Detaylı Açıklama
Komplikasyon, tıp biliminin öngördüğü ancak her türlü özene rağmen tamamen önlenemeyen risklerin gerçekleşmesidir. Malpraktisten ayrımı tazminat hukukunun merkezindedir: Malpraktiste tıbbi standarttan sapma (kusur) vardır; komplikasyonda yoktur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ATK raporuyla “her türlü özenin gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen komplikasyon” nitelendirmesi yapılan olayda “ortada kusur bulunmadığının açık olduğunu” belirterek tazminat talebini reddetmiştir (E.2025/3166, K.2026/259).
Hukuki Dayanak ve Uygulama
Komplikasyon savunmasının geçerli olabilmesi için iki koşul birlikte aranır: (1) Müdahalenin tıbbi standarda uygun yapılmış olması, (2) Hastanın bu risk konusunda usulünce aydınlatılmış olması. Aydınlatma yapılmamışsa, gerçekleşen risk öngörülebilir nitelikte olsa bile hekim sorumluluktan kurtulamayabilir; çünkü hasta, riski bilseydi müdahaleye rıza göstermeyebilirdi.
Ayrıca komplikasyon yönetimi ayrı bir özen yükümlülüğüdür: Gelişen komplikasyonun zamanında fark edilmemesi veya gerekli müdahalenin yapılmaması, başlı başına malpraktis oluşturur. Estetik müdahalelerde dahi Yargıtay, aydınlatma ve komplikasyon yönetiminin yüklenici hekimin sorumluluğunda olduğunu vurgulamaktadır (6. HD, E.2024/2314, K.2025/1671).
Sık Karşılaşılan Durumlar
Davalarda nitelendirmeyi fiilen bilirkişi ve ATK raporları yapar. Hastanın rapora itirazlarının üniversite öğretim üyelerinden oluşan uzman heyetlerce değerlendirilmemesi bozma sebebidir. Hasta tarafı, “komplikasyon” nitelendirmesine karşı; aydınlatma eksikliğini, komplikasyon yönetimindeki gecikmeyi ve standarttan sapmaları somut tıbbi belgelerle ortaya koymalıdır.