak verilir ve koşulların değişmesi halinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Velayet konusundaki haklar ve süreç hakkında Velayet Davası Rehberi yazımızda kapsamlı bilgi bulabilirsiniz.
Tazminat
TMK m.174 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf ise maddi tazminat talep edebilir. Tazminat talepleri boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava ile de talep edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Boşanma davası açmak için ne kadar süre evli olmak gerekir?
Çekişmeli boşanma davası açmak için herhangi bir süre şartı bulunmamaktadır; nikah tarihinden itibaren dava açılabilir. Ancak anlaşmalı boşanma için TMK m.166/3 uyarınca evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şarttır. Bir yıldan kısa evliliklerde yalnızca çekişmeli boşanma yoluna başvurulabilir.
Eşim boşanmak istemiyorsa ne yapabilirim?
Eşin boşanmayı kabul etmemesi, boşanma davası açılmasına engel değildir. Çekişmeli boşanma davası, eşlerden yalnızca birinin talebiyle açılabilir. Davacı, TMK’da sayılan boşanma sebeplerinden birine dayanarak dava açar ve mahkeme, delilleri değerlendirerek karar verir. Davalının davayı kabul etmemesi tek başına davanın reddedilmesi sonucunu doğurmaz.
Boşanma davası açtıktan sonra vazgeçebilir miyim?
Evet, boşanma davasından vazgeçmek mümkündür. Bunun için davanın geri alınması veya davadan feragat olmak üzere iki yol bulunmaktadır. Davanın geri alınması davalının rızasını gerektirir ancak yeniden dava açma hakkını korur. Feragat ise tek taraflı olarak yapılabilir fakat aynı sebeplerle yeniden dava açılmasını engeller. Bu iki yol arasındaki farklar ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında Boşanma Davasını Geri Çekme yazımızda detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Boşanma davası sırasında evden ayrılabilir miyim?
Boşanma davası süresince eşlerden birinin ortak konutu terk etmesi, karşı tarafça TMK m.164 kapsamında terk sebebiyle boşanma iddiasına dayanak yapılabilir. Ancak haklı bir nedenle (örneğin şiddet, sağlık) ayrılma halinde terk olgusundan söz edilemez. Dava açılmadan önce veya dava sürecinde ortak konuttan ayrılma kararı verilecekse, hukuki danışmanlık alınması önemlidir.
Boşanma davasında çocuğun velayeti kime verilir?
Velayet, çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınarak belirlenir. Mahkeme, çocuğun yaşı, sağlık durumu, eğitim ihtiyaçları, ebeveynlerle ilişkisi, ebeveynlerin bakım kapasitesi ve çocuğun görüşü (idrak çağındaysa) gibi faktörleri değerlendirerek karar verir. Küçük yaştaki çocuklarda anne bakımına muhtaçlık ilkesi uygulamada hala etkili olmakla birlikte, Yargıtay son dönem kararlarında her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Boşanma davasında nafaka ne zaman başlar?
Dava süresince mahkeme, tedbir nafakasına hükmedebilir. Tedbir nafakası, dava tarihinden itibaren geçerli olup boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Boşanma kararıyla birlikte hükmedilen yoksulluk nafakası (TMK m.175) ve iştirak nafakası (TMK m.182) ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Nafaka miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak belirlenir.
Yabancı uyruklu eş ile boşanma davası nasıl açılır?
Yabancı uyruklu eş ile boşanma davasında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu kanuna göre boşanma davalarında eşlerin müşterek milli hukuku, müşterek milli hukuk bulunmaması halinde müşterek mutad mesken hukuku, bunun da bulunmaması halinde Türk hukuku uygulanır. Türkiye’de açılacak davada yetkili mahkeme yine TMK m.168’e göre belirlenir.
Boşanma davası online açılabilir mi?
Boşanma davası, UYAP (Ulusal Yargı Ağı Platformu) sistemi üzerinden e-imza veya mobil imza ile elektronik ortamda açılabilir. Avukatlar, UYAP avukat portalı üzerinden dava dilekçesini ve eklerini sisteme yükleyerek davayı başlatabilir. Vatandaşlar ise UYAP Vatandas Portali uzerinden dava sureclerini takip edebilmektedir. Ancak duruşmalara fiziken katılım zorunluluğu devam etmekte olup, anlaşmalı boşanma duruşmasında tarafların bizzat hazır bulunması gerekmektedir.
Sonuc
Boşanma davası, Aile Hukuku alanının en kapsamlı ve en çok başvurulan dava türlerinden biridir. Sürecin doğru yönetilmesi, hakların etkin biçimde korunması ve olası hak kayıplarının önlenmesi açısından her aşamanın titizlikle planlanması gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanmada tarafların tüm konularda uzlaşarak kısa sürede sonuç alması mümkünken, çekişmeli boşanma davalarında yargılama süreci uzun ve karmaşık olabilmektedir. Her iki durumda da boşanma sebebinin doğru belirlenmesi, delillerin hukuka uygun biçimde toplanması ve dava dilekçesinin eksiksiz hazırlanması, davanın sonucunu doğrudan etkileyen unsurlardır.
Boşanma süreci yalnızca hukuki değil, aynı zamanda duygusal ve mali boyutları olan zorlu bir dönemdir. Bu süreçte aile hukuku alanında deneyimli bir avukattan hukuki destek alınması, hem sürecin sağlıklı ilerlemesini hem de haklarınızın eksiksiz korunmasını sağlayacaktır.
Bu Makalede Geçen Hukuki Terimler
Av. Kazım İsmail Kazdal
Kurucu Avukat
İstanbul Barosu Sicil No: 75389
İlk ve orta öğrenimini Rize'de tamamlamış, 2009 yılında lise eğitiminden mezun olmuştur. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü kazanmış, 2015 yılında bu bölümden mezun olmuştur. İkinci üniversite eğitimi kapsamında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüş ve 2019 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi diplomasını da almıştır. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra kendi hukuk bürosunu kurarak serbest avukatlık faaliyetlerine başlamıştır. Başta özel hukuk alanları olmak üzere, mesleki çalışmalarını titizlik ve çözüm odaklılık ilkesiyle sürdürmektedir.