Detaylı Açıklama
Akdi vekalet ücreti, tarafların iradesiyle belirlenen ücrettir ve mahkemenin hükmettiği vekalet ücretinden ayrıdır. Avukatlık Kanunu m.164/2 uyarınca “yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi” ücret olarak kararlaştırılabilir.
Kanun, bu tür sözleşmelere bir yasak da getirir. M.164/3 uyarınca yüzdelik sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Yani taşınmazın bir bölümünün avukata devri kararlaştırılamaz.
Alt sınır ise tarifedir: “Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz.” Tarifenin kendi 1. maddesi de bu yasağı tekrar eder ve tarife altında kararlaştırılan ücretlerin tarife uyarınca kararlaştırılmış sayılacağını belirtir.
Hukuki Dayanak ve Uygulama
Ücretin yazılı kararlaştırılması, sonradan çıkacak uyuşmazlığı önler. Yazılı sözleşme yoksa, sözleşme belirgin değilse veya ücrete ilişkin hüküm geçersiz sayılmışsa m.164/4 uygulanır ve ücret, ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabih değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında sonradan belirlenir.
Ücretsiz dava alınması hâlinde durumun baro yönetim kuruluna bildirilmesi gerekir. Kötü niyetli veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 23. maddesi uyarınca karşı tarafın akdi vekalet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.